Okan Müderrisoğlu
Okan Müderrisoğlu

‘Güvenli şehir’ Mekke’ye tarihi misyon

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında dün imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" çok yönlü değerlendirmeyi hak eden stratejik bir belge özelliğinde…
İçerik analizine girmeden önce, inancımıza göre bir değerlendirme yapalım…
Biz Müslümanlar için Mekke ve çevresi yani "Harem" her türlü şiddetin, kan dökmenin ve çatışmanın yasak olduğu mutlak güvenli bölgenin adıdır. Üçlü anlaşmanın Mekke'de imzalanması, bu manevi zırhı ve barış idealini sembolize etmektedir.
Mekke, İslâm'da "Emin Belde" yani "Güvenli Şehir" olarak bilinir. Kentin bu özgün dokusu, orada yapılan anlaşmalara da hakiki manada güvenlik ve barış misyonu yükler.
Ve nihayet… Tüm Müslümanların namaz kılarken aynı yöne, Kıble'ye dönmesi misali bu anlaşma da tüm tarafların yönünü savaştan barışa çevirme iradesini de simgelemektedir.

***

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, anlaşmanın mürekkebi kurumadan yaptığı açıklama çok önemlidir. Erdoğan, "Anlaşma, hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır" demiştir. Bu sağduyulu ve kapsayıcı beyana rağmen maalesef İran'dan, (Türkiye'yi zikretmese de) üçlü mutabakatı hedef alan çatlak sesler yükselmiştir. Örneğin, şu ifade bir kenara not edilmelidir:
"…Suudiler şunu bilmelidir ki Türkiye ve Pakistan ile kâğıt üzerinde bir anlaşma tesis etmeleri, onlara güvenlik getirmeyecek, tıpkı yıllarca Amerikalılara tek taraflı olarak sırtlarını dayamalarının onlara güvenlik getirmediği gibi… Politikalarınızı reforme edin ki başkalarından güvenlik dilenmek zorunda kalmayasınız!"

***

Mekke Ortak Savunma Anlaşması bağlamında şu hususların altını çizmekte fayda var…
Bölgesel ve küresel barışı amaçlayan tamamen savunma odaklı bir işbirliğidir.
Artan uluslararası güvenlik tehditlerine karşı, bölgesel sahiplenme ilkesini temel almaktadır.
Bu mutabakat, bölgesel istikrarı odaklayan "Terörsüz Bölge" hedefine de katkı sağlayacak bir adımdır.
"Üç devletten herhangi birine yönelen saldırının, hepsine yönelik saldırı olarak kabul edileceği" vurgusu sadece kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Ayrıca…
Türkiye'nin bizzat katıldığı bu anlaşma İslam dünyası için de teminattır.
Giderek çetrefilleşen küresel güvenlik riskleri karşısında Türkiye, öteden beri taraf olduğu ittifaklara halel gelmeyecek şekilde işbirliği zeminini genişletmektedir.
Ve en önemlisi…
Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krizde görevlendirileceği anlamına da gelmeyecektir. Taraf ülkelerden birine saldırı olması durumunda öncelikle istişare mekanizması işletilecek, kuvvet kullanımından önceki seçenekler değerlendirilecek, asker gönderme durumunda ise Anayasamızdaki hükmümler esas alınacaktır.

***

Bu vesile ile…
Dolaylı yoldan caydırıcı etkisi olacak bir detay daha söz konusu…
Pakistan, İslâm dünyasının nükleer güce sahip tek ülkesi. Bu durum, Türkiye'ye veya Suudi Arabistan'a saldırmayı düşünen potansiyel bir düşmanın, nükleer kapasiteye sahip bir devleti (Pakistan'ı da) karşısına alması sonucunu doğuracaktır. Askeri analistler, resmi bir anlaşma maddesi olmasa bile Mekke Anlaşması'nı, psikolojik ve stratejik düzeyde "nükleer kalkan" olarak da yorumlanmaktadır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin