Foncular ve adamlar
Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
Fon soruşturması sonucunda maruz kaldığımız süper yatlı, özel jetli, 200 milyonluk lüks otomobilli rezalet, bana 15 yıl önce dercettiğim şu satırları hatırlattı:
"Hem gitgide onlara benziyorlar hem de onlarla kıyasıya 'kavga' ediyorlar! Hiç insan kavga ettiğine bu kadar benzemeye çalışır mı? (...) 'Takva' zannettiğimiz o hâlleri de meğer yoksulluktan ibaretmiş..."
Acaba diyorum...
Bu utanç verici vurguncularla aynı dönemde yaşamaya maruz kalmamızın nedeni, Gazze'de çocukları paramparça edilen annelerin feryatlarına hakkıyla duyarlık göstermememiz mi?
Bundan sebep mi böyle müstekreh bir utanca tanık oluyoruz ya Rabbelâlemin! Çok şükür 15 Temmuz şehitleri gibi güzel insanlara da tanık olduk, Soner Polat gibi amirallere de.
Dün itibarıyla vefatının 7'nci senei devriyesini idrak ettiğimiz, FETÖ'nün Balyoz kumpası mağduru amiralimiz, Filistin direnişini Kuvayı Milliye direnişinden ayırmamıştı.
Hatta bir defasında...
"Filistin'de İsrail işgali ve zulmüne direnen gençler, aslında yalnızca vatanlarının değil, aynı zamanda Anadolu'nun da muhafızlarıdır..." demişti.
Cumhuriyet değerlerine taraf olduğu kadar emperyalizmle boğuşan tüm milletlerin kavgasında da taraftı.
Yani, soykırımcı İsrail'e güzellemeler yapan Fatih Altaylı gibi Atatürk bezirgânlarından değildi.
Bu strateji sayesinde bölgenin enerji kaynaklarına çökmek için de bahane bulmuştu.
Merhum amiralimiz, İsrail mezalimini şöyle tanımlamıştı:
"Hıristiyan Batı'nın siyonizmle kol kola girip Müslüman kanı döktüğü postmodern Haçlı Seferi!"
İnsanlığın kurtuluşunu da emperyalistlere karşı kavgaya tutuşmakta ve bu kavgaya tutuşanlarla birlikte olmakta görmüştü.
Naçizane yazımızı merhumun, Gazze soykırımından yıllar önceki beka manifestosu çapındaki şu uyarısıyla bitirelim:
"Türkiye tüm gücüyle Filistin direnişinin yanında olmalıdır. İsrail'in nihai hedefi Türkiye'dir. Filistin'de direnen gençler yalnızca kendi vatanlarının değil Türkiye'nin de muhafızlarıdır..."
Sonsuz rahmet olsun.
"Hem gitgide onlara benziyorlar hem de onlarla kıyasıya 'kavga' ediyorlar! Hiç insan kavga ettiğine bu kadar benzemeye çalışır mı? (...) 'Takva' zannettiğimiz o hâlleri de meğer yoksulluktan ibaretmiş..."
Acaba diyorum...
Bu utanç verici vurguncularla aynı dönemde yaşamaya maruz kalmamızın nedeni, Gazze'de çocukları paramparça edilen annelerin feryatlarına hakkıyla duyarlık göstermememiz mi?
Bundan sebep mi böyle müstekreh bir utanca tanık oluyoruz ya Rabbelâlemin!
***
Dün itibarıyla vefatının 7'nci senei devriyesini idrak ettiğimiz, FETÖ'nün Balyoz kumpası mağduru amiralimiz, Filistin direnişini Kuvayı Milliye direnişinden ayırmamıştı.
Hatta bir defasında...
"Filistin'de İsrail işgali ve zulmüne direnen gençler, aslında yalnızca vatanlarının değil, aynı zamanda Anadolu'nun da muhafızlarıdır..." demişti.
Cumhuriyet değerlerine taraf olduğu kadar emperyalizmle boğuşan tüm milletlerin kavgasında da taraftı.
Yani, soykırımcı İsrail'e güzellemeler yapan Fatih Altaylı gibi Atatürk bezirgânlarından değildi.
***
Amiral Soner Polat'a göre Batı, asırlarca baş edemediği "Yahudi sorununu" Filistin'e ihraç etmiş, tarihi Hıristiyan-Yahudi çatışmasını Müslüman-Yahudi kavgasına dönüştürerek Ortadoğu'nun başına bela etmişti.Bu strateji sayesinde bölgenin enerji kaynaklarına çökmek için de bahane bulmuştu.
Merhum amiralimiz, İsrail mezalimini şöyle tanımlamıştı:
"Hıristiyan Batı'nın siyonizmle kol kola girip Müslüman kanı döktüğü postmodern Haçlı Seferi!"
İnsanlığın kurtuluşunu da emperyalistlere karşı kavgaya tutuşmakta ve bu kavgaya tutuşanlarla birlikte olmakta görmüştü.
Naçizane yazımızı merhumun, Gazze soykırımından yıllar önceki beka manifestosu çapındaki şu uyarısıyla bitirelim:
"Türkiye tüm gücüyle Filistin direnişinin yanında olmalıdır. İsrail'in nihai hedefi Türkiye'dir. Filistin'de direnen gençler yalnızca kendi vatanlarının değil Türkiye'nin de muhafızlarıdır..."
Sonsuz rahmet olsun.