Suriye Cumhurbaşkanı Şara: Türkiye ile ortaklık güvenliğin temeli
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geleceğine dair açıklamalarda bulundu. Şara, "Suriye-Türkiye ortaklığı, bölge ve tüm dünya güvenliğinin geleceği için, üzerine pek çok şey inşa edilebilecek bir temeldir” dedi.
Şara, Suriye-Türkiye ilişkilerinin seyri ve stratejik işbirliği fırsatları, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının bölgesel ve küresel etkileri, Suriye'nin stratejik önemi, ülkenin kuzeydoğusunun entegrasyonu konusundaki son durum, İsrail'in Suriye topraklarına saldırıları ve işgali, Şam-Tel Aviv arasındaki temaslar ve Suriye-Ukrayna ilişkileri konularında değerlendirmelerde bulundu.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, "Suriye-Türkiye ortaklığı, bölge güvenliğinin ve aynı zamanda tüm dünyanın geleceği için, üzerine pek çok şey inşa edilebilecek bir temel. Doğu ile Batı arasında bir köprü olan Türkiye ile Suriye arasında bölgesel bağlantısallık açısından büyük fırsatlar mevcut. Türkiye, Suriye devriminin destekçisi oldu. Mazlum Suriye halkının yanında durdu. Aramızda kadim tarihi bağlar ve coğrafi birliktelik var." dedi.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, "Şu anda İdlib'de endüstriyel iş birliğini kolaylaştırmak için Suriye ve Türkiye arasında bir serbest ticaret bölgesi üzerinde çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU
"Türkiye bu tür etkinliklerle hem bölge hem de dünya istikrarına katkı sunuyor." diyen Şara, "Türkiye artık bölgede ve dünyada gerçekten büyük bir role sahip. Suriye-Türkiye ortaklığı, bölge ve tüm dünya güvenliğinin geleceği için, üzerine pek çok şey inşa edilebilecek bir temel. Dünyaya mesajım; krizden çıkan Suriye artık imar, istikrar ve yeni geleceğine yönelerek, büyük bir tarihi fırsata dönüşmüş durumda." şeklinde konuştu.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara sözlerini şöyle sürdürdü:
"Suriye ile Türkiye arasında eski tarihi ve coğrafi bağlar bulunmaktadır. Eski rejimin döneminde Suriye, bölgeden ve uluslararası toplumdan izole edilmişti. Suriye'nin eski rejimden kurtarılması, Suriye için bölgesel ve uluslararası ilişkilerini yeniden kurmak için bir fırsat oluşturdu. Özellikle Türkiye ile ilişkilerde bu durum daha belirgindi. Çünkü Türkiye devrimin destekçisiydi ve 14 yıl boyunca Suriye devrimini desteklemeye devam etti. Suriye, krizden fırsat ortamına dönüştü ve biz de Türkiye'ye ve diğer ülkelere yaptığımız ziyaretlerde bu fırsatlara işaret ettik.
ENERJİ KRİZİ VE "DÖRT DENİZ" PROJESİ
Suriye'nin stratejik konumunun yeniden değerlendirilmesine, geçen yıl Şam'a geldiğimizden beri değindiğimizi düşünüyorum. Ancak İran'da patlak veren savaşın ardından, özellikle de enerji tedarik sektörünün dünya çapında zarar görmesiyle, insanlar bu (stratejik) konuma daha fazla ihtiyaç duyduklarını hissettiler. Suriye, enerji tedariki ve tedarik zincirleri için kesinlikle güvenli bir koridor ve alternatif bir yol oluşturuyor. Özellikle de Suriye ve Ürdün üzerinden Arap Körfezi ile Türkiye arasında kurulan bağlantı ve aynı zamanda Suriye'nin Akdeniz'e kıyısının olması suretiyle. Suriye, Doğu ile Batı arasındaki tedarik zincirleri ve enerji tedariki arasında mükemmel ve güvenli bir bağlantı konumunda. Son olarak Irak ve Suriye arasında bir anlaşma yapıldı ve Suriye'deki limanlar üzerinden Irak petrolü ihraç edildi.
Dört Deniz projesi, bu zincirin bir parçası; bölgesel entegrasyon ve yolların yeniden bağlanmasıdır. Şu anda dünyanın en önemli arayışı, tedarik zincirleri ve enerji kaynakları için güvenliktir. Bu nedenle, Azerbaycan'ın Hazar Denizi'ne, Suriye'nin ve Türkiye'nin Akdeniz'e, Arap Körfezi'nin ise hem Kızıldeniz'e hem de Arap Körfezi'ne kıyısı olmasıyla bu entegrasyonun da önemli olduğunu düşünüyorum. Suriye artık bir "kriz" döneminden "fırsat" dönemine geçiyor. Türkiye ve diğer ülkelere yaptığımız ziyaretlerde bu fırsatlara vurgu yaptık. Doğu ile Batı arasında bir köprü olan Türkiye ile Suriye arasında bölgesel bağlantısallık açısından büyük fırsatlar mevcut.
Şu anda İdlib'te endüstriyel işbirliğini kolaylaştırmak için Suriye ile Türkiye arasında bir serbest ticaret bölgesi üzerinde çalışıyoruz.
Bu bölge; İdlib, Lazkiye, Halep ve Şam'ı birbirine bağlayan ana yollar üzerinde stratejik bir konuma sahip.
Ayrıca altyapı projeleri, havalimanlarının genişletilmesi ve liman yatırımları üzerinde çalışıyoruz. Türk şirketleri Suriye'nin altyapısının yeniden inşasında yer alıyor."
