Ağustos Ruhu…
Ağustos,tarihimizde hep zaferlerin ayı olmuştur.
1071 Malazgirt Meydan Muharebesi…
Anadolu'nun kapısını ebediyen Türklere açtı.
1922, Büyük Taarruz..
Anadolu'nun tapusunu mühürledi.
Bu iki büyük zafer arasında daha niceleri var ki her biri ayrı bir destan
Ama bu iki zafer bu topraklarda mühür mahiyetinde…
Her yıl çeşitli programlarla tarihe geçen anlarla bu kutlu zaferleri kutluyor, aziz şehitlerimizi, kahramanlarımızı anıyoruz.
Son iki yıldır ise daha bir anlamlı Ağustos ayı
Konu Anadolu, konu bu kadim topraklarsa 2025 yılını da tarihe not düşmek gerekir
26 Ağustos 2025…
Türkiye Savunma Sanayi'nde şüphesiz ki elde ettiği başarılarla gücüne güç kattı
Karad, havada, denizde en üst lige yerleşti.
Ve son kalemde öyle bir işe imza attı ki dostun göğsü kabard, düşmanın hevesleri kursağında kaldı
Türkiye Çelik Kubbe ile gök vatana kendi zırhını ördü.
Nereden nereye
Tabii ki bugün gelinen noktada bu davada için canını, aklını ortaya koymuş tüm siyasetçilerin tüm mühendislerin tüm bilim adamlarının katkısı var.
Vecihi Hürkuştan Nuri Demirağa, Nuri Killigil'den faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybetmiş tüm Aselsan mühendislerine daha geçtiğimiz yıl şehit verdiğimiz TUSAŞ mühendisleri'ne..
Suikastlar, cinayetler, ambargolar, darbeler..
Bir de aklı satılmışlar!
Her biri önümüzde bir engel oldu.
Türkiye üretmesin, Türkiye zenginleşmesin, Türkiye başını dik tutmasın istediler.
Tabii siyaset de istikrarsız olunca, savunmada, teknolojide, enerjide ülkemiz belli bir aşamaya kadar ancak ilerleye bildi
Ama bugün tüm bu engellemelere rağmen bu başarıları elde ettik.
Çünkü artık güçlü bir siyasi irade var.
Ve arkasında millî iradeden aldığı güç var.
Ve bugün, bu alandaki başarıları nedeniyle hükumete tüm Türkiye'nin takdiri var.. Sandıkta oy vermeyenlerin bile ..
Tarih bu başarılarımızın örnekleri ile dolu.
Ama maalesef çevremiz de baltalamak isteyenlerle dolu.
Hatırlayalım;
SİHA'lar ilk geliştirildiğinde "oyuncak" dediler.
Kızılelma için takoz,
KAAN için "kalorifer peteği" diyerek küçümsediler.
Kendi paramızla satın aldığımız S 400 için ne gerek var diyenler, Çelik Kubbe için de "hayal, kaynak israfı" ifadelerini kullandılar.
Dediler, küçümsediler önemsizleştirmeye çalıştılar ama engelleyemediler!
Baştan bir rakam verelim 2002 yılında %20 lerde olan Türkiye'nin savunma sanayinde yerlilk oranı bugün %85 lerde.
Hazımsızlar dile getirmekten çekinseler de Türkiye;
• SİHA'lar ile sahada doktrinleri değiştirdi.
• KAAN ile bağımsızlığımızı kanatlandırdı.
• Çelik Kubbe ile bu vatanın göğüne, gökvatana zırhını ördü.
Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında yaşanan ambargolarla temelleri atılan ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve diğer savunma şirketleri bugün aralarına katılan yeni şirketlerle sırf vatan müdafaası yaptığı için önüne konulan yeni ambargoları da aşarak gücüne güç kattı..
Bugün ateş çemberinin ortasındayken, bölge alev alev yanarken, Türkiye'nin bu adımları yaşamsal bir güvenceye dönüştü.
Türkiye'nin kendi hava savunma şemsiyesini kurması, sadece askerî bir başarı değil; aynı zamanda bölgesel caydırıcılığın ve küresel saygınlığın da ilanıdır.
***
Geçtiğimiz yıl SAHA EXPO'da düzenlenen bir panelde emekli Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun'un sözlerini hatırlamakta fayda var…
'Askerimizin üzerine U.S. yazan battaniye örttük. U.S. yazan tabaktan, U.S. yazan kaşıkla yemek yedirdik. Kolunda Alman bayrağı olan eğitim elbiseleri dağıtıp, bunları giyin dediler. Bunları yaşamamışsanız,Kıbrıs Harekatı'nda, roketinizi başka bir ülkeden almak zorunda kalmamışsanız, Roketsan'ın yaptığı balistik füzeleri takdir etmeyebilirsiniz. Temmuz sıcağında, Kıbrıs'ta elinizde tek kanallı Amerikan telsizi ile kan ter içerisinde irtibat kurmaya uğraşmadıysanız, bugün Aselsan'ın yaptığı 40 kanallı kriptolu telsizlerin de sizin için bir önemi olmayabilir'
….
Velhasılıkelam…
Vakit Türkiye Yüzyılı vakti.


