Mevlüt Yüksel'in ZDF haberini bir de böyle izleyin
Alman ZDF kanalı skandallarla besleniyor. Küfür ve hakareti yayın politikası haline getiren kanala alman hükümeti de “dur” dedi. O televizyon kanalının önünden yayın yapan A Haber ise ne olduğu belli bazı çevreler tarafından hedef tahtasına konuldu. Peki neden? Mesele ne?
Bir Alman kanalı var adı Z-D-F...
Z-D-F "Zweiten Deutschen Fernsehens"in kısaltması... Alman ikinci kanalı demek...
Yani ismiyle müsemma... ZDF bir Alman devlet kanalı...
Türkiye'de nasıl TRT ve TRT-2-3 varsa Almanya'da da ZDF var...
İşte o kanalda sözde bir komedyen var...
O'nun ismi de "Böhmermann"...
O komedyenin, Türk milletinin oy verip seçtiği ve devletin zirvesine getirdiği isimle ilgili ahlaka - gazeteciliğe - hatta fikir ve basın özgürlüğüne sığmayan sözleri ise bugünlerin en çok konuşulan başlığı...
Sözde komedyen Böhmermann, yaklaşık 15 gün kadar önce ZDF canlı yayınındaydı...
Erdoğan'a bir şiir yazdığını söyledi ve sonra - ne kadar şiir denirse - o cümlelerini canlı yayında okudu.
Ama okuduğu, aslında bir şiir değil, düpedüz hakaretler dizisiydi...
Sonra olanlar oldu...
Türkiye hızla harekete geçti...
Alman devletinden, "ZDF" hakkında alenen hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatılması istendi....
Alman devlet kanalı da hatasını bunun üzerine fark etti...
O ana dek, sözde komedyenin sözleri, kanalın internet sitesinde duruyordu....
Hemen kaldırıldı...
Böhmermann da sert bir uyarı aldı...
Hatta uyarının ardından avukatı aracılığıyla açıklama yaptı...
"Haddimi aştım" dedi..
Yani hem o hem de Alman devleti geri adım attı.
Asıl ilginç gelişme ise ondan sonra başladı.
Alman devleti hatasını kabul ettiği halde; Türkiye'de yaşayan ZDF'ciler yani içimizdeki Almanlar - Fransızlar geri adım atmadı..
Aksine hepsi bir araya geldi ve hepsi birden küfre - hakarete sahip çıktı...
Türkiye'nin en çok izlenen ödül şampiyonu haber kanalı A Haber'de yayınlanan Yaz-Boz'un muhabiri, aynı zamanda da Takvim Gazetesi Haber Müdürü Mevlüt Yüksel, Almanya'ya, o küfür ve hakaret dolu yayının hemen ertesinde gitmiş, ZDF yetkilileri ile röportaj yapmaya çalışmıştı...
Tek derdi elbette ki habercilik yapmaktı... İçinde gerçek anlamda mizahı barındıran ve o gün bugündür üzerinde en çok konuşulan görüntüler işte o anlarda kaydedildi...
İşte Mevlüt Yüksel'in o haberi ve A Haber'in o yayını birilerini ciddi rahatsız etti...
Hatta A Haber; ZDF'nin küfürbaz komedyeni o yayını yaptığı andan itibaren yayındaydı...
A Haber'in Almanya muhabiri Rahmi Turan ilk günden beri kanalın önündeydi... Yani seçilmiş lidere yönelen o hakaretler A Haber sayesinde gündemde kalmıştı... Zaten mesele de tam olarak buradaydı...
A Haber, küfrü ve hakareti deşifre ediyordu... Ettikçe de hedef oluyordu ve ilginçtir A Haber'i hedefe koyanların tümü tanıdık simalardı...
Dün 28 Şubat'ta ardından 27 Nisan'da darbe çığırtkanlığı yapanlar oradaydı....
Gezi'de, 17-25 Aralık darbe girişimi günlerinde safını milletin karşısında tutanlar oradaydı... Hatta 7 Haziran seçimleri sürecinde sazlı sözlü özel projeleri ekrana taşıyanlar da oradaydı...
Hepsi oradaydı... Dünün darbecileri bugünün medya eleştirmeni olmuştu... Hepsi bir aradaydı ve hepsi küfrü özgürlük sanıyor, ahlak dersi vermeye kalkıyor, milletin algısını değiştirmeye çalışıyordu...
Şimdi sadece bir kaç saniye düşünelim... Acaba Türkiye'deki herhangi bir kanal seçilmiş herhangi bir lidere mesela Rusya lideri Putin'e, Amerikan Başkanı Obama'ya ya da Alman Başbakanı Merkel'e böylesine ağır hakaret edebilir mi?
Etmeli mi?
Seçilmiş birine küfretmek özgürlük sayılabilir mi?
Soruyu değiştirelim...
A Haber'in muhabirleri, editörleri, ya da sunucuları buna Mevlüt Yüksel de dahil bugüne dek, hiç; Alman Başbakanına, Rus Lidere, Amerikan - Fransız ya da İngiliz seçilmişlere hatta Suriyeli Esad'a veya Mısırlı darbeci Sisi'ye canlı yayında ağza alınmayacak tek bir küfür etti mi?
Cevap belli...
Hayır!!!!
Ama mesele bu değil... Mesele başka...
Mesele Türkiye'nin yerli ve milli değerlerini her şeyin üzerinde tutan yayın politikasını da sadece demokrasi üzerine kuran A Haber'i hedef yapmak...
Mesele bir sözde komedyen çıkıp da Cumhurbaşkanına hakaret ettiğinde onun ipliğini pazara çıkaran, saatlerce canlı yayın yapıp o skandalı millete duyuran ve hatırlatan A Haber'i itibarsızlaştırmak...
Ama A Haber, bunu görüyor, oyunu biliyor... Küfre sahip çıkanların hepsini tanıyor...
Daha da önemlisi; dün darbe isteyen, bugün seçilmişlere küfretmeyi özgürlük zannedenlerin yüzünü artık millet de nerde görse tanıyor...