Salih Tuna

Salih Tuna

El sıkmama hadisesinin finali

Giriş Tarihi:
Ahaber

EnverAysever'inizahı zor o talihsizkonuşmasına dabundan sebep tutuklanmasınada üzülmüştüm.
Fakat şaşırmamıştım, Enver'in böyle "kontrolsüz" çıkışları vardır.
Hayli zamandır tanırım, birlikte yolculuk da yaptık, birçok TV programına da çıktık.
Edebiyata ve özellikle de tiyatroya ilgisini hep takdir ettim. Üstelik FerhanŞensoy gibi birçok ortak beğenilerimiz de vardı. Bu da dostluğumuzu sürdürmemiz için yeterli olmuştu.
Siyasi görüş bakımından ortak noktamız yoktu ama pek tutarlı olmasa da "antiemperyalist duruşunu" önemserdim.
Zira bu özelliği, müstevlilerden medet uman ve ülkesini Batılılara şikâyet etmeyi marifet bilen "muhalif güruhu" hesaba katacak olursak, ilaç gibiydi.
Uzun lafın kısası, biri hariç (o dabende kalsın) Enver'in hiç falsosunu görmedim.

***

Yalçın Küçük bir defasında, TevfikFikret'i verelim Mehmet Akif'i alalımdemişti.
Bu sözden mülhem, ben de "muhalif" Enver'in karşılığında, bir düzine "yandaş" Cem Küçük'ü şak diye verirdim.
Her şeyden evvel Enver öyle kolayından yalan söyleyecek, iftira atacak biri değildir.
Ne acıdır ki her insanda olması gereken bu özellik, Küçük gibi elemanlar yüzünden artık günümüzde "erdem" katına yükseldi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de (CHP hizmet içi eğitimine fazla maruz kaldığından mıdır nedir?) yalansız bir günü geçmiyor.
Sen kalk Çekmeköy meydanında sanki elinde noter tasdikli bir hakikat belgesi varmış gibi "Bir karış yalan yazdı!" diye gürle.
Hem de güvenilirliği ile bilinen yılların gazetecisi Mahmut Övür'e.
Nedenini biliyorsunuz; Enver Aysever'in kendisine elini uzatan Ekrem İmamoğlu'na, "Benhırsızların elinisıkmam" dediğini yazdı ya, ondan.
Sevgili Mahmut'un konuyla ilgili yazısını okur okumaz, "Benim tanıdığım Enver avuruna zavuruna hiç bakmaz, dan diye bunu söyler..." demiştim. Dahası, hangi baskı altında kalırsa kalsın söylediğini de geri almaz, tevil de etmez diye düşünmüştüm.
Öyle de oldu... Hâliyle olan ÖzgürÖzel'e oldu. Yani, döndü dolaştı "yalan"dediği o ağır taş kendi ayağına düştü.

***

CHP Genel Başkanı'nın İmamoğlu'nu savunmak için ürettiği yalanı, Enver Aysever avukatı aracılığıyla "Evet, aynen öyle, hırsızın elini sıkmam dedim" şeklinde yalanlıyor.
Peki, Özgür Bey ne yapıyor?
Ne yapacak, gerçeğin duvarına bodoslama çarptığı hâlde hiç tınmıyor. Çünkü hazretin siyasi görüşüne göre gerçek, yaşanmış olan değil, "yaşanması gereken" şeydir.
İyi de adam "Elini sıkmadım..." diyor, o hâlâ "Hayır sıktın, çok da güzel sıktın..." diye ısrar ediyor.
Bu neyin kafası?
Mahmut Övür meseleyi yargıya taşıyacağını söylediğine göre bakalım miting meydanında "yalan" diye bağıran ÖzgürÖzel, mahkeme salonunda Enver'in avukatıyla göz göze geldiğinde ne diyecek?
Koskoca ana muhalefet partisi liderinin şu düştüğü hâllere bakın!..
İster misiniz İmamoğlu da Özgür Özel'i savunmak belasına, "Özgür Bey elimin sıkılmadığını söylemedi ki..." desin.
Gülüyorsunuz, ama, bunlardaki cevher kimsede yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin