BAE'den OPEC'ten ayrılma kararı: 1 Mayıs itibarıyla çekiliyoruz

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
BAE'den OPEC'ten ayrılma kararı: 1 Mayıs itibarıyla çekiliyoruz

Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ üyeliğinden çekileceğini duyurdu. BAE'nin üretim politikalarının sorumluluk ve piyasa istikrarı ilkeleri doğrultusunda şekilleneceğinin belirtildiği açıklamada, küresel arz ve talep dengesinin dikkate alınmaya devam edileceği bildirildi. Akademisyen Dr. Hazar Vural, A Haber ekranlarında dünya siyasetini derinden sarsan gelişmeleri tek tek analiz etti.

BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığından yapılan açıklamada, kararın ülkenin uzun vadeli stratejik ve ekonomik vizyonu ile değişen enerji profili doğrultusunda alındığı belirtilerek, özellikle yurt içi enerji üretimine yönelik yatırımların hızlanmasının bu adımda etkili olduğu ifade edildi.

BAE, 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılacak (Foto: AA)BAE, 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılacak (Foto: AA)

Açıklamada, BAE'nin, OPEC'ten ayrılmasının ardından da piyasaya ilave üretimi kademeli ve ölçülü şekilde sunmaya devam edeceği, bunun talep ve piyasa koşullarıyla uyumlu şekilde yürütüleceği aktarıldı.

OPEC'e 1967'de Abu Dabi Emirliği üzerinden katılan BAE'nin 1971'de ülkenin kurulmasının ardından üyeliğini sürdürdüğü ve küresel petrol piyasasında istikrarın korunmasına aktif katkı sunduğu kaydedildi.

(Foto: AA)(Foto: AA)

Söz konusu kararın BAE'nin küresel piyasa istikrarına yönelik taahhüdünü ve üretici ile tüketici işbirliğine dayalı yaklaşımını değiştirmediğinin, aksine ülkenin değişen piyasa ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verme kapasitesini güçlendirdiğinin altı çizildi.

BAE'nin üretim politikalarının sorumluluk ve piyasa istikrarı ilkeleri doğrultusunda şekilleneceğinin belirtildiği açıklamada, küresel arz ve talep dengesinin dikkate alınmaya devam edileceği bildirildi.

Açıklamada ayrıca, petrol, doğal gaz, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu çözümler dahil olmak üzere enerji değer zinciri boyunca yatırımların süreceği, küresel enerji piyasalarında istikrarın desteklenmesi amacıyla uluslararası ortaklarla aktif işbirliğinin devam edeceği kaydedildi.

BAE'DEN OPEC KARARI, İRAN'IN DOLAN DEPOLARI VE ORTADOĞU'NUN DİNMEYEN ATEŞ HATTI!
Akademisyen Dr. Hazar Vural, A Haber ekranlarında dünya siyasetini derinden sarsan gelişmeleri tek tek analiz etti. Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC hamlesinden Lübnan'daki sıcak temasa, İran'ın nükleer satrancından Donald Trump'ın çarpıcı iddialarına kadar bölgedeki tüm dengeler yeniden yazılıyor. Küresel bir enerji krizinin eşiğinde, eski kurumların çöktüğü ve güç politikalarının konuştuğu o tarihi tanıklık süreci ve ateş hattındaki son gelişmeler mercek altına alındı.


ORTADOĞU'DA DENGELERİ SARSAN AYRILIK: BAE VE OPEC+ KARARI
Dünya gündemine bomba gibi düşen Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) OPEC ve OPEC+'tan ayrılma kararı, bölgedeki jeopolitik fay hatlarını harekete geçirdi. Bu kritik gelişmeyi değerlendiren Akademisyen Dr. Hazar Vural, "Birleşik Arap Emirlikleri dediğimizde, özellikle son dönemde uluslararası ilişkilerde İsrail'le olan bağları ve birlikteliği hep ön plana çıkıyor; hatta bunu geniş coğrafyada birçok ayrı örnek üzerinden görebiliyoruz" dedi. Kararın örgüt yapısına etkisine dikkat çeken Dr. Vural, "1960 yılında kurulmuş olan bir uluslararası örgüt olan OPEC'ten, üçüncü büyük aktör olan Arap Emirlikleri'nin çıkışı aslında örgütün gücünü azaltacak bir gelişme. Dolaylı olarak Suudi Arabistan'ın liderlik ettiğini düşünürsek, bu hamle Suud'un da anlamını ve rolünü azaltacak bir gelişme olarak okunabilir" ifadelerini kullandı.


KÜRESEL ENERJİ KRİZİ VE ESKİ STATÜKOLARIN ÇÖKÜŞÜ
İran savaşının ikinci ayının geride kaldığı ve diplomasinin tıkandığı bir noktada gelen bu karar, küresel enerji krizinin boyutlarını da gözler önüne seriyor. Dr. Hazar Vural, "Diplomasinin ilerleyemediği bir noktada, küresel enerji krizine doğru gidilen ya da sonuçlarını henüz tam göremediğimiz bir anda Arap Emirlikleri'nin bu kararı, gelecekteki benzer olayların örneği olabilir" dedi. Geçtiğimiz yüzyılın kurumlarının artık cevap vermediğini vurgulayan Vural, "Güçlünün hukukunun uygulandığı bir noktada, kurumların dağılmaya gittiğini ve eski statükolarda çok önemli değişiklikler olduğunu görmeye başladık. Bu durum Körfez'de birtakım ayrı stratejik hesaplamaları işaret ediyor" sözleriyle küresel sistemdeki büyük değişime dikkat çekti.


