Salih Tuna
Salih Tuna

İyi ki tutuklanmadı

Gözaltına alındığı gün yazı günüm olsaydı "Berna Laçin'i bize bağışlayın" başlıklı bir yazı dercederdim.
Madem isnat edilen suç "halkı kin ve düşmanlığa tahrik", bu halkın sıradan bireyi olarak gönlümden geçen buydu.
Her şeyden evvel şuncağızı söyleyelim, Berna Hanımcığım durduk yere o paylaşımı yapmadı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AK Parti'ye geçmeseydi, "İzmir daha önce de işgal edildi, korkma!" yazmayacaktı.
Demek ki mahut suçun müsebbibi Cemil Tugay.
Fakat esas müsebbip bizzat İzmir. Neden mi? Onu yazının sonunda bulacaksınız...

***

Neyse ki Berna Hanımcığım tutuklanmadı da bu yazıyı gönül ferahlığıyla yazabiliyorum. Tutuklansaydı, kalemim asla çalışmazdı.
Kaldı ki böyle suçlara verilecek en büyük ceza, mağduriyet maskesiyle perdelenmesine fırsat vermemektir.
Bırakın o ibretlik sözünün altında ezilmeye mahkûm olsun. Sözün altında ezilme yeteneği mefluçsa da sağlık olsun.
Bu arada Berna Hanımcığımın hakkını teslim etmeyi de ihmal etmeyelim. Vaktiyle "Sütte leke var onda yok" diye takdim ettiği Cemil Tugay'ı sırf AK Parti'ye geçtiği için "sütü bozuk" ilan eden Özgür Özel'in tepkisinden çok daha orijinal tepki verdi.
Her şeyden evvel kafa yordu... Mahkemedeki ifadesinden bunu rahatlıkla söktürebiliyoruz. Mesela, "Korkma!" sözü İstiklal Marşı'na atıfmış...
Üstelik trafik cezası bile yokmuş, o derece masum yani.
Bilemiyorum, trafik cezası çok olsaydı hâkim "Kızım ama senin trafik cezan da çok, seni serbest bırakmayız" mı diyecekti?
En önemlisi de "Ben zaten asker kızıyım" demiş. Maazallah ya "imamın karısı" veya "müftünün kızıyım" deseydi!..
Çok kafa karıştırıcı olurdu.

***

Gelgelelim, İzmir'in Türkiye'den ayrılması gerektiğini savunan eski CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit'in arzusu gerçekleşseydi Berna Hanımcığımın İzmir acısı çekmesine hiç gerek kalmazdı.
"Biz Avrupalı olmaya hazırız. Gerekirse İzmir ayrılsın. Yani biz istemeyiz, bu şartlarda bunlarla yaşamayı..." şeklindeki düşüncelerini bizimle paylaşmıştı ya onu diyorum.
Gerçi İzmir'i işgal eden Yunanlılar da aynısını düşünmüş, "İyonya Cumhuriyeti" kurmuşlardı.
Rahmetli can arkadaşım Ahmet Kekeç olsaydı "İzmir'in AK Parti'ye geçmesinin esas sorumlusu Mustafa Kemal'dir" diye bir güzel dalgasını geçerdi.
Zira, Gazi Paşa, İyonya Cumhuriyeti'ne son verip Avrupalılığımıza engel olmasaydı, İzmir'in AK Parti'ye geçmesi de doğal olarak söz konusu olmayacak, Berna Hanımcığımın da "korkmasına" lüzum kalmayacaktı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin