Okan Müderrisoğlu

Okan Müderrisoğlu

Yumuşak hareketlenmeden sert karşılaşmaya giden hat!

Giriş Tarihi:

Süreç, başından itibaren hassastı. Şimdi, çok daha hassas bir döneme girildi. Bizler öngörüyorduk ki Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun iradesiyle fikren çatışma içinde olan, etnik milliyetçiliği meslek edinmiş aktörlerin, Kandil'deki dirençli odakların bir arka plânı mevcuttu. Onlar, "Kandil'de,Sincar'da dükkânı kapatsak bileRojava'da (kuzeydoğu Suriye'de)açarız" oyununa yatırım yapmıştı. Lâkin sahadaki son gelişmeler, terör örgütündeki o aklın paralize olduğunu, büyük bir travma yaşandığını teyit ediyor. Öfke nöbetiyle şekillenen bu tepkinin, "aldatılmışlık duygusu" ile pekiştiği de bir gerçek.
Buradaki mesele iki yönlü seyrediyor. Üstelik, Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge çabasının geleceğini doğrudan ilgilendiriyor, hatta tehlike unsurlarını da bünyesinde barındırıyor!
Birincisi... Resmî açıklamada lağvedilmiş olsa da zihni kodlarda yaşatılan PKK'nın bölünmesi riski! Yani, Kandil'in bir çılgınlık yapması, İmralı'dan fiilen kopması ve örgüt içindeki fraksiyonların, süreci baltalayacak eylemlere yol vermesi. Ama ardından "Bunlar kontrol dışı güçler (!), bizimleilgisi yok" bahanesine sarılması olasılığı.
İkincisi... Kürt kökenli vatandaşlarda "duygusal kopuş yaşanması" ihtimali. Yenilmişlik, ezilmişlik hissi üzerinden kurgulanan her türden psikolojik harekât operasyonunun devreye girmesi! İşte bu noktada, siyasetçiden medyaya kadar uzanan zincirde yer alan, sorumluluk bilinciyle temayüz etmiş isimlerin kullandığı dile dikkat etmesi, tahrikkâr ve tahripkâr söylemlere geçit vermemesi çok önemli. Ardından, TBMM'deki komisyon raporunun yayımlanması ile birlikte "Terörsüz Türkiye" tanımını aşan, yeni dönemi izah ve ifade eden kapsayıcı, barışçıl bir başka tanım bulunması.

***

Şimdi size, dün paylaşılan birmetinden kısa kesit sunmak istiyorum... Buradan konuyu, kritik stratejik kavşağa girilirken yaşanması muhtemel savrulmaya da getireceğim.
"ABD'den, AB'den, BirleşikKrallık'tan, Arap Birliği'nden,BM'den derhâl aşağıdaki adımlarıatmalarını talep ediyoruz!.."
Demografik yapıyı değiştirmeyi hedefalan suç ve uygulamaların hızla soruşturulması!??
Haseke, Kamışlı ve Kobani başta olmaküzere çatışma bölgelerinde sivillerin korunması. (YPG'li silahlı unsurlar değil de siviller vurgusu kullanılmasını not etmek gerek!)
Gıda kıtlığı, kritik tıbbi malzeme eksikliği ve önlenebilir çocuk ölümlerine önlem alınması vs. vs.
Küresel güçlerden medet uman, 10 Mart Mutabakatı'na ve kaçırılan fırsata değinmeyen, "Tek Suriye-Tek Ordu" ilkesini ağzına bile almayan... Buna karşın; resmi kimlik sahibi yapılan, siyasi ve idari katılma hakları güvenceye alınan Suriye Kürtlerinin kazanımlarından asla bahsetmeyen bu kafa, Türkiye içinde de halâ faal ve alternatif arayışlar içinde! Bu arayışın güncel versiyonu da denenmekte.
1- Düşük yoğunluklu sembolikeylem. 2- Duygusal radikalleşme. 3- Çatışma!
Burada ana amaç, "mağduriyet iddiasıüzerinden kimlik duygusunun özelliklekeskinleştirilmesi! Gerektiğinde -sözde- güçgösterisi adına "sokak gerilimi üretilmesi,kamu düzeninin bozulması!"

***

Bu veriler ve gelecek okuması ışığında, Ankara'da peş peşe gelen iki hamleye de değinmemiz lâzım.
1- Meclis Komisyonu'nu temsilen İmralı'ya giden vekillerin temaslarına ilişkin 16 sayfalık notun yayınlanması.
2- MHP Genel Başkanı DevletBahçeli'nin, İmralı'nın gönderdiği hediyekilimi, kamuoyu ile fotoğrafı ve isimlendirdiğişekliyle paylaşması.
Bu gelişmelerin, İmralı'yı denklem dışında bırakmak isteyen Kandil patentli figürlere mesaj olduğu tahmin edilebilir. Bunun yanı sıra İmralı'daki şaşkınlık/kızgınlık karışımı havayı yönetmekle ilgili olduğu da düşünülebilir.
Netice... Somut örnekler gösteriyor kiAnkara, İmralı ile süreç yönetimindenvazgeçmiş değil!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin