14 Ağustos Cuma hutbesi yayımlandı: Diyanet yetimlere sahip çıkma ve merhamet sorumluluğunun önemini vurguladı
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 14 Ağustos 2026 tarihli Cuma hutbesinde, yetim ve öksüzlere sahip çıkmanın dini ve toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulandı. “Her Yetim Bir Emanet” başlıklı hutbede, Peygamber Efendimizin yetimlere yaklaşımı hatırlatıldı. Gazze başta olmak üzere savaş bölgelerinde ailesini kaybeden çocuklara karşı duyarsız kalınmaması istendi.
14 Ağustos Cuma hutbesinin ana mesajı, yetimlerin yalnız bırakılmaması ve maddi-manevi olarak korunması oldu. Diyanet, "Her Yetim Bir Emanet" başlıklı hutbede yakın çevredeki yetimlerden savaş ve zulüm altında hayata tutunmaya çalışan çocuklara kadar sorumluluğun geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti. Hutbede koruyucu aile olmanın, destek vermenin ve mazlumların sesini duyurmanın önemine işaret edildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 14 Ağustos 2026 tarihli Cuma hutbesinde yetim ve öksüzlere sahip çıkmanın dini ve toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulandı. (Görseller: A Haber Grafik Ekibi ve A Haber Foto Arşiv)
CUMA HUTBESİNİN ANA MESAJI YETİMLERE SAHİP ÇIKMAK
Cuma hutbesinde yetimlere yönelik sorumluluk, Hz. Muhammed'in (s.a.s) hayatından bir örnek üzerinden ele alındı. Hutbenin girişinde, Ca'fer-i Tayyâr'ın (r.a) şehit olmasının ardından geride kalan üç yetime Allah Resûlü'nün (s.a.s) gösterdiği ilgi ve merhamet hatırlatıldı.
Peygamber Efendimizin çocukları yanına çağırdığı, onları bağrına bastığı ve ihtiyaçlarıyla ilgilendiği aktarıldı. Yetimleri himaye etmenin önemini anlatan şu hadis-i şerife yer verildi:
"Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız"
“Her Yetim Bir Emanet” başlıklı hutbede, Peygamber Efendimizin (s.a.s) yetimlere gösterdiği merhamet ve himaye örnekleri hatırlatıldı.
GAZZE'DEKİ YETİM ÇOCUKLARA DİKKAT ÇEKİLDİ
Hutbede yetimlik konusu yalnızca bireysel ve yakın çevredeki sorumluluklarla sınırlandırılmadı. Gazze ve farklı coğrafyalarda savaş ve şiddetin etkisi altında yaşayan çocukların durumu da gündeme getirildi.
Günlük hayatın yoğunluğu içinde savaş bölgelerinde yaşananların unutulmaması gerektiği belirtilirken, haber akışının azalmasının zulmün sona erdiği anlamına gelmediğine dikkat çekildi. Saldırılar nedeniyle hayatını kaybeden çocukların yanı sıra anne veya babasını kaybederek yetim ve öksüz kalan çocukların da unutulmaması gerektiği vurgulandı.
Hutbede savaşın çocuklar üzerindeki ağır etkisi, "Bizim buralarda çocuklar büyümez!" sözü üzerinden anlatıldı. Çocukların güven içinde büyüyemediği, oyun alanlarının yerini mezarların aldığı bir dünyada kalıcı huzurun mümkün olmadığı mesajı verildi.




