Filistinli sanatçı Nai Barghouti A Haber'e konuştu: "İşgal altında büyüyen bir çocuk olarak müziğe ihtiyacım vardı"
Filistinli ödüllü besteci, şarkıcı ve flüt sanatçısı Nai Barghouti, müziğiyle Filistin ve Lübnan'ın sesini dünyaya duyuruyor. İstanbul'da konser vermek için Türkiye'ye gelen Barghouti, A Haber Dış Haberler Editörü Fara Uçucu'nun sorularını yanıtladı. Barghouti, sanatçıların savaşlar ve insani krizler karşısında sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.
Filistinli sanatçı Nai Barghouti, müziğini yalnızca bir sanat dalı olarak değil, yaşadığı coğrafyanın ve halkının sesini dünyaya ulaştırmanın bir aracı olarak görüyor.
Ödüllü besteci, şarkıcı ve flüt sanatçısı Barghouti, verdiği konser için İstanbul'a geldi. Sanatçı, Türkiye ziyaretinde A Haber Dış Haberler Editörü Fara Uçucu'ya özel röportaj verdi.
"GAZZE ŞAFAĞINI SORARSA, HİÇBİR KARANLIĞIN SONSUZA DEK SÜRMEDİĞİNİ SÖYLE"
Barghouti'nin şarkılarında Filistin'in yaşadığı acılar ve bölgede devam eden savaşların izleri önemli bir yer tutuyor.
Sanatçının eserlerinden birinde yer alan, "Gazze şafağını sorarsa ona hiçbir karanlığın sonsuza dek sürmediğini söyle" sözleri de Filistin halkının yaşadığı zorluklara ve umuda gönderme yapıyor.
Barghouti, müziği aracılığıyla Filistin'in yanı sıra Lübnan'ın da sesini dünyaya duyurmaya çalışıyor.
"TÜRK SEYİRCİSİ MÜZİĞİN İÇİNDE OLUYOR"
İstanbul'a ikinci kez geldiğini belirten Barghouti, Türk seyircisiyle ilgili deneyimini anlattı.
Barghouti, "Her iki seferde de deneyimim çok ama çok güzeldi. Türk seyirci çok güzel bir seyirci. Şarkıları bilmeseler, sözleri anlamasalar bile yine de müziğin içinde oluyorlar." dedi.
Sanatçı, Türkiye'deki izleyiciyle müzik üzerinden kurduğu bağın kendisi için özel olduğunu ifade etti.
"FİLİSTİNLİ OLMAM, MÜZİĞE BAŞLAMAMIN TEMEL NEDENİYDİ"
Müziğe başlama hikayesini de anlatan Barghouti, Filistinli kimliğinin sanat yolculuğunda önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Barghouti, "İşgal altında büyüyen Filistinli bir çocuk olarak kendimi ifade edebileceğim bir şeye ihtiyacım olduğunu hissettim. Müzik benim için her zaman kendimi ifade etmenin bir yolu oldu." ifadelerini kullandı.
Müziğin aynı zamanda dünyaya sesini duyurmanın en güçlü yollarından biri olduğunu belirten sanatçı, eserleriyle Filistin'in yaşadığı acıları anlatmaya devam ettiğini dile getirdi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlediği konserde, Ulusal Arap Orkestrası sahne aldı. Michael Ibrahim yönetimindeki orkestraya, ödüllü Filistinli vokalist Nai Barghouti eşlik etti. (Foto:AA)
"SANATÇI BİR DURUŞTUR... ARTIK UMRUNUZDA DEĞİL Mİ?"
Barghouti'ye, Arap ülkelerinde yaşanan savaşlar ve insani krizler karşısında sessiz kalan sanatçılara yönelik bir mesajı olup olmadığı da soruldu.
Filistinli sanatçı, sanatçılığın yalnızca müzik üretmekten ibaret olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Sanatçı bir duruştur. Bir sanatçı yeni bir şarkı çıkardığında insanların onu dinlemesini, şarkının onlara ulaşmasını, izleme ve dinlenme sayılarını önemser. Peki insani bir mesele söz konusu olduğunda neden insanlar artık umurunda olmuyor? Bizim görevimiz onların yanında durmak."
FEYRUZ VE ÜMMÜ GÜLSÜM'DEN İLHAM ALIYOR
Barghouti'nin repertuvarında Lübnan'ın efsanevi sanatçısı Feyruz'un "Li Beirut" adlı eserinin de özel bir yeri bulunuyor.
Feyruz ve Ümmü Gülsüm'den büyük ölçüde etkilendiğini anlatan Barghouti, iki sanatçıyı "en büyük hocalarım" olarak nitelendirdi.
"Onlarla tanışma şansım olmasa da en büyük hocalarım." diyen Barghouti, "Li Beirut" şarkısının Beyrut'u, Lübnan'ı ve bölgede hissedilen duyguları anlattığını söyledi.
"BİZİ BİRBİRİMİZDEN AYIRMAYA ÇALIŞSALAR DA ASLINDA BİZ TEK BİR HALKIZ"
Barghouti, Filistin ve Lübnan halkları arasındaki bağa da dikkat çekti.
Sanatçı, "Bizi birbirimizden ayırmaya ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar aslında biz tek bir halkız. Bu birlik duygusunu korumamız çok önemli." dedi.
Müziğin bu birlik duygusunu yaşatmada önemli bir araç olduğunu vurguladı.
TAKSİM TRİO'YA ÖZEL MESAJ
Barghouti, Türk müziğine ve Türkiye'deki müzisyenlere duyduğu ilgiyi de dile getirdi.
Sanatçı, Taksim Trio'dan Aytaç ve İsmail'i çok sevdiğini belirterek, onlarla birlikte çalışma arzusunu şu sözlerle ifade etti:
"Bir gün onlarla çalışma fırsatı bulmak benim için gerçekten büyük bir gurur olur."
Filistin'in ve Lübnan'ın sesini müziğiyle dünyaya duyuran Nai Barghouti, İstanbul'daki konseriyle de Türk izleyicisiyle buluştu.