Ateistler bunu açıklasın
Celal Karatüre'nin 7'den 70'e herkesin diline doladığı "Kâbe'de Hacılar" isimli ilahi, müzik listelerinde bir numara. Spotify ve YouTube Music gibi platformlarda milyonlarca kez dinlenen ilahiye ilgi çığ gibi büyüyor.
Yalnızca dindarlar değil, sekülerler arasında da sempatiyle karşılanan "Kâbe'de Hacılar", başka ilahileri de diriltilmiş durumda.
Dini içerikli yayın yapan radyolarda rastladığımız ilahiler, artık şehir turu atan gençlerin araçlarından yükseliyor. Allah nidaları; kulak tırmalayan ritimleri, küfürlü ve cinsiyetçi içerikleri bastırmış görünüyor.
Oysa 90'ların ortalarından beri "Türkiye'ye bu kış şeriat geliyor" söylemine sarılan muhalefet, bir yandan da bu gidişatın vatandaşları dinden soğuttuğunu iddia ediyordu.
Yalnızca onlar değil; muhalefet blokunda meşruiyet arayan "ılımlı İslamcılar" da Müslümanlığı çağrıştıran her türlü imajın itibar kaybettiğini savunarak bu görüşü destekliyordu.
En son Bülent Arınç, ramazan arifesinde yaptığı açıklamada dini değerlerin geçmişteki kadar karşılık bulmadığını, yeni bir dini uyanışın beklenmemesi gerektiğini söylemişti.
Peki, tespit gibi sunulan bu temennileri boşa düşüren söz konusu ilgi, teveccüh ve özgüvenin sebepleri ne? Bir ilahi nasıl oldu da kamusal alanda bu denli popülerleşti?
Görünen o ki, Cumhuriyet'in son çeyreğinde siyasal iktidarın merkezine gelseler de kültürel iktidarın çeperinde kalan çoğunluk, kendi kimliğini ve özgüvenini yeniden hatırlıyor; buna daha görünür ve daha coşkulu biçimde sahip çıkıyor. Bu kültürel hareketlenme, yalnızca bir müzik tercihi olarak okunamaz.
Mesele, bir kesimin görünür olma ihtiyacıyla da sınırlı değil.
CHP çevresinde kümelenen muhalefet aktörlerinin bu dalgaya gösterdiği şartlı refleksin, kendi tabanlarında dahi karşılık bulmaması dikkat çekici. Toplumun geniş bölümü, küreselciler ile çok kutupluluğu savunan yerelciler arasındaki gerilimin belirginleştiği bir dönemde, dinin toplumsal bağlayıcılığının zayıflatılmaya çalışıldığını hissediyor.
Bireyselleşme kılıfıyla dinden koparılan ve yalnızlaştırılan insanın, her anlamda daha kırılgan hâle geldiği kanaati yaygınlaşıyor. Belirsizliğin en temel kaygı etkeni olduğu günümüzde, dinin işlevini reddedenler kaybeden tarafta olacaklar.