At izini it izine karıştıranlar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Tamar Tanrıyar isimli yayıncı hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "yalan bilgiyi alenen yayma" suçlarından gözaltı kararı verdi.
Dün Tanrıyar'ın Marmaris'ten yurt dışına kaçtığına dair iddialarının doğru olduğu ortaya çıktı.
Peki, nereden çıktı sağa sola bel altı hakaretler savuran, tehdit eden bu figürler?
İsimlerinin, kişisel motivasyonlarının önemi yok. Ne işlev gördükleri anlarsak sorumuzun da cevabını bulmuş oluruz.
Evet, at izini it izine karıştırmaya yarıyorlar.
CHP ile ilgili yargıya yansıyan davalarda adı geçen kişilerin yatak odalarını diline dolamak, savcılığın yürüttüğü soruşturmayı itibarsızlaştırmak, süreci bulandırmak değil de nedir?
Ortada Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk davalarından bir var. Okuduğunuz bu gazete ilk günden bu yana dosyayı yakından takip ediyor, en ince ayrıntılarına kadar ele alıyor.
Örneğin dün SABAH'ın sürmanşetinde, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhsin Böcek'in "Havala" iddialarını okudunuz. Böcek kendisinden 15 milyon euro rüşvet istediğini iddia ettiği Ekrem İmamoğlu'na, banka kayıtlarına giremeyen Kapalıçarşı tabanlı illegal "havala" sistemiyle para gönderdiğini anlatıyor.
Davaya dair tartışılan iddiaların her biri böylesine ciddiyken, hukuku ve gazetecilik ilkelerini yok sayan bir militanlığın tartışmayı esir alması, bu konuların gölgelenmesi kime hizmet eder?
Turkuvaz Medya gibi, halkın iradesi ve demokrasiden yana kararlı duruşu nedeniyle sembolleşmiş bir kuruluşa, Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden çeşitli imalarda bulunmak tam bir akıl tutulmasıdır.
Bu tür operasyonlarla ilk kez muhatap olmuyoruz. Serhat Albayrak yönetimindeki Turkuvaz Medya, ülkenin en netameli zamanlarında Türk basınına öncülük etmiş, cesaret vermiş bir mecra. Bu kuruluş, sanal medyanın ülkeleri manipüle ettiği bir ortamda, gerçeğin ve sağ duyunun kalesi olma misyonunu sürdürüyor. Haliyle Türkiye'yi karıştırmak isteyenlerin önüne sert bir engel olarak çıkıyor. Aşamayacaklar.