KÖRFEZ'DE AYRIŞAN YOLLAR: YEMEN'DEN OPEC'E
Suudi Arabistan ve BAE arasındaki uzun süreli paralel politikaların sona erdiğine işaret eden Dr. Hazar Vural, "Uzunca bir süre paralel politikalar izleyen bu iki ülke arasında, özellikle Yemen gündemli bir ayrışma çok görünür oldu. Şimdi BAE, Körfez'e 'artık sizinle birlikte hareket etmeyeceğim' diyor" dedi. Bu kararın arkasındaki nedenlere değinen Vural, "Bölge, tıpkı uluslararası sistem gibi bir değişimin eşiğinde. Arap isyanları döneminden bu yana Afrika'dan Sudan'a kadar bir rekabet ve farklılaşma gözlemliyoruz. Arap Emirlikleri, hem İsrail'le olan kardeşliği hem de stratejik konumuyla kendi güç unsurlarını öne çıkarmaya çalışıyor. Amerika'nın Körfez'de kurmaya çalıştığı yeni statükoda BAE bir inisiyatif gösteriyor ve 'ben buradayım' diyerek bir adım öne geçiyor" şeklinde konuştu.


İSRAİL-AMERİKA İTTİFAKI VE BATI ASYA SATRANCI
Bölgedeki gelişmeleri Amerika ve İsrail'in stratejilerinden bağımsız okumanın imkansız olduğunu belirten Dr. Hazar Vural, "Batı Asya'da Amerika ile İsrail'i asla ayrı okuyamıyorum. %100 olmasa bile büyük ölçüde bu coğrafyada onları bir arada düşünmek gerekiyor" dedi. BAE'nin hamlelerinin bu ittifakla bağlantılı olduğunu söyleyen Vural, "Arap Emirlikleri'nin bu kararını hem İsrail'le olan bağlarından hem de Amerika'nın Körfez'deki yeni planlarından okumamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

(Foto: AA)(Foto: AA)


OPEC NEDİR, HANGİ AMAÇLA KURULDU?
Petrol piyasasında fiyatları artırmak ve uluslararası petrol şirketlerine karşı blok oluşturmak amacıyla Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, İran ve Venezuela tarafından 1960'da kurulan OPEC'e, 1962-1975 döneminde Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Orta Doğu ülkelerine ek olarak, Endonezya, Libya, Nijerya, Cezayir ve Ekvador gibi önemli petrol üreticisi ülkeler katıldı.

Yeni üyelerin katılımıyla, OPEC'in 1970'lerde küresel petrol piyasasındaki payı yüzde 70'e ulaşırken, örgüt piyasadaki arzı ve fiyatları büyük ölçüde kontrolü altına aldı.

Bugünkü OPEC Genel Sekreteri Mohammed Barkindo, Angola'nın 2007'de, Ekvator Ginesi'nin 2017'de ve Kongo Cumhuriyeti'nin 2018'de örgüte katılmasına öncülük ederken, 1975-1995 döneminde üye olan Gabon'un 2016'da OPEC'e dönmesine yardımcı oldu.

Öte yandan, OPEC'e 1973'te üye olan Ekvador, üretimini artırmak istediği için 1992'de örgütten ayrılma kararı almıştı. Ülke, 2007'de örgüte yeniden üye olmasına rağmen OPEC'in şu anki petrol kesinti kararının ekonomisine zarar verdiğine işaret ederek, 1 Ocak 2020 itibarıyla yeniden üyelikten ayrılacağını açıkladı.

Suudi Arabistan ve müttefikleri tarafından İran'a destek verdiği iddiasıyla Orta Doğu'da siyasi olarak yalnızlaştırılan Katar ise bu yılın başında OPEC'ten ayrılarak 58 yıllık üyeliğini sonlandırdı.

ABD yaptırımları nedeniyle petrol ihracatı yapamayan İran, Orta Doğu'daki siyasi rakibi olan Suudi Arabistan tarafından OPEC içinde izole ediliyor.

Dünyada en fazla ham petrol rezervlerine sahip olan Venezuela'da ekonomik durgunluk nedeniyle ham petrol üretim seviyesinde yıllardır düşüş yaşanıyor, Libya'da ise iç savaştan dolayı üretimde zaman zaman kesintiler oluyor.

Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olan ve OPEC'e 1962'de katılan Endonezya, petrol ithalatçısı konumuna geçince 2008'de çıktığı üyeliğini 2016'da yinelemiş ancak OPEC ile Rusya'nın üretim kesintisi anlaşması nedeniyle 11 ay sonra üyeliğinin askıya alınmasını talep etmişti.

Mobil uygulamalarımızı indirin