Türkiye Yemen’de cephe açar mı?
Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
Suriye'de, Irak'ta, Lübnan'da iç savaşın, terörün ve yoksulluğun bu denli yaygınlaşmasının sebebi yalnızca dış güçler değil. Onlar düğmeye basıyor; gerisini Müslümanlar aralarında hallediyor.
Evet, mezhepçilik, Müslüman coğrafyanın başının belası. Ne yazık ki etkili de. Mazlum halkları birbirine düşürüp işgalcilerin ellerini kirletmeden işini bitirmesini sağlıyor.
Küresel petrol krizinin zirvesinde, İsrail dışındaki bütün ülkeler etkilenirken Yemen'deki Husiler'in Kızıldeniz'in girişindeki Babülmendep'i kapatmasını ve Suudi Arabistan'ı vurmasını düşünün.
Bu hamleler kimin işine yarıyor?
Suudi Arabistan dışında ABD ve diğer ülkelerin gemileri boğazı rahatça geçiyor.
Mezhepçilere göreyse İran destekli Husiler Riyad'a darbe indirdikçe "Büyük Şeytan'a" vuruyor.
Gerekçe bilindik. Suudilerin ABD ile milyarlarca dolarlık silah anlaşması yaptığını, işbirlikçi olduğu söylüyorlar.
Riyad'ın İsrail'den korunmak için kontrolü son tahlilde ABD'de olan silahları alacak hali yok.
ABD 10 bin kilometre ötede. Zamanında Mekke'yi basmaktan çekinmeyenler, Suriye'de ABD'si, Rusya'sı, İsrail'i sahadayken Sünni avına çıkanlar ise yanı başlarında.
Net konuşalım. Suudilerin ve Körfez'deki diğer ülkelerin bu denli ABD güdümüne girmesinin sebebi de İran'ın yayılmacılığı.
1979 devrimine kadar tablo başkaydı. Araplar İsrail'le savaşıyordu. Sonra bütün enerji içeriye aktı. Tel Aviv soluk aldı, Filistin nefessiz kaldı.
Kaldı ki Suudiler eksen değiştirip Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerle Mekke Paktı üzerinden işbirliğine gidecekken Riyad'ı petrol üzerinden köşeye sıkıştırıp İbrahim Anlaşmaları'na iteklemek kimin çıkarına?
Ankara, paktın İran dahil bütün bölge ülkelerini kapsayacak bir perspektife sahip olduğunu açıkça söylemedi mi?
Peki bu iş nereye varacak?
Türkiye, anlaşma gereği Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki savaşa dahil olacak mı?
Saldırıların paktın "ilk testi" olduğunu yazan Jerusalem Post heyecanlı. Gazeteye göre Türkiye ve Pakistan şimdilik kınama ve dayanışma açıklamalarıyla yetindi; paktın caydırıcılık iddiasının inandırıcılığı da bu tepkiye bağlı.
Doğru, İran'ın mezhepçiliğinin bir de karşı cephesi var. Bizde bile zaman zaman en steril televizyon ekranlarında "Bu Nusayrîler'in hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor" denilecek kadar ileri gidiliyor.
Neyse ki Türkiye'yi mezhepçiliğin yanından bile geçmeyen, soğukkanlı bir lider yönetiyor. Atacağı adımlarda Türkiye'nin çıkarlarını gözeteceğini, manipüle edilemeyeceğini biliyoruz.
Evet, mezhepçilik, Müslüman coğrafyanın başının belası. Ne yazık ki etkili de. Mazlum halkları birbirine düşürüp işgalcilerin ellerini kirletmeden işini bitirmesini sağlıyor.
Küresel petrol krizinin zirvesinde, İsrail dışındaki bütün ülkeler etkilenirken Yemen'deki Husiler'in Kızıldeniz'in girişindeki Babülmendep'i kapatmasını ve Suudi Arabistan'ı vurmasını düşünün.
Bu hamleler kimin işine yarıyor?
Suudi Arabistan dışında ABD ve diğer ülkelerin gemileri boğazı rahatça geçiyor.
Mezhepçilere göreyse İran destekli Husiler Riyad'a darbe indirdikçe "Büyük Şeytan'a" vuruyor.
Gerekçe bilindik. Suudilerin ABD ile milyarlarca dolarlık silah anlaşması yaptığını, işbirlikçi olduğu söylüyorlar.
Riyad'ın İsrail'den korunmak için kontrolü son tahlilde ABD'de olan silahları alacak hali yok.
ABD 10 bin kilometre ötede. Zamanında Mekke'yi basmaktan çekinmeyenler, Suriye'de ABD'si, Rusya'sı, İsrail'i sahadayken Sünni avına çıkanlar ise yanı başlarında.
Net konuşalım. Suudilerin ve Körfez'deki diğer ülkelerin bu denli ABD güdümüne girmesinin sebebi de İran'ın yayılmacılığı.
1979 devrimine kadar tablo başkaydı. Araplar İsrail'le savaşıyordu. Sonra bütün enerji içeriye aktı. Tel Aviv soluk aldı, Filistin nefessiz kaldı.
Kaldı ki Suudiler eksen değiştirip Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerle Mekke Paktı üzerinden işbirliğine gidecekken Riyad'ı petrol üzerinden köşeye sıkıştırıp İbrahim Anlaşmaları'na iteklemek kimin çıkarına?
Ankara, paktın İran dahil bütün bölge ülkelerini kapsayacak bir perspektife sahip olduğunu açıkça söylemedi mi?
Peki bu iş nereye varacak?
Türkiye, anlaşma gereği Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki savaşa dahil olacak mı?
Saldırıların paktın "ilk testi" olduğunu yazan Jerusalem Post heyecanlı. Gazeteye göre Türkiye ve Pakistan şimdilik kınama ve dayanışma açıklamalarıyla yetindi; paktın caydırıcılık iddiasının inandırıcılığı da bu tepkiye bağlı.
Doğru, İran'ın mezhepçiliğinin bir de karşı cephesi var. Bizde bile zaman zaman en steril televizyon ekranlarında "Bu Nusayrîler'in hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor" denilecek kadar ileri gidiliyor.
Neyse ki Türkiye'yi mezhepçiliğin yanından bile geçmeyen, soğukkanlı bir lider yönetiyor. Atacağı adımlarda Türkiye'nin çıkarlarını gözeteceğini, manipüle edilemeyeceğini biliyoruz.