Okan Müderrisoğlu
Okan Müderrisoğlu

Bugün de “Kimsesizlerin kimsesi olmak!”

CUMHURİYETİMİZİN 103. yılı kutlu olsun. Cumhuriyet; farklılıklarımızı zenginliğe dönüştüren "en sağlam ortak paydamız" ve bizi bir arada tutan"ebedi çatımızdır." Bu köklü çatının altında her birimiz eşit, özgür ve geleceğe umutla bakan bir milletin fertleriyiz...
Tarih, 1 Kasım 1928, TBMM'nin açılış konuşması... Ve meşhur söz:
"Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir."
Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in sosyal adalet ilkesini en çarpıcı biçimde özetleyen bu tespitini, esasen bir takdir mesajı bağlamında kullanmıştır. Hükümetin; depremzedelere, yoksullara ve kimsesiz çocuklara yönelik yardımlarının başarısını överken Cumhuriyet'in; kimsesizlerin kimsesi olduğunu ispat eden neticelerden duyduğu memnuniyeti dile getirmiştir.
Yine Atatürk, "Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır" derken, yurt sevgisinin sadece hamaset ve slogandan ibaret olmadığını "üretime, emeğe ve ülkeye sunulan faydaya dayanan" bir yaşam biçimini temsil ettiğini vurgulamıştır.
"Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında", çağın kaotik gerçekleri karşısında kuruluş felsefesini geleceğe taşımayı hedefleyen bir büyük mücadelenin içindeyiz.
Alın 1928'in hassas gündem başlıklarından ikisini, getirin bugüne...
Depremzedeler... Emekliler, dar ve sabit gelirliler...
Yani, toplumun hali hazırdaki dezavantajlı, geçim şartları itibariyle kırılgan kesimleri için yapılanlar, yapılması plânlanan düzenlemeler.
11 ili sarsan, 14 milyon nüfusu derinden etkileyen 6 Şubat (2023) depremlerinin üzerinden 2 yıl geçmeden 455 bin bağımsız bölümün inşası ve hak sahiplerine teslimi... Gerçekten büyük başarı.
Şimdi, deprem harcamalarının büyük ölçüde tamamlandığı dikkate alınarak, bütçede oluşan mali alanın emekli vatandaşların ekonomik şartlarının düzeltilmesi için kullanılması söz konusu. "Neden emekliler?" sorusunun cevabı AK Parti'nin, daha çok Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın çalışma tarzıyla doğrudan bağlantılı. Cumhurbaşkanı; halkın nabzının düzenli olarak tutulması için anketler yaptırdığı gibi, teşkilatlardan ve milletvekillerine gelen değerlendirmelerin harmanlamasına öteden beri büyük önem verdi. Siyasi kararlarını alırken bu bilgi setini kullandı. Böylece; "sorunlar, öncelikler ve çözümler" konusunda doğru ve etkili reçeteler uygulanması mümkün oldu.
Geldiğimiz aşamada gerek enflasyonun aşındırıcı etkisi gerekse pandemi dönemi ve artçı şokları özellikle emeklilerin geçim koşulları ile satın alma gücü bakımından ilave tedbirler alınmasını zorunlu kılıyor. Nitekim, saha çalışmaları da emeklilerin sosyo-ekonomik durumunun mutlaka ele alınması gerektiğini gösteriyor!
Elbette üzerinde durulan formüllerin bütçe sınırları içinde ama ödenek tavanları zorlanarak hayata geçirilebilecek yönleri var. Burada, mutlak memnuniyetten ziyade, "emeklinin yaşı, çalışma durumu ve mali yeterliliği" göz önüne alınarak kategoriler dahilinde atılacak adımlardan bahsediyoruz.
Bir defa şunun altını çizelim! Emekliler için her hal ve şartta enflasyona ezdirmeme politikası dün olduğu gibi bugün de yarın da geçerliliğini koruyor. Şimdi bunun üstüne "refah payı" eklenmesi de düşünülüyor. Açıklanacak paket; "hem gelir artışı hem de emekli harcamalarının bir kısmının devlet tarafından üstlenilmesi" biçiminde okunabilir. Örneğin, 65 yaş (veya 60) üstü emeklilere enflasyon farkıyla birlikte ekstra refah payı ödenirken, emekli çalışan konumda olanlar için enflasyona ilave olarak ekonomik büyüme oranınca aylık artışı verilebilir. Veya en düşük emekli aylığının, bir çizgi çekilerek yeni tabana oturtulması ve üzerine iyileştirmeler yapılması da masadaki alternatiflerden biri olabilir. Emeklilerin, "doğalgaz, elektrik" gibi sabit ödemelerinin de illere göre belirlenecek kategori içinde belli tüketim miktarlarına kadar sosyal yardım bütçesinden karşılanması da sağlanabilir.
Demem o ki...
Cumhuriyet'in, "Kimsesizlerin, kimsesi olması" ideali bugün de geçerli.
Ama bugünü özellikli kılan özgün husus ise "Kimsesizlerin hilâfına tezgâhlanan fahiş ve haksız kazançların geri alınması meselesi!" Hak sahiplerine hakkı ne kadar verilebilirse gelecek öngörüsü o kadar umut vadeder!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin