Melih Altınok
Melih Altınok

İsrail için tehlikeli yalnızlık

Beklenildiği üzere İsrail, ABD ve İran arasında şekillenen anlaşmayı dinamitliyor. Ancak İsrail'in Lübnan'daki saldırıları, yalnızca sahadaki gerilimi büyütmüyor; Washington'un bölgesel denge planını da zorluyor. İsrail'in Beyrut'ta sivilleri öldürmesi üzerine ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in gösterdiği sert tepki bu yüzden. Vance'in çıkışı doğrudan bir uyarı niteliği taşıyor:
"Görüşmelerde büyük bir ilerleme kaydedeceğimiz anda Beyrut'un sivil bir bölgesinde büyük bir patlama oluyor ve Hizbullah'la hiçbir ilgisi olmayan birçok insan ölüyor. Bu kabul edilemez."
Asıl mesele de burada düğümleniyor. İsrail, güvenlik adına attığı adımların diplomatik faturasıyla ilgilenmiyor bile. Kısa ama ağır cümle bunu özetliyor:
"Sivilleri vurarak güvenlik sorunu çözülemez."
Daha çarpıcı olan ise Başkan Yardımcısı'nın İsrail'e askeri değil siyasi bir sınır çekmesi:
"Siz 9 milyonluk bir ülkesiniz. Her ulusal güvenlik sorununuzu öldürerek çözemezsiniz. Tam olarak ne öneriyorsunuz?"
Bu sözler, Washington'un sabrının sınırsız olmadığını gösteriyor. Vance'in İsrail'in asıl dayanak noktasını hatırlatan şu çerçevesi ise Trump'ın ağzından çıkmış gibi:
"Donald J.Trump, şu anda İsrail'e sempati duyan dünyadaki tek devlet başkanı ve aynı zamanda dünyanın süper gücünün lideri. Eğer İsrail hükümetinin kabinesinde olsaydım, dünyadaki tek güçlü müttefikime saldırmazdım. Son üç ayda ülkenizi koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan üretimi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi."
Trump'ın da daha önce Netanyahu'yu Lübnan'daki "sorumsuz" saldırılar nedeniyle uyardığı biliniyor. Dolayısıyla bu çıkış kişisel değil, Washington'da güçlenen "önce diplomasi" çizgisinin açık işareti.
"Trump, İsrail'in dünyada kalan tek güçlü müttefiki" vurgusu bu yüzden Tel Aviv için stratejik bir alarm.
Tablo net. ABD'nin İran'la kalıcı anlaşma arayışı, İsrail'in Lübnan'daki sert askeri çizgisiyle çelişiyor. Washington artık İsrail'e sınırsız hareket alanı tanımak istemiyor; en azından sivillerin hedef olduğu bir güvenlik anlayışının maliyetini paylaşmak istemiyor.
Netanyahu'nun direnci sürse de mesele artık iki lider arasındaki görüş ayrılığının ötesinde. Bu, ABD-İsrail ittifakında uzun süredir biriken gerilimin daha görünür hâle gelmesi anlamına geliyor.
Eğer bu uyarılar dikkate alınmazsa, bölgesel istikrarı hedefleyen anlaşmanın başarısızlığa uğraması şaşırtıcı olmaz. Böyle bir tablo, ara seçimler öncesinde Trump'ın iç politik hesabını çok zorlar.
Fakat en ağır faturayı Tel Aviv öder. Çünkü "öldürerek güvenlik" stratejisini sonsuza kadar sürdürebileceğini sanması artık gerçekçi değil. Hele de bu çizgi, onu ayakta tutan büyük müttefikiyle bile karşı karşıya getiriyorsa.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin