Maduro'nun esir alınma şekli, her şeyden evvel bozgunculuğun, işbirlikçiliğin ve beşinci kol faaliyetinin bir ülkenin bağımsızlığı/ bekası için ne denli büyük bir tehlike olduğunu ortaya koydu.
Zira...
Venezuela Devlet Başkanı ve eşi "içeridekiler" tarafından adeta paket hâline getirilmiş,
Trump'ın adamlarına da gidip almak kalmıştır.
Gerisi, psikolojik savaş mizanseninden ibarettir.
Kime karşı mı?
ABD emperyalizmine boyun eğmeme iradesini gösteren veya gösterme potansiyeline sahip olan her devlete karşı elbette.
Lakin, olanca mizansene rağmen
Venezuela'da ABD'nin beklediği "başkalaşım" gerçekleşmemiştir.
Hülasa, Venezuela seçilen yeni Başkan Vekili
Rodriguez ile ayakta olduğunu göstermiştir.
***
ABD'nin Venezuela'ya tecavüz ederek Maduro'yu esir alması üzerine; Türkiye'deki kimi liberal görüşleriyle bilinen yazarlarla birlikte muhafazakâr çevrelerde yerleştirilmiş kimi küçük-büyük etki ajanları, her zamanki gibi güce tapan cibilliyetlerinin gereğini yapmışlardır.
Tavırları, merhum
Nihat Genç'in "Amerikan Köpekleri" eserinde tarif ettiği; aynı toprağın suyunu içip milli onuru dalgaya alan o köksüz zihniyetin tezahürüdür.
O kadar ki...
Bizzat ABD medyasının bir kısmı bile bu operasyonu eleştirip "narko-terör" iddialarını gülünç bulurken, bizdeki bu "elemanlar" emperyalist haydutluğun gönüllü avukatlığına soyunmuştur.
Frantz Fanon'un betimlediği, efendisine öykünen o "yerli işbirlikçi" tipi tastamam budur.
***
Washington'un Venezuela haydutluğu; Kolombiya, Küba ve Meksika gibi ülkelerdeki zaten var olan direnç damarını konsolide etmiştir.
Eduardo Galeano'nun "Latin Amerika'nın Kesik Damarları" eserinde anlattığı o tarihsel sömürü döngüsü, bugün yerini bilinçli bir meydan okumaya bırakmaktadır.
Mesela, Kolombiya lideri
Gustavo Petro'nun, olası bir ABD saldırısında halkın
birer "jaguar"a dönüşeceği uyarısı
bunun göstergesidir.
Dikkat isterim:
Washington'un tehdit ettiği ülkelerin ortak paydası, Gazze'deki soykırıma sessiz kalmamalarıdır.
Ki bu onurlu duruşları; küresel zorbalığa karşı hem kendi topraklarında hem de mazlum halkların yanında saf tutan sarsılmaz bir bağımsızlık ruhunun sonucudur.