Okan Müderrisoğlu
Okan Müderrisoğlu

Türkiye Dijital İçerik Uzlaşması

Sosyal medya âleminde oyun kurucular o kadar esnek ve hızlı hareket ediyorlar ki... Biz daha Türkiye'de milli medya ve sürdürülebilirliği adına nasıl bir hukuki çerçeve çizeceğimizi düşünürken, dijital merkezler yeni kararlar alıyorlar. Bu konuyu biraz sonra detaylandıracağım. Ancak asli meselemiz, yerli medyanın geleceği için telif hakkı ve reklam pastasının düzenlemesiyle ilgili.
Tablomuz sadeleştirilmiş haliyle şöyle:
1- Milli/Yerli Medya 2- Gazeteci/ Televizyoncu 3- Haber/Özgün İçerik 4- Google Araması 5- Facebook-Youtube- Instagram-X Hesabı 6- Kullanıcı 7- Reklâm 8- Algoritma/Veri 9- Müşteri Hedefleme 10- Reklâm Geliri...
Bu zincirin halkaları birbirine şöyle bağlanıyor:
1- Gazete haber yayımlıyor 2- Google araması yapılıyor 3- Arama Motoru bir sonuç üretiyor 4- Kullanıcılara, ilgi alanlarına göre özelleştirilmiş içerik sunuluyor 5- Google tarafından haber/içerik akışına seçilenler, milyonlarca mobil kullanıcıya ulaştırılıyor 6- İçerik, Youtube kısa videosuna dönüştürülüyor 7- Instagram/Facebook'ta paylaşılıyor 8- Tik Tok'ta yeniden/yenilenerek kullanılıyor 9- Tüm bu süreçler yapay zekâ sistemlerince kodlanıyor. 10- Kullanıcı davranışı, tercihleri, ekran süresi vb. çıktılar, firmalara pazarlanıyor ve reklâm geliri trafiği sosyal medya ağlarına yöneliyor!
Burada temel soru şu:
"Sosyal medya platformu, asli içerik üreticisinin ekonomik değerini kullanarak ne kadar reklâm geliri sağlıyor ve bu hasılatı paylaşıyor mu?"
Yani... Yerli medyanın öz değeri olan haber/fotoğraf/video/grafik, info-grafik dijital ticari hizmetlerde kullanılıyorsa burada bir "lisans bedeli ödenmesi"gerekiyor.
Sosyal medya tekelleri, 1- İçeriği bedelsiz alıp, şekillendiriyor 2- İçeriğin trafiğini kontrol ediyor 3- Algoritmayı gizli bilgi olarak elinde tutuyor 4- Reklâm ölçümü yapıyor 5- Reklâmı satıyor!
Peki, "Başlangıç noktası ne olabilir?"
Yasal çerçeve çizilinceye kadar, hatta o yasaya esas olmak üzere, "Türkiye Dijital İçerik Mutabakatı" hazırlanıp, sosyal medya şirketleri görüşmeye davet edilebilir. Burada "kazan/kazan ilkesi" esas alınabilir. Sosyal medya platformlarına, yararlandıkları özgün içeriklerin sürdürülebilirliğinin önemi anlatılabilir.
Elbette kolay değil. Ellerindeki maddi gücü ve yazılım tekelini kaybetmek istemeyecek, belki de masaya bile gelmekten imtina edeceklerdir. Ama ne olursa olsun... Er ya da geç bir yerden başlamak ve bir noktaya gelmek kaçınılmaz olacaktır! Ki dünya örnekleri de (AB, Avustralya, Kanada, Fransa, İtalya) bunu teyit etmektedir.
Böylece...
1- Türkiye'deki özel haber ve orijinal içerik üreticileriyle ticari lisans anlaşması yapılması 2- Ölçeğine göre büyüklerle yerel yayıncılara dönük ödeme programları oluşturulması 3- İçerik kullanımının ekonomik değerinin hesaplanabilmesi için doğru veriler sağlanması, 4- Platformların ölçüm metodolojisinin bağımsız denetime açılması 5- Ve yapay zekâ sistemlerinde kullanılan Türkiye kaynaklı içerikler için ayrı bir mekanizma kurulması müzakere edilebilir.

***

Yazımızı, en baştaki konuya değinerek noktalayalım.
1- Sosyal medya platformları bundan böyle, sadece özgün içerikleri skorlayacak. 2- Başka platformlardan kopyalanan haber/video ve benzerini dikkate almayacak. 3- Anonim veya rutin diye tanımladığı içerikleri ödeme plânına dahil etmeyecek.
Eskiden gösterim veya yanıt sayısını önemseyen sosyal ağlar; yalan haberlerin yayılmasına, sansasyonel tartışmalara yol açıyor veya alet oluyordu. Bu durum A (+) ratingle reklâm veren kurumsal firmalarda itibar kaybı endişesi yaratıyordu. Şimdi, bilgi kirliliğinin temizlenmesi ve kalitesizliğin ayıklanması suretiyle büyük markaların ve reklâm verenlerin yeniden ve yoğun şekilde platformlarla buluşması öngörülüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin