Nihat Hatipoğlu

Nihat Hatipoğlu

Gönüllerin tabibine geldik

Giriş Tarihi:

Her hastalığın bir ilacı vardır. İllaki teşhisi koyacak iyi bir tabip lazım. Doğru doktoru bulamazsanız tedavi de olamazsınız.
Şimdi Medine zamanı. Hastalıklarımızın tabibine geldik. Dokunsun istedik yüreğimize. Sadece bir ben değil, milyonlarca ben, bende olmaya geldik. Rabb'e kul, sevgiliye ümmet olmaya geldik. Gönüllerin tabibine geldik. Özlemişiz... Dokunmaya geldik. Elimizden tutsun diye ricaya geldik. Hâlimizden ar edip özrü paylaşmaya geldik. Kapısından kovar mı bilmem ama halkaya tutunmaya geldik.

ESİRGEME KEREMİNDEN
Serseri bir kurşuna kurban olduğumuz günden bu yana kâh oraya, kâh buraya savrulduk. Şimdi yaramızı sararsın diye dergâhına geldik.
Bilirim, dokunduğun haristanlar, baharistana döner. Ondan dolayıdır ki cesaretlenip kilometreler aştık. Huzuruna vardık.
Sen ki efendim, Ahmed-i Mahmud-i Muhtar'sın efendim. Cümle enbiyanın, asfiyanın mahşerde sığınağısın efendim. Bir fakir nasıl dilenirse kerim kapıda, işte öylece dilenmeye geldik. Bir nazar etsen diye mevsimlerdir beklemedeyiz. Esirgeme kereminden, kurbanın olduğum.
Tanımam sizi desen mahşerde, hakkın olsa da etme efendim.

Ümmete dargınsındır, bilirim. Yakın yoldaşların gibi olamadık, farkındayız. Ama onların başında sen vardın, hayranın olduğum. İşte biz bize kaldık. Serapa daldık, hülyaya uyandık. İnkisarda bırakma sultanım.
Mahşerde şefaatini umarız. Hicap duymadan talep etmeye geldik. Biliriz, bir nazarın bin ateş söndürür. Hayrete gerek yoktur; kararı veren kararı vermiş. Tecellisini ummaya geldik.

ÖKSÜZ BIRAKMA BİZİ
Ey Fatıma'nın babası, Kuran'ın tebliğcisi, ins ve cinin peygamberi, mahşerin hatibi, son peygamber, son resul, Medine'nin sakini, Yeşil Kubbe'nin misafiri, Medine'nin ev sahibi, Cebrail'in yoldaşı; kerem et. Yetim ve öksüz bırakma bizi. Elini uzat. Uzak olsa da keremini hak etmeye, bin derde deva olan gülümsemenden bir bakışı esirgeme bizden.


CÖMERT GÖNÜLLER NEREDE?
ESKİDEN din tebliğ edenler kerem ve hikmet sahibiydiler. Sözlerinin bir derinliği vardı. Hikmet damlaları gibi gönül temizlerdi. Şimdi iş, Kuran'dan birkaç ayet öğrenmiş, oradan dünyaya meydan okuyan kişilerle dolmuş durumda. İzlenme pahasına her kutsalı didikleyen insanlar ortalıkta geziyor. Sözler bol... Temel kaynaklardan, özden uzak; istediğini cennet veya cehenneme biletle mücazata (cezalandırma) veya mükâfata yetkili olduğunu iddia eden kişiler ortalıkta. Onların insafına kalsa ümmetin yüzde doksanı dinden çıkmış. Cennet zaten onların tekelinde. Çoktan ümmet-i merhumeye dönmüş gibiyiz. Diller sert, katı. Tolerans sıfır. Empati yok. Biri bir hata işlese de küfre postalasak! Kafa ve zihniyet bu. Manzara, elindeki kılıcı Hz. Hüseyin'e sallayan sefihin, "Hüseyin, seni cehenneme göndereceğiz" demesi gibi. İş bu kadar ele düşerse olacak bu. Tefekkür, tezekkür, ibret, edep ve sabır günlerindeyiz. İslam'la ilgili lehte veya aleyhte konuşan veya beyanda bulunan her söze temkinle yaklaşma zamanındayız.


RAMAZANDA 20 BİN GENÇ
RAMAZANDA hem iftar hem de sahurda ATV'de canlı yayın yaptık. Günde yaklaşık 4 saat canlı yayında olduk. Hamdolsun milyonlara ulaştık. İzlendik. Elbette değdi. Gönüllere dokunduk. Bu yıl hem iftarda hem sahurda lise ve üniversiteden gelen 20 bin gencimizi konuk ettik. Çok güzel, bazen de gülümseten sorular geldi. Genç jenerasyonun garip soruları düşündürdü. Ama en önemlisi gençlerin programa olan ilgileriydi. Koşarak geldiler. Heyecanlı idiler. Yüzlerinde mutluluk vardı. Her programdan sonra en az yarım saat fotoğraf çektirdiler. Kimi annesine, kimi babasına, ninesine vesaire video oluşturdular. Beni saatlerce ayakta tuttular ama hiç kimseyi kırmadık. Herkesi dinledik. Problemini çözmeye gayret ettik. ATV, ramazanda gençlerin, Z kuşağının adresi oldu. Farklı akımlarla geldiler. Hiçbirini küstürmedik. Gülümsemelerine gülümsedik. Çocuklar gibi sevinçlerine sevindik. Kısaca, Z kuşağı etrafındaki algıyı kırdık. Sağ olun gençler. Tabii bu arada bu imkânı tanıyan yöneticilerimize teşekkür ederiz. Onlar her gün iftar ve sahura gelen binlerce gencimize ve sevenlerimize iftar ve sahur sofralarını açtılar. Hiçbir şeyi esirgemediler. Tekrar teşekkür ederim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin