ABD ile Ukrayna arasında kritik maden anlaşması imzalandı: Toprak bizim, erişim sizin

Ukrayna ile ABD, Çarşamba günü ABD Başkanı Donald Trump tarafından yoğun şekilde desteklenen ve ABD’ye Ukrayna’daki yeni maden projelerine öncelikli erişim hakkı tanıyan, aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden inşasına yönelik yatırımları finanse edecek bir anlaşma imzaladı.
Ukrayna ile Amerika Birleşik Devletleri, aylar süren ve zaman zaman çıkmaza giren müzakerelerin ardından, Washington'da küresel dengeleri etkileyebilecek stratejik bir maden anlaşmasına imza attı. Anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump'ın uzun süredir bastırdığı nadir toprak elementleri hamlesini resmiyete dökerken, Ukrayna'ya da yeniden inşa süreci için milyarlarca dolarlık yatırımın kapısını aralıyor.
Aylar süren ve zaman zaman gergin geçen müzakerelerin ardından Washington'da imzalanan anlaşma, son dakikaya kadar bazı belirsizlikler taşıdı. Anlaşma, Trump'ın Rusya'nın üç yıldır süren Ukrayna savaşında bir barış anlaşması sağlamaya çalıştığı dönemde, Ukrayna'nın yeniden inşası için ortak bir yatırım fonu kurulmasını öngörüyor.
ANLAŞMANIN KALBİNDE NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ VAR
Küresel teknoloji ve savunma sanayisinin kalbinde yer alan nadir toprak elementleri, bu anlaşmanın kilit unsuru. Elektrikli araçlardan savaş uçaklarına kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu stratejik madenler, Çin'in neredeyse tekelleşmiş üretim üstünlüğü nedeniyle Batı için kritik önem taşıyor.
Ukrayna, bu değerli elementler açısından Avrupa'daki en zengin kaynaklara sahip ülkelerden biri. Trump yönetimi, bu kaynaklara "öncelikli erişim" karşılığında, Ukrayna'ya doğrudan yatırım ve yeniden inşa fonu taahhüdünde bulundu. ABD Hazine Bakanlığı anlaşmayı duyururken, bunun "Ukrayna'nın savunmasına verilen tarihi desteğin bir uzantısı" olduğunu vurguladı.
"TOPRAK UKRAYNA'NIN, SEÇİM UKRAYNA'NIN"
Anlaşmaya imza atan Ukrayna Başbakan Birinci Yardımcısı Yulia Svyrydenko, ülkesinin egemenlik haklarının korunduğunu açıkça belirtti:
"Neyin nerede çıkarılacağına Ukrayna karar verecek. Toprak bizim, kaynaklar bizim. Bu anlaşma, sadece yatırım değil; saygı temelinde kurulan uzun vadeli bir ortaklık anlamına geliyor."
Ayrıca anlaşmanın Ukrayna'ya herhangi bir borç yükümlülüğü getirmemesi, Kiev yönetiminin en çok üzerinde durduğu kazanım olarak öne çıktı.
ABD Hazine Bakanlığı tarafından paylaşılan bir fotoğrafta, ABD Hazine Bakanı Scott Bessant (solda) ile Ukrayna Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Yulia Svyrydenko’nun, 30 Nisan 2025’te Washington DC’de, ABD-Ukrayna Yeniden İnşa Yatırım Fonu’nun kurulmasına ilişkin anlaşmayı imzaladıkları görülüyor. (EPA)
TRUMP: YARDIMIN KARŞILIĞINI ALIYORUZ
Trump, anlaşmanın hemen ardından yaptığı açıklamada, Ukrayna'ya verilen milyarlarca dolarlık askeri ve mali desteğin "karşılıksız olmaması gerektiğini" yineledi. Bu söylem, anlaşmanın sadece bir ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj taşıdığını da ortaya koyuyor.
ABD, 2022'den bu yana Ukrayna'ya 64 milyar avrodan fazla askeri yardım yaptı. Şimdi bu yardımın karşılığında, dünya pazarında giderek stratejikleşen nadir toprak elementlerinde Çin'e alternatif olacak bir tedarik zinciri kurmayı hedefliyor.
BARIŞ MÜCADELESİ AYRI, MADEN HAMLESİ AYRI
Anlaşma, ABD'nin Ukrayna-Rusya savaşı için yürüttüğü barış müzakerelerinden tamamen bağımsız bir zeminde yürütüldü. Ancak zamanlama dikkat çekici: Trump, Rusya ile barış için adımlar atarken, aynı anda Ukrayna ile ekonomik iş birliğini derinleştirerek iki taraflı bir diplomatik denge kuruyor.
Yine de, Washington'un bu maden anlaşmasını "güvenlik garantisi" olarak sunmaması, Kiev'de temkinli bir iyimserliğe yol açmış durumda. Buna karşılık Svyrydenko, "Bu anlaşma, dünya kamuoyuna Ukrayna ile uzun vadeli iş birliğinin hem mümkün hem de güvenilir olduğunu gösteriyor." diyerek sürecin önemine vurgu yaptı.
YENİ BİR JEOPOLİTİK CEPHE Mİ AÇILIYOR?
Bu anlaşma, yalnızca Ukrayna'nın ekonomik geleceği için değil, küresel güç dengeleri açısından da potansiyel sonuçlar barındırıyor. Çin'in hâkimiyetindeki nadir toprak pazarına Ukrayna üzerinden alternatif yaratmak, Batı'nın tedarik güvenliğinde yeni bir sayfa açabilir.
Aynı zamanda bu anlaşma, Avrupa Birliği'ne üyelik sürecindeki Ukrayna için ekonomik ve stratejik bir güven oyu niteliğinde. Kiev yönetimi, hem Batı'ya entegre olmak hem de savaşın enkazını kaldırmak için bu tür dış yatırımları hayati görüyor.

