SALİH TUNA

O mantıksız, sen de ahlaksızsın

CHP'nin İBB Başkanı, HDP için "6 milyon oy almış partiye terörist gözüyle bakarsanız bunun karşısındayım..." demiş.
Meselemiz, İBB Başkanı değil. Öyle olsa "Sabah akşam seçmene 'oynamak' yerine, birazcık da belediyecilik yapsan; kaç yıl geçti sadra şifa tek bir icraatın yok..." derdik.
Meselemiz mantık.
İBB Başkanı'nın lakırdısına dönecek olursak... Her şeyden evvel HDP'ye terörist diyen yok. PKK'yla iltisak ve irtibatı sorgulanıyor. Yani, mahut terör örgütüne "mesafe koymaması" eleştiriliyor.
HDP'ye verilen oyun miktarı bu "iddiaları" çürütmez. Terör örgütüyle iltisak ve irtibatının olmadığının kanıtlanması gerekir.
"İddia" dememe bakmayın. Maksadım lafın dümenini şu soruya çevirmekti: İBB Başkanı, "İddia makamı iddiasını kanıtlamakla mükelleftir" şeklindeki hukuki bir gerekçe yerine neden seçmen sayısını dile getiriyor?
Çünkü HDP'nin varlığı, hatta varlık sebebi söz konusu "iddiaların" kanıtı mesabesindedir.
Haliyle İBB Başkanı da o çok bildik teraneyi terennüm ederek 6 milyon seçmen üzerinden "hükmünü" veriyor.
Fakat bu mantıktan hareket edecek olursa Öcalan konusunda da aynı hükmü vermesi gerekir. "Biji Serok Apo" diyenlerin sayısı da 6 milyondan az değil.
İBB Başkanı aynı mantıkla "Öcalan'a terörist gözüyle bakarsanız bunun karşısındayım" demek zorundadır.
Sayın İBB Başkanı'na dostane bir şekilde şuncağızı hatırlatmak isterim:
Fazla "uyanıklık" mantık sorununu kapatmaya yetmez. Tam aksine, mantıksızlığın yanı sıra ahlak sorununa da neden olur.

***

Adalet her şeyi yerli yerine oturtmaktır. Seçmen üzerinden terör aklanamayacağı gibi demokrasi ve hukuk üzerinden de seçmen iradesi "hafife" alınamaz.
Gezi kalkışması döneminde "Her şey sandık değildir" veya "Hitler de seçimle geldi" mavalını çok dinledik.
Bu mantıktan hareketle "Her şey hukuk değildir" denilecek mi? Öyle ya FETÖ de Fetullah'ın "teknik nakavt" tesmiye ettiği teknikle yargıyı ele geçirmişti.
Savcı, hâkim, polis hatta avukatına kadar "sistemi" kontrol etmişler, örneğin, marangoz imamdan aldıkları direktifle hüküm veren hâkimlerin yer aldığı "yargı düzeneğine" memleketteki bilumum Taha Akyolgiller "Hukukun üstünlüğü, evrensel hukuk" demişlerdi.
"FETÖ hukukla yerleşti" diye "Boş verin hukuku" diyemeyiz değil mi?
Şunu diyebiliriz ama: Türkiye'de yargıyı FETÖ tasallutundan sandık kurtarmıştır. Şayet Sayın Erdoğan o kısık sesle o seçimi kazanmasaydı Türkiye'yi (15 Temmuz öncesinde) ele geçirmiş olacaklardı.

***

Dedim ya meselemiz mantık. En büyük mantıksızlık da FETÖ'ye tavır konusunda.
Mesela, biri "FETÖ'nün neden umudu haline geldin, neden birlikte hareket ediyorsun?" diyor, öteki "Sen de vaktiyle onlarla birlikteydin" şeklinde cevap veriyor.
Daha önce söylemiştim, yineleyeyim: Biri sana yanlış yoldasın dediğinde, "Sen de vaktiyle yanlış yoldaydın" karşılığını vermekle muhatabının artık doğru yolda olduğunu ikrar etmekle kalmıyorsun, aynı zamanda kendinin de yanlış yolda olduğunu itiraf etmiş oluyorsun. Yani, kendi kendini ele veriyorsun haberin yok.
Bir de ahlaksızlar var. Vaktiyle naçizane bir "uyarımızı" çarpıtarak bizi linç etme yarışına girenlere bakıyorum da bir kokainmanın üzerinden ne laflar ediyorlar. Şu kadarını söyleyerek bu parantezi kapatayım: Hırsızlık, yolsuzluk, yalan, iftira ve kumpas gibi ahlaksızlıklar, kokain çekmekten daha masum değildir.
Bir kısım muhterem de İstanbul Sözleşmesi üzerinden kıyametleri kopartmış, "muhafazakâr mahalle" ile Başkan Erdoğan arasındaki gönül köprülerini berhava etmek için sağda solda "Erdoğan aile yapımızı yıkıyor!" diyecek kadar tozutmuşlardı.
Sayın Erdoğan, İstanbul Sözleşmesi'ni iptal ettiği günden beri malum çevreler demediğini bırakmıyor, bu muhteremler Aydınlık gazetesinden Utku Reyhan kadar bile tepki göstermiyorlar.
Şu hale bakın: Muhteremlerin "muhafazakâr mahalledeki" ifsat görevleri bitmiş de sıra malum çevrelerin "seküler mahalledeki" çalışmasına gelmiş gibi.
Erdoğan düşmanlığında sanki dersin malum çevreyle vardiyalı çalışıyorlar.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.