Tahir İnan

Tahir İnan

YEŞİL VATANA İHANETİN CEZASI

Giriş Tarihi:

Ciğerlerimiz alev alev.

Yüreklerimizde kor gibi ateşler.

Ve çok üzgünüz.

Çok sinirli…

Çok da bilgili !?

..

Acı hepimizin acısı…

Üzüntümüzün sebebi malum.

Hepimizin derdi, kederi yanan ormanlarımız ve ormanlar içerisinde yitip giden hayvanlar.

Asabiyetimize gelince..

Bu yangınların yüzde 90'ı insan kaynaklı çıkıyor.

Anız yakanından tutunda, mangalını söndürmeyenler, çevreye izmarit, cam, vb maddeleri atanlar…

Sinirlenmemek elde değil, her sene aynı şey.

Uyarılar yapılmamış gibi, daha önce bu hatalardan kimsenin canı yanmamış gibi tekrarlıyoruz.

Ve tabi bir bile bile yani kasten ormanlarımızı yakanlar var.

Onlara ayrıca geleceğiz.

Bir de çok bilgiliyiz ya hani.

Ama hepimiz orman mühendisi, afet/yangın uzmanı kesiliyoruz.

Bir öğrenemedik işi bileninden dinlemeyi.

"Ekipmanda, hava filosunda sıkıntı yok fazlasıyla var, hatta Avrupa'da en büyük filo bizde!" diyen hemen hükümet yanlısı diye yaftalanıyor.

Rakamlar ortada.

Bunların hepsi de sahada.

23,4 milyon hektarlık bir ormanlık alana sahibiz.

Her biri bir bölgede görevde.

Eleştirimizi de yapacağız tabii.

Ama neyi nasıl eleştirdiğimizi bilerek yapalım.

Bugün hala sahada binlerce personel ormanlarımız yanmasın diye mücadele ediyor.

Şehitlerimiz var.

Yapacağımız her bir haddini aşan eleştiri onların emeğine de ailelerine de saygısızlık oluyor.

Öğrenelim, bilelim eleştirimizi de ona göre yapalım.

Alevlerle mücadele yöntem ya da metotlarla ilgili eksiklikler var ise, tavsiyelerimiz var ise koyalım masaya bunları tartışalım.

Gücümüze güç katacak bu öneriler üzerinde çalışalım.

Bakanlıklar, yerel yönetimler, orman mühendisleri, teknisyenler, STK'lar vs. el birliği ile daha güzel yerlere getirelim.

Birkaç kendini bilmez siyasetçinin ya da sosyal medya fenomeninin ekmeğine yağ sürmeyelim.

*****

İmkanlar konusunda , yeterlilik konusunda bir sorun yok.

Sorun olan nokta insanlığımız!

Çünkü bu ormanları insanlar yakıyor.

Bilerek ya da bilmeyerek.

İstatistikler ortada.

Mavi Vatan ne ise, Vatan Toprağı ne ise YEŞİL VATAN da o bizim için

O yüzden yanan her büyük ormanda akla ilk olarak sabotajlar geliyor.

Terör örgütleri geliyor.

Çünkü terörizmin her zaman başvurduğu bir yöntem bu.

Bir zaman ASALA yapıyordu bunu, bir zaman PKK, şimdi ise FETÖ konuşuluyor.

Bu arada FETÖ derken şimdilik bir kişi nedeniyle bu konuşuldu.

Ama 15 Temmuz'da bu milleti kurşuna dizen, tanklarla, uçaklarla bombalayan bir zihniyetten bahsettiğimizi unutmayalım.

İlla bir terör örgütü olmasına gerek yok, ardında terörist bulmak için.

Vatan toprağına göz diken, mavi vatana göz diken nasıl işgalci oluyorsa, nasıl bunu yasa dışı gerçekleştiren grup terör örgütü oluyorsa,

Bugün yanan binlerce hektar alandan mesul olan isimlerin her biri de bu ağır cezayı almalı.

Bile isteye yakanlardan bahsediyoruz.

Ormanlarımıza kastedenlerden.

Cezalar ağırlaştırılmalı ve bunlar kamuoyuna anlatılmalı ki bir daha cesaret edemesinler.

Peki ya diğerleri?

Bunca yangına rağmen, bunca acıya rağmen,

Hala yasak alanlara gidip de mangal yakan, o yaktığı mangalı söndürmeden oradan uzaklaşanlara ne demeli?

Bile bile izmaritini ormanlık alana atıp bu büyük yangınlara sebep olanlara ne demeli?

Her biri en ağır cezayı görmeli

Affedilmemeli.

O canlı canlı yanan hayvanların sesleri hala kulaklardayken, cezasızlık algısının oluşmasına müsaade edilmemeli.

Yanan ormanlar yeniden yeşertilebilir.

Ama yitip giden canlar bir daha geri gelmeyecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin