Sahte solun zilleti
Giriş Tarihi:
Netanyahu'nun gözünde, Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın Sünni, Mücteba Hamaney ve Naim Kasım'ın Şii, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin sosyalist olmasının hiçbir önemi yoktur.
Zaten bu sebeple, seçim afişinde "şer ekseni" mesabesinde bu isimlere yer vermiştir.
İşbu Gazze soykırımcısının demek istediği tastamam şudur:
Filistin direnişini savunuyor, bizim yaptıklarımıza karşı çıkıyorsanız aranızdaki tüm farklar benim gözümde teferruattan ibarettir. Sünni, Şii veya Amerikalı bir sosyalist olmanız hiçbir şeyi değiştirmez. Benim için hepiniz aynısınız. Birbirine zıt siyasi ajandalara, ideolojilere ve coğrafyalara mensup olmanız da zerre umurumda değil...
İnsan işte tam da bu noktada derin bir ah çekiyor... Ah ki ne ah!
Keşke soykırıma karşı duran yeryüzünün tüm iyi insanları, Netanyahu'nun bu bakış açısını hakkıyla fehmetse. Keşke İsrail'in katliamları söz konusu olduğunda, kendi aralarındaki ihtilafları bir çırpıda yok hükmünde görebilseler... Erdoğan gibi küresel çapta bir lider ile yerel bir Amerikalı siyasetçiyi aynı afişte omuz omuza gösteren yegâne şey, Gazze'deki vahşete gösterdikleri o sahici tepkidir.
Eğer afiş biraz daha büyütülseydi, Brezilya'dan Lula, İspanya'dan Sanchez, UCM Başsavcısı Khan gibi birçok isim daha orada yer alabilirdi.
Gel de şimdi sorma: Bizim solcularımız arasından neden bir Mamdani çıkmıyor?
Netanyahu yerine matine-suare Erdoğan'a düşmanlık etmekle meşgul oldukları için mi?
Doğrusu bu ya "Neyi inşa edeceğiz?" diye bir dertleri hiçbir zaman olmadı. Varsa yoksa "Kimi devireceğiz?" histerisi.
Erdoğan'ı deviremeyince de Erdoğan karşıtlığını varoluş şekline dönüştürdüler.
Hep tuhaftılar.
Abileri de devlet kapitalizmini "solculuk" diye yutturmaya kalkmıştı.
Atatürk'e de "Neden sosyalizme geçmedi?" diye sitem ettiler; şu işe bakın ki en sonunda kendi elleriyle sosyalizmi bitirdiler.
İmamoğlu'na "İkinci Atatürk" muamelesi yapmakla da hem Atatürk'ü hem de solculuğu sıfırladılar.
Avanaklıkları yüzünden öyle bir zillete düçar oldular ki memleketi müstevlilere ispiyonlayan Özgür Özel'in peşine takıldılar.
Trajik savrulma dedikleri bu olsa gerek.
Zaten bu sebeple, seçim afişinde "şer ekseni" mesabesinde bu isimlere yer vermiştir.
İşbu Gazze soykırımcısının demek istediği tastamam şudur:
Filistin direnişini savunuyor, bizim yaptıklarımıza karşı çıkıyorsanız aranızdaki tüm farklar benim gözümde teferruattan ibarettir. Sünni, Şii veya Amerikalı bir sosyalist olmanız hiçbir şeyi değiştirmez. Benim için hepiniz aynısınız. Birbirine zıt siyasi ajandalara, ideolojilere ve coğrafyalara mensup olmanız da zerre umurumda değil...
İnsan işte tam da bu noktada derin bir ah çekiyor... Ah ki ne ah!
Keşke soykırıma karşı duran yeryüzünün tüm iyi insanları, Netanyahu'nun bu bakış açısını hakkıyla fehmetse. Keşke İsrail'in katliamları söz konusu olduğunda, kendi aralarındaki ihtilafları bir çırpıda yok hükmünde görebilseler...
***
Eğer afiş biraz daha büyütülseydi, Brezilya'dan Lula, İspanya'dan Sanchez, UCM Başsavcısı Khan gibi birçok isim daha orada yer alabilirdi.
Gel de şimdi sorma: Bizim solcularımız arasından neden bir Mamdani çıkmıyor?
Netanyahu yerine matine-suare Erdoğan'a düşmanlık etmekle meşgul oldukları için mi?
Doğrusu bu ya "Neyi inşa edeceğiz?" diye bir dertleri hiçbir zaman olmadı. Varsa yoksa "Kimi devireceğiz?" histerisi.
Erdoğan'ı deviremeyince de Erdoğan karşıtlığını varoluş şekline dönüştürdüler.
***
Genetiklerinde o bildik "bürokratik vesayet" sevdası yatar. Tevekkeli "önce Kemalist, sonra sosyalist" olmadılar.Hep tuhaftılar.
Abileri de devlet kapitalizmini "solculuk" diye yutturmaya kalkmıştı.
Atatürk'e de "Neden sosyalizme geçmedi?" diye sitem ettiler; şu işe bakın ki en sonunda kendi elleriyle sosyalizmi bitirdiler.
İmamoğlu'na "İkinci Atatürk" muamelesi yapmakla da hem Atatürk'ü hem de solculuğu sıfırladılar.
Avanaklıkları yüzünden öyle bir zillete düçar oldular ki memleketi müstevlilere ispiyonlayan Özgür Özel'in peşine takıldılar.
Trajik savrulma dedikleri bu olsa gerek.