24 Mayıs Cuma Hutbesi Yayınlandı! Bu Cuma namazında Diyanetin belirlediği "İslam Mefkûresini Diri Tutalım" konulu hutbe okunacak!
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 24 Mayıs Cuma günü okunacak hutbesinin konusu "İslam Mefkûresini Diri Tutalım" olarak belirlendi. Hutbede, İslam'ın bir mefkûre ve ideal sahibi olduğu, bu idealin yeryüzünde ilim, hikmet, sevgi, saygı, şefkat ve merhamete dayalı bir medeniyet oluşturmak olduğu vurgulandı. İşte 24 Mayıs haftanın Cuma Hutbesi tam metni...
Diyanet İşleri Başkanlığı 24 Mayıs Cuma günü okunacak Cuma hutbesini yayınladı. Müslüman aleminin en önemli günlerinden biri olan Cuma namazında cemaate hutbe olunacak. Günün faziletinden yararlanmak isteyen müminler ise Cuma namazında "İslam Mefkûresini Diri Tutalım" konulu hutbeyi dinleyecek. İşte, Diyanet ile Cuma Hutbesi tam metni ve konusu!

2024 MAYIS 2024 CUMA HUTBESİ: İSLAM MEFKÛRESİNİ DİRİ TUTALIM
Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in insanları tevhit inancına davetinin ilk günleriydi. Müslüman olanların sayısı gün geçtikçe artıyordu. Müşrikler, onları inançlarından döndürmek için her yolu deniyorlardı. Davasından vazgeçirmek için amcası Ebû Tâlib'i, Peygamberimiz (s.a.s)'e gönderdiler. Ancak Resûlullah (s.a.s), hak ve hakikat yolculuğundan asla geri adım atmadı ve kararlılığını şöyle ifade etti: "Allah'a yemin olsun ki sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysalar, Allah dinini güçlendirinceye veya bu yolda canımı verinceye kadar davamdan asla vazgeçmeyeceğim."[1]

Aziz Müminler!
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bu tavrı ve duruşu ile aslında İslam'ın bir mefkûresi, bir ideali olduğunu bizlere öğretiyordu. Bu ideal, insanların zihnini ve gönlünü Allah'a iman ile aydınlatma gayretidir. İ'lâ-yi kelimetullah, yani Allah'ın Yüce ismini yeryüzünün dört bir tarafına duyurma kararlılığıdır. Son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)'in örnek ahlakı ile insanlığı buluşturma çabasıdır. Bu ideal, yeryüzünde ilim ve hikmete, sevgi ve saygıya, şefkat ve merhamete dayalı bir medeniyet oluşturma azmidir. Zulme ve kötülüğe engel olma, adalet ve iyiliği dünyaya hâkim kılma iradesidir. Nitekim Yüce Rabbimiz bu iradeye sahip çıkmamız için şöyle buyurmaktadır: "İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir."[2]



