Modern fuhuş mağarası

Giriş Tarihi:

Cemil Meriç, 70'li yılların başlarında yazdığı "Bu Ülke" adlı eserinde, "Hangi Avrupalı?" demişti; "Bugün bütün dünya Avrupalı değil mi?.."
Şimdi durum daha vahim!
Tüm dünya modern dijital mağaralarda; artık işin Doğu'su Batı'sı da kalmadı.
"Miskin âdemoğulları" estetik zevklerden yaşam tarzlarına kadar aynı menüye maruz.
Modern dijital mağaralarda, özellikle genç kadınların önüne, "şahane hayat" etiketli, bol filtreli ve bol pırlantalı bir menü konuldu.
Bu menüde de yazık ki yazık sadece "sahip olmak" var.
Şayet varsıl ailelerin içinde doğmadılarsa, "sahip olmak" belasına kendilerini bir metaya veya pazarlanabilir bir nesneye dönüştürüyorlar.

***

Gazetemizin dünkü haberinde, ünlü isimlere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklanan Nilay Didem Kılavuz'un İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadeyi okuyunca yıllar önce izlediğim bir İran filmini (dizi miydi yoksa?) hatırladım.
Tahran'dan Dubai'ye götürülüp fuhuş bataklığına düşürülen genç kadınları kurtarmak için düzenlenen sıra dışı bir operasyonu anlatan gerçekçi ve etkileyici bir filmdi.
Fakat Nilay Didem Kılavuz'un anlattıkları kurgu değil gerçek. Hâliyle, çok daha etkileyici.
Söz konusu fuhuş yolculuğunun içinde estetisyen ve güzellik danışmanlarının yer alması da oldukça manidar.
Anlaşılan o ki, mesele "şahane hayata" ulaşmak olduktan sonra, Tahran olmuş İstanbul olmuş fark etmiyor.
Lafın düzünü edelim:
Nerede nasıl olursa olsun yaşanan trajedi, modern dijital mağaraların icbar ettiği toplumsal histerinin sonucudur.

***

Modernizm, bireyi geleneksel bağlarından ve manevi değerlerinden koparıp özgürleştirdiğini iddia ederek "piyasa insanına" indirgedi.
Piyasa insanı için de bir mekânda "görünmek" ve o görüntüyü nakde ya da lüks bir yaşama tahvil etmek yegâne amaç hâline geldi.
Guy Debord "gösteri toplumunu" insanlar arasındaki ilişkinin imgeler üzerinden kurulması olarak tanımlamıştı.
İşbu "gösteri toplumunda" hayat yaşanmaktan ziyade izlenir. Gerçek deneyimin yerini de imaj alır. Dahası, hayat, "paylaşılabilir imaj"a göre düzenlenir.
Çokluk birbirinden kopya burunlarla arzı endam etmek de sonuç itibarıyla paylaşılır imajın gereğidir.
Uzun lafın kısası:
Modern dijital mağaralarda "seyirciye" indirgenen insanların Etiler'in loş kulüplerinden Dubai'nin yapay vahalarına uzanan "şahane hayat" yolculuğu, aslında bir yok oluş hikâyesidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin