Sıra Türkiye’de mi?
Sonda söyleyeceğimi başta deyip başlığı cevaplayayım; yok öyle bir şey.
Öncelikle, İran "sıranın Türkiye'ye gelmesinin" önünde engel değil aksine bu akıbet için dişini tırnağına takmış aktörlerden biriydi.
PKK, Kandil'de yıllarca İran topçusuna sırtını dayayarak varlığını sürdürdü.
Tahran, Irak'ta PKK'ya yardım yataklık yapan Talabani'nin sponsoruydu.
Suriye sahasındaki gizli rakiplerimizden biri de İran'dı.
İkincisi, daha savaşın ilk günü bir numarasını kaybeden İran devlet aygıtı ile Türkiye'deki aynı kalibrede değiller. Ankara'da serbest ve genel seçimlerle belirlenmiş bir siyasal iktidar var ve devlet devamlılık esasıyla yönetiliyor. Tahran'da ise bir devrimle başa gelmiş ve meşruiyetini kendinden alan bir oligarşi dümende.
Eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejat'ın şu itirafı da farkı ve komşudaki yozlaşmayı özetliyor:
" İçimizdeki MOSSAD ajanlarını temizlemek için bir birim kurmuştuk. Buranın başına getirilen kişi ve ekibi MOSSAD ajanı çıktı."
Evet, sıranın Türkiye'de olduğu söyleminin bir temenni olduğu açık.
Diasporadaki firari FETÖ'cülerle Türkiye'deki bir kısım ulusalcının aynı ezgiye farklı tonlarla eşlik etmesi bu yüzden. Suriye'den kovulup Irak'ta sıkışan ve yeni süreçte İran'da kendilerine alan açılacağını ihtimaliyle heyecanlanan PKK'dan gelen "daha her şey bitmedi" mesajları da...
Suret-i haktan görünüp, krizin başından beri dengeli bir barış diplomasisi yürüten Türkiye'yi taraf seçmeye zorlayan, girdaba itekleyenleri de unutmamak lazım elbette.
Şaşırtıcı bir durum değil.
Yıllardır kol kola girip içeride ve uluslararası platformlarda, Türkiye'yi bölgedeki diktatörlüklerle, teröre destek veren devletlerle eşitleme kampanyası yürütenler yine aynı hedefe ateş ediyorlar.
İran'daki yangını Türkiye sıçratmanın derdine düşmüşler. Türkiye'nin boynuna yakın geleceği belirsiz bir ülke imajı asmaya uğraşıyorlar. Ne kadar kuş ürkütebilirlerse artık.
Bu söylediklerim, sıranın Türkiye'ye hiç gelmeyeceği anlamına gelmiyor. Geçmişte defalarca sıra bize geldi. Yeryüzünde hiçbir halk, devlet de bu tehditten muaf değil.
O gün geldiğinde tek başımıza olacağımızın bilinciyle maceralardan uzak durarak hazır olacağız.