Melih Altınok
Melih Altınok

İsviçre’de nüfusa 10 milyon limiti

İsviçre bu pazar sandık başına gidiyor. Zira ülkenin nüfusu 9.1 milyonu aşmış, 10 milyona dayanıyor.
Sağ popülist SVP'nin "10 Milyonluk İsviçre'ye Hayır" girişimi anayasal tavan getiriyor. 2050'ye kadar nüfus 10 milyonu geçmeyecek. Konut krizi, trafik, hastaneler bahane gösteriliyor.
İş dünyası uyarıyor: "Nitelikli eleman bulamayız, ekonomi daralır." Halkın bir kısmı ise "Yeter artık" diyor.
Bu sadece İsviçre'nin meselesi değil; dünyanın yeni ruh hâli. Kapıları kapat, nüfusu dondur.
ABD Green Card'ı sıkılaştırıyor, Avrupa'da Almanya'dan İrlanda'ya göçmen karşıtlığı, evleri kundaklatıyor. Özgür dolaşım hayali çöküyor. Ama bu kapanışın bedeli ağır olabilir.
Küresel olarak 117 milyon yerinden edilmiş insan var, 42.5 milyonu mülteci. Rakam düşse de sorun bitmiyor. Asıl tehlike demografide. Zengin ülkeler hızla yaşlanıyor. Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, Güney Kore... Doğum oranları çökmüş, emekli nüfus patlamış. Bakım, inşaat, tarım, lojistik işlerini kim yapacak? Yerli gençler influencer, TikTokçu, "esnek hayat" peşinde. Kaç tane içerik üreticisiyle ekonomi döner?
Japonya kontrollü göçle idare etmeye çalışıyor ama yetmiyor. Avrupa'da popülist dalga "Önce kendi vatandaşımız" diyor ama robotlar yaşlı bakımında, tarımda hâlâ yetersiz. Ya gençleri o işlere teşvik edecek politikalar gelecek ya da akıllı, denetimli göç devreye girecek. Sınırsız değil, ama tamamen kapanmak da değil.
Türkiye'de de aynı tehlike kapıda. Suriyeliler konusunda "dönüş" baskısı artıyor. Oysa şimdiden birçok sektörde ara eleman sıkıntısı başladı; inşaat, tarım, hizmet ve bakım işlerinde ciddi boşluklar oluşuyor. Bizim gençlerimiz de aynı global akıntıda: Daha parlak, daha prestijli hayatlar peşinde.
Nüfusu dışlayarak değil, yöneterek büyütmek lazım. Nüfus müdahaleleri ve sert sınırlandırmalar kimilerinin içini ferahlatsa da büyük zararları beraberinde getiriyor.
Tarihin en büyük başarı hikâyeleri, çoğu zaman hareket hâlindeki insanlardan çıktı. Bugün Trump'ın "Yabancılardan hoşlanmayız" diye duvar ördüğü ülkenin kendisi göçmenler tarafından kuruldu. Apple'ı Suriyeli bir göçmenin oğlu, SpaceX ve Tesla'yı tarihin ilk dolar trilyoneri olan Güney Afrikalı bir göçmen kurdu. 60'larda Türk işçiler olmasaydı Almanya bugün nerede olurdu?
Bu "kontrollü kapanış" kısa vadede nefes aldırır gibi görünse de uzun vadede ekonomiyi, inovasyonu ve dinamizmi yavaş yavaş öldürür. İnsan hareketi tarihin motorudur. Onu frenlemek yerine akıllıca yönetmek zorundayız. Aksi takdirde herkes kendi bahçesinde yalnız, yaşlı ve fakir kalacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin