Osman İmece

Osman İmece

Yeşili korumak vatanı korumaktır!

Giriş Tarihi:

Ormanlar yanıyor ama sadece ağaçlar değil...

Yaz mevsimi geldiğinde Türkiye'de artık sadece sıcaklar değil, endişe de bir hayli artıyor.

Çünkü ne yazık ki ülkemiz, her yıl daha sık ve daha yıkıcı orman yangınlarıyla karşı karşıya kalmaya başladı.

Oysa ormanlarımız, sadece yeşil alan değil; milletimizin geleceği, çocuklarımızın nefesidir.

Geçtiğimiz yıllarda, özellikle 2021 yazında yaşadığımız büyük yangın felaketi hâlâ hafızalarda taze Manavgat, Marmaris, Bodrum...

Günlerce süren yangınlar yalnızca ağaçları değil, içinde yaşayan binlerce canlının da telef olmasına sebep oldu. Hepimizi derinden üzdü.

Evler boşaltıldı, insanlar büyük bir felaketi göğüslemek zorunda kaldı.

Bu acıyı yaşayan vatandaşlarımızın birçoğu, ormanın ne demek olduğunu o gün bir kez daha anladı.

Peki bu yangınlar neden çıkıyor?

Uzmanlara göre Türkiye'de çıkan orman yangınlarının büyük kısmı insan kaynaklı.

Anız yakmak, ormanda söndürülmeden bırakılan piknik ateşleri,

yol kenarına atılan sigaralar,

enerji nakil hatlarındaki kıvılcımlar ve ihmaller...

Bazı yangınlarınsa sabotaj ihtimali hala araştırılıyor.

Yani ormanlarımızı en çok tehdit eden, yine insanın kendisi.

Bir ağacın büyümesi yıllar alıyor ama bir kıvılcımla dakikalar içinde kül olabiliyor.

Ormanlar bizim geleceğimiz. Her ne olursa olsun sahip çıkmamız elzem.

Kendi canımız gibi görmeliyiz o ağaçları.

O ağaçların gölgesinde yaşayan kaplumbağalardan, dallarında yuvalanan kuşlara kadar tüm canlılar yok oluyor.

Gözümüzün önünde, o masum canlıların çığlıklarını duyuyoruz.

Her yangın, sadece ağaç kaybı değil; aynı zamanda doğanın dengesine vurulan büyük bir darbedir de!

2025 yazında da bu tablo maalesef hiç iç açıcı değil.

Meteoroloji verilerine göre Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve Ege bölgeleri yüksek sıcaklık, düşük nem ve şiddetli rüzgar sebebi ile yangın riski taşıyor.

Uzmanlar, önümüzdeki günlerde daha da dikkatli olunması gerektiğini söylüyor.

Bu noktada hepimize önemli görevler düşüyor.

Devletimiz, Orman Genel Müdürlüğü'nün koordinasyonuyla hem yangınlara müdahaleyi güçlendiriyor hem de önleyici adımlar atıyor.

Yerli ve milli hava filolarımız, insansız hava araçlarımız devriye uçuşları yapıyor.

Gönüllü yangın ekipleri kuruluyor, erken uyarı sistemleri geliştiriliyor.

Ancak vatandaş olarak bizlerin de bilinçli olması şart.

Çünkü bir izmarit, bir mangal, bir ihmal, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açıyor.

Karabük ve Bursa'da çok büyük hasara yol açtı da. O ormanlar kim bilir kaç yılda eski halini alabilecek.

Orman demek, vatan demektir.

Orman demek, nefes demektir.

Bu topraklar nasıl ki şehitlerimizin kanıyla sulandıysa, ormanlarımız da bu milletin ortak emaneti olarak korunmayı hak ediyor.

Hep birlikte daha dikkatli olmalıyız, gerekirse bir süre ormanlık alanlarda piknik yapmayalım.

Ölmeyiz ya!

Bu felaketlerin önüne birlikte geçebiliriz.

İşte bu sebeple her zamankinden fazla duyarlı olmamız gerekiyor.

Bir fidan kolay kolay yetişmiyor.

Unutmayalım ki bir ormanı korumak, bir ülkenin geleceğini korumaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin