Mahmut Övür
Mahmut Övür

CHP’nin İstanbul ve Ankara ‘zaferi’nden geriye ne kaldı?

CHP'nin son 10 yılda ortaya çıkardığı iki siyasi aktörün de sonu hayal kırıklığı oldu. Adı sanı bilinmeyen Ekrem İmamoğlu İstanbul'a başkan yapıldı ama daha ilk günden CHP'ye değil kendi hanesine çalışmaya başladı. Hızını alamadı, İBB'de kurulan "sistem"de toplanan paralarla CHP kurultayına "şaibe" karıştırdı ve partiyi ele geçirdi. Bütün bunlar yargıya da yansıdı.
Mansur Yavaş farklı bir yol izlese de sonuç siyaseten farklı değildi.
O partiyi ele geçirmedi ama parti içinde partiymiş gibi davrandı. İlk kez 2014'te aday yapıldı, kazanamadı ve CHP'den istifa etti. Buna rağmen 2019'da yine aday yapıldı ve Ankara'yı kazandı. Ancak o da sonunda aynı şeyi yaptı.
Bugün biri "İmamoğlu Suç Örgütü" iddiasıyla cezaevinde ve CHP'yi bölerek kendi partisini kurdu, öteki de hiçbir zaman sahiplenmediği CHP'yi terk edip gitti. Giderken de Ankara'daki 8 ilçe belediye başkanını yanında götürdü.
Peki CHP ne kazandı, CHP'nin elinde ne kaldı?
CHP'nin bugün içine sürüklendiği siyasi tabloya bakın. Yıllarını CHP'ye vermiş binlerce genç, kadın CHP'li birbirine düşman oldu. Biri geride kalanları, "Butlan CHP'si" diye aşağılıyor, diğeri gidenleri "Hırsız" diye suçluyor.
O büyük siyaset bu mu?
Daha vahimi, CHP en az yüzde 25'lerde görünen seçmen kitlesinin büyük çoğunluğunu da kaybetti.
Ne uğruna? Hakkında inanılmaz suçlamalar bulunan İmamoğlu'nu kurtarmak uğruna...
Şimdi bu kötü filmin ikinci versiyonu vizyonda. Başrolünde de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş var. O rolünü daha iyi oynuyor. CHP'nin hiçbir etkinliğine katılmıyor, Anıtkabir'e gitmiyor. Hatta bu hafta sonu yapılacak belediye başkanları toplantısını bile erteletebiliyor.
Buna rağmen sadece kendisine yöneltilen, "Kimse CHP'nin üstünde değil" sözüne öfkeleniyor, afra tafrayla çekip gidiyor ve CHP'yi suçluyor.
Aslında CHP bunu hak etmiyor değil.
Geriye dönüp bakın, kaç kez "CHP kendi çocuklarına sahip çıkmadığı, kendi aktörlerini yetiştirmediği ve siyaset üretmediği sürece ne etkili bir muhalefet yapabilir ne de iktidar olabilir" diye yazdım...
Tepki çektik, sık sık, "Tabii CHP'nin büyümesini istemezsiniz" gibi ucube saldırılar yapıldı.
Sonuç ortada... Sağdan gelen ve "lider" payesi verilen iki aktör de çekip gitti. CHP geçmişte de farklı görüşlerden insanları içine aldı, başka partiler de benzer bir yol izledi ama hiçbiri alınan aktörlerin "dükkân içinde dükkân açmasına" izin vermedi, verilmez de...
CHP, "AK Parti'yi zayıflatacağım" derken kendisini zayıflattı.
Hâlâ bunca badire atlatan CHP bu gerçeğin farkında değil ki, içinde başka bir partiye çalışan "Truva atları"nı görmüyor ve gereğini yapmıyor.
Sahi şu anda kaç belediye başkanı CHP kimliği altında Yeni Parti'ye çalışıyor?
Mansur Yavaş gibi CHP'li görünen ama CHP'ye değil de kendisine ya da başka bir partiye çalışan kaç belediye başkanı var? Muğla'dan Antalya'ya, İstanbul'un ilçelerinden İzmir'e onlarca belediye başkanı hâlâ CHP'li görünüyor ama başka partiye çalışıyor.
Böyle bir garabet siyasi tarihimizde yok. Bu garabeti Yeni Parti umursamıyor, bari onca badire atlatan CHP umursasa ve siyaset adına bir ders çıkarsa... Yoksa işi çok zor...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin