ABD’de çanlar İsrail için çalıyor
Giriş Tarihi:
Trump seçildiğinde bu köşede şunları yazmıştım:
"Trump'ın tek rakibi kendisi. Ve zayıf karnı da Netanyahu ile ilişkisi. Kendisini iktidara taşıyan MAGA tabanına karşı vaatlerini yerine getirir ve devleti ABD'nin FETÖ'sü olan İsrail'den kurtarabilirse muktedir olabilir. Aksi hâlde değişim diyerek kendisini Başkan yapan seçmenin gözünde 'idare eden' Demokratlardan farkı kalmaz. Ama Trump'ın sıradanlaştığı bir tabloda bile yükselen Cumhuriyetçi eğilim alternatifsiz kalıp Demokratlara yönelmez. Başkan Yardımcısı James David Vance bu görev için biçilmiş kaftan..."
Geçtiğimiz günlerde JD Vance'in Joe Rogan'a verdiği röportajı izlerken o satırları hatırladım.
Vance, Amerikan siyasetindeki fay hatlarını açıkça ortaya koydu. "Epstein'in açıkça Amerikan istihbaratının en üst seviyeleriyle bağlantıları vardı. Açıkça İsrail istihbaratının en üst seviyeleriyle bağlantıları vardı" dedi.
İran müzakereleriyle ilgili olarak da açıkça İsrailli bazı aktörleri hedef aldı:
"İsrail hükümeti içinde bizi müzakerelerden uzaklaştırmaya, savaşı sonsuza dek sürdürmeye çalışan insanlar var. Cevabım 'Cehenneme git!' Ben Amerikan halkı için ne yapmam gerekiyorsa onu yapacağım."
Trump da aynı doğrultuda adım atıyor. Netanyahu'ya Suriye ve Lübnan'dan güçlerini geri çekme çağrısı yaparken, Türkiye'ye CAATSA yaptırımlarını kaldırma ve F-35 satışını değerlendirme sinyali verdi.
Erdoğan'la kurduğu olumlu diyalog, Netanyahu cephesinde rahatsızlık yarattı. Nitekim, Netanyahu'nun planlanan Washington ziyaretinin son anda ertelendiği belirtiliyor.
Yalnızca Trump cephesiyle ilgili bir durumdan söz etmiyorum; Kongre'de İsrail'e askeri yardımın kesilmesi tartışmaları ivme kazanıyor. 2026 ara seçimleri yaklaşırken İsrail karşıtlığı, Amerikan siyasetinde yükselen bir değer hâline geliyor. Hem Demokrat hem Cumhuriyetçi tabanda "Önce Amerika" sesi daha gür çıkıyor.
Vance'in Rogan'daki samimi üslubu, bu yeni dalganın öncülerinden biri gibi duruyor. Artık Washington'da İsrail için otomatik çek yazmak eskisi kadar kolay değil.
Epstein'in karanlık gölgesinden istihbarat bağlantılarına, İran'dan Lübnan ve Suriye'ye uzanan tabloda çanlar çalıyor. Bu sefer kimin için çaldığı giderek netleşiyor. Amerikan seçmeni kendi önceliklerini sorguluyor ve siyasetçiler de buna göre pozisyon alıyor.
Vance'in röportajı hem yaklaşan seçimlerde kullanılacak yeni siyasi dilin provası hem de yükselen bir siyasetçinin net fotoğrafı.
"Trump'ın tek rakibi kendisi. Ve zayıf karnı da Netanyahu ile ilişkisi. Kendisini iktidara taşıyan MAGA tabanına karşı vaatlerini yerine getirir ve devleti ABD'nin FETÖ'sü olan İsrail'den kurtarabilirse muktedir olabilir. Aksi hâlde değişim diyerek kendisini Başkan yapan seçmenin gözünde 'idare eden' Demokratlardan farkı kalmaz. Ama Trump'ın sıradanlaştığı bir tabloda bile yükselen Cumhuriyetçi eğilim alternatifsiz kalıp Demokratlara yönelmez. Başkan Yardımcısı James David Vance bu görev için biçilmiş kaftan..."
Geçtiğimiz günlerde JD Vance'in Joe Rogan'a verdiği röportajı izlerken o satırları hatırladım.
Vance, Amerikan siyasetindeki fay hatlarını açıkça ortaya koydu. "Epstein'in açıkça Amerikan istihbaratının en üst seviyeleriyle bağlantıları vardı. Açıkça İsrail istihbaratının en üst seviyeleriyle bağlantıları vardı" dedi.
İran müzakereleriyle ilgili olarak da açıkça İsrailli bazı aktörleri hedef aldı:
"İsrail hükümeti içinde bizi müzakerelerden uzaklaştırmaya, savaşı sonsuza dek sürdürmeye çalışan insanlar var. Cevabım 'Cehenneme git!' Ben Amerikan halkı için ne yapmam gerekiyorsa onu yapacağım."
Trump da aynı doğrultuda adım atıyor. Netanyahu'ya Suriye ve Lübnan'dan güçlerini geri çekme çağrısı yaparken, Türkiye'ye CAATSA yaptırımlarını kaldırma ve F-35 satışını değerlendirme sinyali verdi.
Erdoğan'la kurduğu olumlu diyalog, Netanyahu cephesinde rahatsızlık yarattı. Nitekim, Netanyahu'nun planlanan Washington ziyaretinin son anda ertelendiği belirtiliyor.
Yalnızca Trump cephesiyle ilgili bir durumdan söz etmiyorum; Kongre'de İsrail'e askeri yardımın kesilmesi tartışmaları ivme kazanıyor. 2026 ara seçimleri yaklaşırken İsrail karşıtlığı, Amerikan siyasetinde yükselen bir değer hâline geliyor. Hem Demokrat hem Cumhuriyetçi tabanda "Önce Amerika" sesi daha gür çıkıyor.
Vance'in Rogan'daki samimi üslubu, bu yeni dalganın öncülerinden biri gibi duruyor. Artık Washington'da İsrail için otomatik çek yazmak eskisi kadar kolay değil.
Epstein'in karanlık gölgesinden istihbarat bağlantılarına, İran'dan Lübnan ve Suriye'ye uzanan tabloda çanlar çalıyor. Bu sefer kimin için çaldığı giderek netleşiyor. Amerikan seçmeni kendi önceliklerini sorguluyor ve siyasetçiler de buna göre pozisyon alıyor.
Vance'in röportajı hem yaklaşan seçimlerde kullanılacak yeni siyasi dilin provası hem de yükselen bir siyasetçinin net fotoğrafı.