Melih Altınok
Melih Altınok

Türkiye’den Mısır’a 15 bin kilometrekarelik teklif

Doğu Akdeniz kaynama noktasına gelmişken Mavi Vatan Kanunu'nun yıl sonuna kadar Meclis'e sunulması bekleniyor.
Türk basını pek oralı değil ama İsrail ve Yunan medyası konuya odaklanmış durumda.
The Times of Israel ve Jerusalem Post, İsrail ordusunun dün Yunanistan donanmasıyla birlikte Doğu Akdeniz'de düzenlendiği askeri tatbikatın "Türkiye'ye karşı açık mesaj niteliği taşıdığını" duyurdu.
Gidişatın farkındalar.
Bu tatbikatın hemen öncesinde Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi'nin 2019 tarihli Türkiye-Libya mutabakatını onaylaması, Atina'nın, Tel Aviv'in ve AB'nin oldubittiyle denizin altındaki enerji kaynaklarına çökme planına darbe vurdu.
Zira Libya'daki her iki rakip yönetim de deniz yetki alanları anlaşmasının arkasında olduğunun ilanı uluslararası hukuk tartışmalarını bitirdi.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 34. maddesinde kanunlaştırılan Roma hukukunun "pacta tertiis nec nocent nec prosunt" şeklindeki temel prensibi açık:
"Bir anlaşma yalnızca tarafları bağlar; üçüncü devletler tek taraflı olarak hükümsüz kılamaz."
Yunan muhalefetinin tepkileri, tezimizi destekler nitelikte.
PASOK "Anlaşmanın Yunanistan'ın jeopolitik konumuna ve ulusal çıkarlarına bariz olumsuz etkileri olacak, son derece negatif bir gelişme" diyor.
SYRIZA, KKE ve diğer muhalefet partileri hükümeti dış politikadaki başarısızlık ve strateji yokluğuyla suçluyor. Eski Başbakan Samaras da durumu "dramatik olay" diye tanımlıyor.
Tam da bu noktada bölgede kilit konumda olan Mısır'ın 2020 yılında Yunanistan'la yaptığı deniz yetki anlaşmasını masaya koyarak yaptığı itiraz tartışılıyor.
Kahire'nin tavrı, 6 yıl önceki konjonktürü esas alan bir refleks.
Gazze soykırımı gibi olağanüstü gelişmeler, bugün Doğu Akdeniz'de ortak askeri tatbikat yapacak kadar ayyuka çıkan Hristiyan-Yahudi ittifakıyla sonuçlandı.
Geçen sürede Türkiye-Mısır ilişkileri de düzeldi.
Kahire'nin Yunanistan'ı batıya açılan kapı olarak görmesi anlaşılır. Ancak Trump'la birlikte ABD'nin bölgemizden çekilmesi ve AB'yi yalnız bırakması bambaşka bir dünyanın habercisi.
Bu gidişatı iyi okuması gereken Mısır'ın, Türkiye'den ziyade Libya karasularıyla ilgili olan talepleri de çözülemeyecek sorun değil.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'la iyi bir diyaloğu olan Libya Başbakanı Dibeybe, "Mısır'ın endişeleri için diyaloğa hazırız" diyor.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Star Haber'den Nazlı Çelik'e verdiği röportajdaki şu teklif de son derece net:
"Mısır ile de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşma imzalamaya hazırız. Mısır'a teklifimiz açık: Mısır'ın ülkemizle böyle bir anlaşma imzalaması halinde, Yunanistan ile yapabileceği muhtemel bir anlaşmaya kıyasla yaklaşık 15 bin kilometrekare daha fazla deniz yetki alanına sahip olacaktır."
Her şey bir yana, kendine hayrı olamayan Miçotakis'e, Netanyahu'ya ve köhnemiş AB'ye Doğu Akdeniz'de can suyu vermek, Arap dünyasının en önemli aktörü olan Mısır'a mı kaldı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin