Hem ‘evet’ hem ‘hayır’ olmaz
Giriş Tarihi:
Muhalif güruhu "Erdoğan gitsin de ne olursa olsun" uyuşturucusunun müptelası hâline getirirsen işi sonunda "esnaflığa" dökersin.
Hâliyle...
"Müşteri" memnuniyeti belasına "Ne vereyim abime" misali eyyamcılık yaparsın.
Özgür Özel ve partisinin (Yeni Parti) Çerçeve Yasa konusundaki tavrı tastamam budur.
Oysa siyasi tavır her şeyden evvel omurga ve haysiyet gerektirir.
Hele ki Çerçeve Yasa gibi Türkiye için hayati önemi haiz bir meselede eyyamcılık olmaz.
Ya "evet" dersiniz ya da "hayır". Çekimser de olmazsınız.
Bu konu muğlaklığı hiç kaldırmaz. Malumunuz, AK Parti ve MHP olası siyasi faturanın mükâfatını veya bedelini göze alarak Çerçeve Yasa'ya "evet" dedi. Buna mukabil, İYİ Parti de "hayır" dedi.
Özgür Özel ve partisi peki?
Yanlış anlaşılmasın, bu yazının konusu "evet" ya da "hayır" kararını sorgulamak değil.
Dikkat isterim: Sorgulanan hem "evet" hem "hayır" diyebilme ilkesizliğidir.
Bakınız, söz konusu yasa Meclis'te oylanmadan önce Özgür Özel çıktı, Kürt ve Türk annelerin ağlamaması için "evet" diyeceğini açıkladı. Sonra da "Milletvekillerimiz seçildikleri bölgenin hassasiyetine göre hareket etsin..." buyurdu!
O hâlde şuncağızı sormak hakkımız:
Özgür Özel'in genel başkanı olduğu Yeni Parti'den 54 milletvekili dünkü oylamada "hayır" demekle "Kürt ve Türk anneler ağlasın" mı demiş oldular?
Hayır yani, pozisyona oynamak kurnazlığı da bir yere kadar.
Kim demişti unuttum ama mevzuya cuk oturuyor: "Kurnazlık, dar kafalı insanların zekâ taklididir..."
Kişisel planda ikircikli olabilirsiniz ama siyasi bir parti, Türkiye'nin geleceğini kökten etkileyen bir kararda net olmak zorundadır.
Öyle işportacı gibi "Gel vatandaş gel! Ege'ye ulusalcılık, Doğu'ya barış havası, ortaya karışık popülizm!.." olmaz.
Omurga ve haysiyet önemlidir.
Hâliyle...
"Müşteri" memnuniyeti belasına "Ne vereyim abime" misali eyyamcılık yaparsın.
Özgür Özel ve partisinin (Yeni Parti) Çerçeve Yasa konusundaki tavrı tastamam budur.
Oysa siyasi tavır her şeyden evvel omurga ve haysiyet gerektirir.
Hele ki Çerçeve Yasa gibi Türkiye için hayati önemi haiz bir meselede eyyamcılık olmaz.
Ya "evet" dersiniz ya da "hayır". Çekimser de olmazsınız.
Bu konu muğlaklığı hiç kaldırmaz.
***
Özgür Özel ve partisi peki?
Yanlış anlaşılmasın, bu yazının konusu "evet" ya da "hayır" kararını sorgulamak değil.
Dikkat isterim: Sorgulanan hem "evet" hem "hayır" diyebilme ilkesizliğidir.
Bakınız, söz konusu yasa Meclis'te oylanmadan önce Özgür Özel çıktı, Kürt ve Türk annelerin ağlamaması için "evet" diyeceğini açıkladı. Sonra da "Milletvekillerimiz seçildikleri bölgenin hassasiyetine göre hareket etsin..." buyurdu!
O hâlde şuncağızı sormak hakkımız:
Özgür Özel'in genel başkanı olduğu Yeni Parti'den 54 milletvekili dünkü oylamada "hayır" demekle "Kürt ve Türk anneler ağlasın" mı demiş oldular?
***
Hem mesuliyet kabul etmem hem de sonuçtan pay isterim derseniz, millet haklı olarak "Senin annen güzel mi?" der.Hayır yani, pozisyona oynamak kurnazlığı da bir yere kadar.
Kim demişti unuttum ama mevzuya cuk oturuyor: "Kurnazlık, dar kafalı insanların zekâ taklididir..."
Kişisel planda ikircikli olabilirsiniz ama siyasi bir parti, Türkiye'nin geleceğini kökten etkileyen bir kararda net olmak zorundadır.
Öyle işportacı gibi "Gel vatandaş gel! Ege'ye ulusalcılık, Doğu'ya barış havası, ortaya karışık popülizm!.." olmaz.
Omurga ve haysiyet önemlidir.