Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge mücadelesi, öngörüldüğü gibi büyük sınamalardan geçiyor. Süreç hem yurt içinden hem de yurt dışından kontra ataklarla karşı karşıya! Yurt içinden ele alındığında…
Terörsüz Türkiye çabasının İmralı ile başlatılıp, yürütülmesine karşı çıkan grupların yanında doğrudan süreci zehirlemek isteyen aktörlerin varlığa da bir gerçek!
Cumhurbaşkanı TayyipErdoğan'ın, "etki ajanları" olaraknitelendirdiği sivil görünümlü esasındadış güdümlü kişi ve kuruluşları bu kapsamdadeğerlendirmek mümkün. HattaDEM Partili kimi siyasilerin -bu sıralarsıkça dile getirdiği- MHP lideri DevletBahçeli'nin deyişiyle "maksimalistölçekteki taleplerini" de aynı zincirinhalkaları arasında not etmek gerek.
Büyük zihni dönüşümü ve yüksek toplumsal rızayı zorunlu kılan, oldukça hassas bir aşamaya girilirken, milletin temiz duygularıyla oynayanları, siyasal sinir uçlarında enfeksiyona yol açanları tek tek deşifre etmenin zamanının geldiğini de söyleyebiliriz.
Daha bugünden… "İki milletlikurucu anayasa veya İmralı'dakineözgürlük" türü söylemlerin, sıcaksürece "stratejik düşük yaptırmariski" ortada iken inadına inadına bubaşlıklara yüklenilmesini masum taleplerolarak yorumlamak "siyasal saflıkolur!" Yurt dışı faktörler masaya yatırıldığındaise… "İsrail'in teşvik ettiği istikrarsızlık,Kandil'deki zikzak, Suriye-SDG'deki sinsi hesaplar" ile farklıülkelerin istihbarat servislerinin oyunlarıkarşımıza çıkmakta…
İmralı, "PKK terör örgütünü feshettirmeve silah bıraktırma" emrivermiş, ilk adımlar atılmış, TBMM'dekurulan komisyondan milletvekilleri bizzatkendisi ile yüz yüze görüşmüşken,Kandil'deki unsurların durup dururkenaktive olmasını, birtakım şartlar ileri sürecekkadar küstah beyanatlar vermesinitesadüf eseri göremeyiz! Elbette, tesirialtında kaldıkları servislerin vaatleri ilesürece direnen Kandil baronlarının kısavadeli çıkarları örtüşebilir. İmralı'nın,süreçte tüm ağırlığıyla etkin rol oynadığıbu dönemde, onun direktiflerini uygulargibi yapan KCK türevi isimlerin, alternatifoyunculuğa soyunması tabii ki tolereedilemez. Bunların en az yüzde 30'unun,silahtan arınmaya karşı çıktığını, tabeladeğiştirerek örgüt kimliğini muhtelif adlarlasürdürmeye meyilli olduğunu da aslaunutamayız!
Bu karmaşık dış ayağa, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ni, bilhassa MesudBarzani ve aşiretini de eklemekte de artık sakınca yok. Terörsüz Türkiye'yi desteklercesine mesajlar verirken, Terörsüz Bölge idealinde, çevre ülkelerdeki tüm Kürt nüfusu, nüfuzu altına almaya çalışan Barzani kurgusu doğru okunmak durumunda. ABD himayesinde, Erbil'de kurduğu sahte cenneti, örnek yönetim olarak ihraç etmeye hevesli Barzani ailesinin özünde, İmralı-Kandil-SDG eksenini aşan hâkim güce erişme hırsını da hafife alamayız. Sözün özü…
Bugünü ve bir sonraki adımı beklemeliyiz…
TBMM'deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun, İmralı ziyareti ile ilgili bilgilendirmesi kritik eşikte durmakta.
Komisyonun hazırlayacağı rapor ve paylaşacağı öneriler dizisi ise "milli hazmetmekapasitesi" bakımından yeniden ve kapsamlı durum değerlendirmesi yapılmasını da güncel ihtiyaç haline getirmekte.
Sürecin devamlılığından kuşku duyulmasa da süreç yönetiminin sağlığı bakımından 14 aylık bilançoyu ve sonrasını görmek her açıdan milletin menfaatine olacaktır.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.