Diyanet: Tükürük yutmak orucu bozar mı? Balgam ve biriken tükürüğü yanlışlıkla yutmak orucu zedeler mi?

Oruç tutarken tükürük ve balgam yutulur mu? 11 ayın sultanı Ramazan'ın ilk orucu bugün tutuluyor. Ramazan'ın ilk orucuna niyet eden vatandaşlar, orucu bozan durumlar ile ilgili araştırmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda en çok merak edilenlerden biri de "yanlışlıkla yutulan tükürük" oldu. Peki, tükürük yutmak orucu bozar mı? Balgam ve biriken tükürüğü yanlışlıkla yutmak orucu zedeler mi? İşte Diyanet'in açıklamasına göre merak edilen soruların yanıtı...
Tükürük yutmak orucu bozar mı? İslam alemi Ramazan ayının ilk orucuna bugün niyet etti. Ramazan-ı Şerif'in başlamasıyla birlikte orucu bozan haller konusu da yeniden gündeme geldi. Bu kapsamda en çok merak edilenlerden biri de tükürük yutmanın orucu bozup bozmadığı oldu. Diyanet tarafınan konu ile ilgili açıklama geldi. Peki, tükürük yutmak orucu bozar mı? Balgam ve biriken tükürüğü yanlışlıkla yutmak orucu zedeler mi? İşte cevaplar...
TÜKÜRÜK VE BALGAM YUTMAK ORUCU BOZAR MI?
Oruçlu olan kişilerin balgamını yutmasında bir sorun yoktur. Yutma eylemi ile oruç bozulmaz. Balgamın dışarı atılmasının gerekliliği enfeksiyonlar ile alakalıdır. Bir kişi balgamı yuttuğu zaman orucun da bozulma olmaz. Çünkü kişinin kendi vücudundan çıkan bir durumdur. Yani dışarıdan vücuda giriş yapan bir durum değildir. çıkarılan balgam tekrardan alınarak yutulursa oruç bozulacaktır. Çünkü vücuttan çıkan şey tekrardan insan vücuduna girmesi orucun bozulmasına sebep olur.
* Abdestte ağza su verip geri boşalttıktan sonra, arta kalan yaşlığın tükürük ile beraber yutulması orucu bozmaz.
* Dişlerin arasından çıkan kan, az olup tükürük içinde kaybolmakta ise bu kanın yutulması oruca zarar vermez. Ancak kan tükürüğe galebe çalacak çoğunlukta ise bunu yutmakla oruç bozulur.
* Kan yutmak. Çoğunluğunu tükürük teşkil eden ağızdaki az kanı yutmak orucu bozmaz.

ORUÇ TUTMAK KİMLERE FARZDIR?
İslâm, emir ve yasakların yapılmasını istediği kimselerde bir takım şartlar arar. Bu anlamda diğer ibadetlerde olduğu gibi, oruç ibadetinde de belli başlı özelliklere sahip olan kimseler mükellef tutulmuştur. Bunları şu şekilde sıralamamız mümkündür:
1. Müslüman olmak:
Oruç ibadetinin bir kimseye farz olması için, o kişinin Müslümanlığı kabul etmiş olması gerekir. Müslüman olmayan kimseler, böyle bir ibadeti yapmaya zorlanamaz.
2. Ergenlik çağında ve akıllı olmak:
İbadetlerin farz olması için bulunması gerekli olan şarlardan biri de o kimsenin ergenlik çağında ve aynı zamanda akıllı olmasıdır. Zira henüz belli bir yaşa (ergenlik) gelmemiş kimseler İslâm'da mükellef kabul edilmemişlerdir. Bu anlamda çocuklar ve ergenlik yaşına ulaştığı halde akıldan mahrum olanlar, bu ibadetten muaf tutulmuşlardır. Bu hususu Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şu beyanlarıyla bildirmişlerdir: "Üç kişiden sorumluluk kaldırılmıştır: Buluğ çağına erinceye kadar çocuktan, aklı yerine gelinceye kadar deliden, uyanıncaya kadar uyuyandan." (Buhârî, Hudûd 22)

3. Oruç tutmaya güç yetmek ve yolcu olmamak:
Orucun farz olması için, mükellefin beden itibariyle sağlıklı olması, hasta olmaması ve mukim olması gerekir. Bedenen oruç tutmaya muktedir olmayanların, hastaların ve seferde olan kimselerin oruç tutmaları farz değildir. Ancak bu kimseler yine de oruç tutacak olsalar, tutmuş oldukları oruç geçerlidir. Şayet kendilerine verilen bu ruhsatı kullanır da tutmazlarsa, o zaman da tutmadıkları gün sayısı kadar daha sonra tutarlar. Bu hususla ilgili olarak Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulur:
"Oruç sayılı günlerdedir. Sizden her kim o günlerde hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutar. Oruç tutamayanlara fidye gerekir. Fidye bir fakiri doyuracak miktardır. Her kim de, kendi hayrına olarak fidye miktarını artırırsa bu, kendisi hakkında elbette daha hayırlıdır. Bununla beraber, eğer işin gerçeğini bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır." (Bakara 2/184)
Aynı zamanda hayız, hâmile ve emzikli kadınlar da, oruçtan muaf tutulmuş olup, bunlar, mazeretleri sona erince, tutamadıkları gün sayısınca oruçlarını kaza ederler.



