Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, cumartesi gecesi ABD'nin düzenlediği bir askeri operasyonla konutundan alınarak ülke dışına çıkarıldı. Maduro'nun ABD'de "terör örgütü üyeliği" ve "ABD'ye uyuşturucu sokmak" suçlamalarıyla yargılanacağı açıklandı. Bu, sıradan bir gözaltı değil; egemen bir devletin liderine yönelik, sonuçları küresel olacak bir müdahale.
İHANET Mİ, İŞBİRLİĞİ Mİ?
ABD'nin Delta Force isimli özel birliklerinin Venezuela'nın bir numarasını yalnızca bir buçuk saat süren bir operasyonla ele geçirmesi iki ihtimali gündeme getiriyor: İhanet mi vardı, yoksa bir tür işbirliği mi? Zira en ağır ihanet senaryosunda bile Maduro'nun ve çekirdek güvenlik ekibinin direnmesi beklenirdi. Yıllarca milisleri silahlandıran bir liderden söz ediyoruz. Buna rağmen ciddi bir çatışma yaşanmaması, Maduro'nun Washington'la hem açık hem kapalı kanallardan bir pazarlık yürüttüğü iddialarını güçlendiriyor.
ÜÇ BÜYÜKLER ANLAŞTI MI?
Maduro'nun hamisi konumundaki Rusya'dan sert bir tepki gelmedi; Moskova gelişmeyi yalnızca Dışişleri Bakanlığı düzeyinde kınamakla yetindi. Operasyondan saatler önce Maduro'nun Çinli bir heyetle görüşmüş olması ise Pekin'in rolüne dair soru işaretlerini artırdı. Washington kulislerinde konuşulan senaryo şu: Trump, Putin'le Ukrayna savaşı üzerinden, Xi Jinping'le ise Pasifik'teki güç dengeleri üzerinden bir denge kurmuş olabilir. Venezuela bu büyük pazarlığın sessiz başlıklarından biri hâline gelmiş olabilir mi?
İKTİDARA KİM GELİR?
Venezuela'daki kaynaklarım ülkede ciddi bir belirsizlik yaşandığını aktarıyorlar. İçişleri Bakanı Diosdado Cabello'nun direniş çağrısının, Maduro yanlıları arasında bile güçlü bir karşılık bulmadığını söylüyorlar. Yıllardır yoksullukla boğuşan Venezuelalılar, yönetimin beceriksizliğinden bunalmış durumda. İktdar sokağa yüklenirse , iç savaş ihtimali bile gündeme gelebilir. Bu tabloda, Rusya'yla iyi ilişkileri olan Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez liderliğinde bir geçiş hükümeti zayıf bir ihtimal. İspanya'nın desteklediği muhalefet lideri Gonzalez ise pasif kalıyor. Geriye, ABD'yi ülkesine davet ettikten kısa süre sonra Nobel'le ödüllendirilen Machado kalıyor.
TÜRKİYE'DEN GÖRÜNEN VENEZUELA
Maduro'yla ilişkileri olan Ankara gelişmeye soğukkanlı yaklaştı. Dışişleri Bakanlığı taraflara "itidal" çağrısı yaptı.
Bana sorarsanız yaşanan şey haydutluktur. Egemen bir ülkenin devlet başkanının gece yarısı yabancı bir ordunun özel birlikleri tarafından alınıp götürülmesi, adı ne konursa konulsun modern çağın korsanlığıdır. Daha birkaç ay önce Batı'yı Maduro'ya karşı askeri müdahaleye çağıran Machado'nun Nobel'ini alkışlayan muhalefetin bugün Ankara'yı "pasiflikle" suçlaması ise düpedüz eyyamcılıktır. Bakmayın siz Chávez'i, Bolivar'ı yeniden hatırlamalarına falan. Maduro'yu sırf Türkiye ile ilişki kurduğu için komünistlikten aforoz eden de yine kendileriydi.