Mayası bozuk
Giriş Tarihi:
Mersin'de iki-üç gün evvel emniyet, bir suç örgütünü çökertmiş. "Ne var bunda, memleket rutini" diye geçiştirmeyin. Suça konu olan meta öyle bildiğiniz "karanlık piyasa" malı değil.
Yani ne uyuşturucu ne silah ne kaçak altın...
Lavaş... Evet, bildiğiniz lavaş.
Dürümün omurgası, tantuninin zırhı, "iki tane daha sar abi"nin sessiz ortağı lavaş.
Mahut çete, lavaş ekmeği piyasasını tekelleştirmek için esnafa baskı kurmuş, kurşunlamaya kadar da işi büyütmüş.
Dünyanın her yerinde mafya bir şeyleri kontrol eder; liman, bahis, silah uyuşturucu, ila ahir.
Bunlara bir yenisini yurdum insanı ekledi: Karbonhidrat.
Buna "suçun yerelleşmesi" mi desek "suçun mayalanması" mı, bilemedim.
***
Detaylara bakınca, eski Cumhurbaşkanımız bilge insan Abdullah Gül gibi "İnsan gerçekten de hayret ediyor."
Zira lavaş çetesinin hesap hareketi 10 milyar TL, boru değil.
Bu parayı yan yana koysanız Yoroz'dan Faroz'a çift şeritli otoban olur; üstüne de her gişeye birer fırın açarsınız.
Anlaşılan o ki "lavaş örgütü" yeraltı dünyasının "karbonhidrat baronları" hâline gelmiş.
Dolaysıyla, Mersin Emniyeti'nde "lavaş masası" kurulsa yeridir. İstanbul'da olsaydı muhtemelen adı "gastronomi masası" olurdu.
***
Düşünsenize, çete liderinin talimatı dinlemeye takılıyor: "Hedefteki fırında ekstra çıtır formülünü ele geçirin, susamı da unutmayın..."Sorguda soruyorlar: "Bu 'ekstra çıtır' neyin nesi, yoksa aranızdaki bir parola mı?"
Adam başını kaldırıp kuvvetle muhtemel, "Buna cevap vermeyi zül sayarım..." diyecektir.
Çünkü trend böyle!
Memlekette sıkışmışlıktan kurtulmanın yolu iki anahtar sözcükten geçiyor: Biri zül, diğeri siyasi.
Zaten "siyasi" deyince akan sular durur, konu kapanır.
İBB operasyonları dolayımında CHP'nin kendini savunma koreografisini izlerken bol bol şahit olduk işte.
Biz iyisi mi daha fazla o taraflara yelken açmayalım, konumuz lavaş çetesi.
İşin içine silah girdiğine göre, maya bazen baruttan tehlikeli demektir.
En tehlikelisi de hiç kuşkusuz mayası bozuk insandır.