Avrupa'da suç baronları kol geziyor! Kıta çetelere teslim

Avrupa Birliği ülkeleri, uyşturucu kaçakçılığı, suikastlar, gasp ve hırsızlıklık gibi işlenen suçlar nedeniyle her geçen gün sosyal krizin eşiğine doğru yol alıyor. Kıtada artan suç oranları ve çetelerin sokaklardaki artan nüfuzu sistemin yaşadığı krizi gözler önüne sererken suç baronlarının eline düşen Avrupalı çocuklar, sistemin nasıl işlediğini anlattı. İşte Avrupa'yı pençesine alan suç örgütleri...
Avrupa'nın dört bir yanındaki suça batmış çeteler arasında bir güç savaşı yaşanıyor ve bu kirli rekabete çocuklar da dahil ediliyor. Çeteler, çocuklara genellikle sosyal ağlar üzerinden ulaşıyor.
Suç örgütleri ulaştıkları çocuklara bir süre çeşitli işler veriyor. Klasik getir götür gibi. Bu esnada çocuk şatafatlı bir hayatın içinde buluyor kendini. Sosyal medya hesaplarında bir anda renkli kıyafetleri veya çeşit çeşit oyun konsolları ile pozlarını paylaşıyor. Ama çok geçmeden ellerine silah tutuşturuluyor ve rakip çetelere karşı harekete geçiriliyor. Çocuklar bir anda kiralık katile dönüşüyor.
Foto: Arşiv
UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞINDAN PATLAYICILIĞA: 7 BİN İLA 50 BİN EURO ARASINDA DEĞİŞİYOR
Euronews'teki haberde İsveç'teki suç örgütlerinin çocuklara ödediği ücret tarifesinin detaylarına yer verildi. İsmi açıklanmayan bu çocuk İsveç basınına konuştu. 14 yaşında uyuşturucu kaçakçısı olarak işe başladığını ancak artık patlayıcı yerleştiricisi olarak çalıştığını anlattı:
"Ayda ortalama 7.000 euro kazanıyorum. Malmö'de bir kapıyı havaya uçurmak 3.000 euro. Birini Malmö'de öldürmek 80.000 euro,
Stockholm'de birini öldürmek 50.000 euro. Hiç birini öldürmedim ama insanlara çok zarar verdim..."
Foto: Arşiv
İsveç'te geçen yılın ilk yarısında cinayete karışan 15 yaş altı şüphelilerin sayısı dört kat artmıştı.
"BÜR GÜN TELEFONUMA BİR MESAJ GELDİ..."
Kıtada hızla yayılan çete savaşlarına karıştırılan çocuk kurbanlardan 13 yaşındaki Belçikalı Arthur'un sözleri kan dondurdu. Arthur, çetelerin kendisine nasıl ulaştığını şöyle anlattı:
"Birkaç küçük suça karışmıştım. Hırsızlık gibi. Gerçi kapkaç diyelim biz ona. Ama bir gün telefonuma bir mesaj geldi. Her şey ondan sonra değişmeye başladı. Sosyal ağ hesabım üzerinden gelmişti. 'Seninle tanışmamız lazım' diyordu. 'Hayalini kurduğun hayat artık sana çok uzak değil. Sana geri çevirmek istemeyeceğin bir teklifimiz var. Yarın Anvers'te görüşürüz. Birazdan gelmen gereken konumu atarım. Bu fırsat kaçmaz' gibi devam ediyordu mesaj. Attıkları konuma gittim. Yanıma bir arkadaşımı da aldım, çünkü o mesajı atanları tanıyordu. Benden onlara o bahsetmiş zaten..."






