Salih Tuna
Salih Tuna

Erdoğan, İsrail’in elini nasıl kesti?

Mahalle kökenli malum siyasi figürlerden, kalplerinde hastalık olanlara kadar bilumum eşhas, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında olur olmaz her fırsatta "güven bunalımı" oluşturmayı marifet biliyor.
Bunların arasında...
Sırf komşumuz İran'la ticaret yaptık diye Halk Bankası davası üzerinden, ABD Türkiye'ye mavi gökyüzünü dar edecek beklentisi içinde daha dün sevinç naraları atan; sözde antiemperyalist, sözde ultra ulusalcı mebzul miktarda yeminli muhalif de var.
Şimdi hepsi birden antiemperyalizm üzerinden Erdoğan'a laga luga ediyorlar.
Dahası, İsrail, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kendine açık bir tehdit gördüğünü her kategoride deklare ettiği hâlde, Filistin duyarlılığı üzerinden Erdoğan'ı "İsrail işbirlikçisi" ilan edecek kadar da tozutabiliyorlar.
Vaktiyle Erdoğan'ı İrancılıkla suçlayan şebelekler de, bugün kalkmış onu İran'a karşı "ABD-İsrail saldırganlığına" yardım etmekle itham edebiliyor.
Halbuki...
Sayın Erdoğan tavrını gayet net bir şekilde ortaya koydu: "Türkiye'nin güvenliği komşularından başlar."
Daha evvel de "Türk, Kürt, Arap, Farisi bizler bu coğrafyanın kadim sahipleriyiz. Asırlardır bir aradayız, beraberiz. Ortak bir maziyi paylaşıyoruz. Bunun için böl, parçala, yönet taktiğiyle kardeşleri birbirine düşman eden ve kaynaklarını sömüren emperyalistlerin oyunlarına gelmeyeceğiz..." demişti.
Lafın burasında "Retoriğe ne bakıyorsun, pratiğe (fiile) baksana" diyecekler.
Hadi bakalım ve soralım:
İsrail'in Kürt örgütleri İran'a karşı ayaklandırma planına Erdoğan engel olmadı mı? ABD'nin silah ve istihbarat desteği verdiği bu planın rafa kaldırılmasında, Türkiye'nin sergilediği kararlı duruş belirleyici olmadı mı?
Demem o ki, CIA ve MOSSAD'ın, bölgedeki Kürt grupları "vekil güç" olarak kullanıp İran'da bir cephe açma projesi, Türkiye'nin bunu "kırmızı çizgisi" olarak ilan etmesi ve Trump yönetimine iletmesiyle akamete uğradı.
İsrail medyası ve muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun Erdoğan'ın bölgedeki nüfuzunu hesaba katmadığını ve Kürt kartı projesinin Erdoğan'ın engeline takıldığını açıkça itiraf etti zaten.
Siyonist İsrail, mahut operasyonel detayların Türkiye'ye sızdırılmasından Beyaz Saray içindeki isimleri sorumlu tutacak kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştı hani.
Takdir edersiniz ki...
Soykırımcı Netanyahu ve destekçisi küresel siyonistlerin (Kürt kartı üzerinden İran'a uzattıkları "bozguncu" ellerinin kesilmesi nedeniyle) Türkiye'yi "şeytanlaştırmak" adına her türlü kara propagandaya başvuracağı izahtan varestedir.
İsrail'in kirli oyunlarına karşı her zamankinden çok agâh olmak, coğrafyamızın istiklali için elzemdir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "böl, parçala, yönet" taktiğine karşı duruşu, sadece bir söylem değil, sahadaki pratik başarısıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin