Mahmut Övür
Mahmut Övür

Mansur Yavaş nereye koşacak?

Dünya değişirken siyasi partiler de büyük bir değişimin eşiğinde.
CHP'deki bölünme, DEM Parti içindeki sancılı arayış, belediyelerdeki istifalar ve parti değiştirmeler bu değişimin sadece öncü depremleri... Asıl büyük deprem seçim sathı mailinde yaşanacak. Hangi partinin nerede duracağı, nasıl pozisyon alacağı o süreçte belli olacak
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifa etmesi de bu büyük fotoğrafın küçük bir parçası. Çünkü değişimin yönünü belirleyen asıl faktör, Başkan Erdoğan'ın ısrarla dile getirdiği "iç cephe" ekseni ve küresel altüst oluş...
Artık tesadüf mü yoksa planlı mı bilemem ama Yavaş'ı istifaya götüren süreç de Başkan Erdoğan'la görüşmesinden sonra başladı.
Çünkü ortada siyaseten absürt bir durum vardı. Yavaş, CHP'nin belediye başkanıydı ama CHP'nin en önemli gününde Anıtkabir'e bile gitmemişti. Bunu hiçbir parti kabul edemezdi. Öyle de oldu ve CHP Sözcüsü Müslüm Sarı sert tepki gösterdi:
"CHP'nin kurumsal kimliğini örseleyen CHP'de duramaz."
Ama Mansur Yavaş hiç oralı olmadı ve CHP'de kalmayı sürdürdü. Dün CHP Sözcüsü Sarı bir kez daha uyardı:
"Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden üstün değil, hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden üstte görmesin kendisini."
Herhalde sadece bu nedenle değil ama nihayet Yavaş, bu çıkışa dün CHP'den istifa ederek bir cevap verdi:
"Bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum."
Acaba o açıklama yapılmasa Yavaş istifa etmeyip uzun süre CHP'de mi kalacaktı? Yeni Parti'nin mitinglerine katılacak, Özgür Özel'le kol kola girip destek mi verecekti ya da İyi Parti'ye yeşil ışık yakmaya devam mı edecekti?
Üyesi olduğu CHP'nin 103'üncü yıldönümü resepsiyonuna katılmayacak, Anıtkabir'e gitmeyecek ve o partiyi aşağılayanlarla birlikte olacak.
Sonra da dönüp "Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım" diyecek... Akıl alır gibi değil.
Tam o günlerde çok konuşulan CHP içindeki Truva atları meselesine değinmiş ve şunları yazmıştım:
"Truva atının en büyüğü Ankara'da duruyor. CHP kimliğini cebinde taşıyor ama siyasi geleceğini masada tutuyor. Bunun adı siyaset değilse pazarlıktır."
Nihayet CHP yönetimi parti olduklarını bir kez daha hatırlattı ve gereği de yapıldı. Bu sonucun Mansur Yavaş için ne anlama geldiğini ise önümüzdeki süreçte göreceğiz. Ancak hâlâ siyaset aksı olmayan bir siyasi aktör olarak nereye koşacağı belli değil.
Yeni Parti'ye mi gidecek, siyaset mühendisliğiyle küçük partileri de arkasına alarak partiler üstü bir pozisyon mu alacak, AK Parti'ye mi geçecek ya da "Haddimi biliyorum" deyip kenara mı çekilecek?
Yavaş, hiçbir şey söylemeyen bir aktör olarak muhalefetin aday çıkaramama çaresizliğini bir şansı gibi görebilir ama bu aynı zamanda siyasetin yeniden şekillendiği bir dönemde büyük şanssızlık...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin