‘Mafyanın devleti var’
Giriş Tarihi:
Bu kadar yoğun yolsuzluğa bulaşanlara ve organize suç örgütlerine yönelik operasyonların yapılıyor olması kimseyi şaşırtmasın; dünyada birçok ülkede hem yolsuzluklarda bir artış var hem de suç örgütlerinde... Özellikle de çocukları suça iten yeni nesil suç örgütleri dünyanın baş belası...
Mafya derseniz, mafya zaten dünyanın en eski suç örgütlenmesi ve her ülkede mevcut. Burunlarını sokmadıkları iş de yok. Siyasetle ilişkileri de herkesin malumu... Komşumuz Bulgaristan'da ise durum çok daha vahim.
Bunun ne demek olduğunu bugün Bulgaristan İçişleri Bakanı olan İvan Demirciev seçim meydanlarında çok çarpıcı biçimde dile getirdi:
"Her devlette mafya vardır ancak Bulgaristan'da mafyanın devleti vardır."
Dehşet verici bir açıklama... Beterin beteri varmış, para gücüyle ya da mafya gücüyle siyasetin etki altına alındığını biliyorduk ama mafyanın bizzat siyasete çökmesine ilk kez tanık olduk. Geçen seçimlerde iktidar değiştiği hâlde Bulgaristan'da bu tehlike bitmiş değil.
Bir süre önce Bulgaristan'a gittiğimde Türkiye'yle iyi ilişkileri olan İçişleri Bakanı İvan Demirciev'le görüştüm. Doğrusu tam 8 yılda 5 seçim yapan Bulgaristan'da sadece koalisyonlardan kaynaklanan siyasi sorunlar yaşanmamış, aynı zamanda bu dönemi fırsat bilen mafya da siyasete çökmüş.
Bakan İvan Demerciev bu durumu şu sözlerle açıklıyor:
"Mafya örgütleri devletin içine yerleşmişti; siyasi yapılara dönüştüler ve devlet kurumlarını ele geçirdiler. Siyasetle iç içe olduğu için zorlansak da hukuk içinde çok sert bir mücadele yürütüyoruz."
İlginç bir durum; başka bir örnek var mı bilmiyorum ama bizdeki FETÖ'ye benziyor. Peki bugün tablo nasıl, bir ilerleme oldu mu?
Demirciev şöyle devam ediyor: "Tablo çok vahimdi. Mafya sadece İçişleri Bakanlığı'nı değil, yargı sistemini de ele geçirmişti. Şu anda bu bakanlığı mafyanın etkisinden tamamen arındırıyoruz. Ceza soruşturmaları savcılık tarafından yürütülüyor.
Mafya lideri Delyan Pevliski'nin savcılık üzerinde hâlâ çok güçlü bir etkisi var. Biz göreve geldikten sonra onun eylemlerini soruşturmaya başladık. Bunun siyasi bir baskı olduğunu iddia ediyor. Ama bu siyasi bir baskı değil. Bu, kendini dokunulmaz sanan insanlara kanunun uygulanmasıdır."
Gördüğünüz gibi iddia ister mafyatik ilişki ister yolsuzluk olsun bahane aynı: "Siyasi operasyon..."
Ama artık dünya bu bahaneyi yutmuyor. Çünkü bir ülkenin başına bela olan kirli yapı, o kirliliği komşu ülkelere de bulaştırıyor. Bunu da en net Türkiye ve Bulgaristan yaşıyor. Bakan Demerciev, mafyaya karşı birlikte mücadele etmek gerektiğine dikkat çekerek şöyle diyor:
"Bulgaristan'daki bu organize suç, bir süre iktidarda kalan siyasi bir harekete dönüştü. Türkiye'ye de sızdı. Türkiye'de kayda değer varlıklar edinmeye başladı. Türkiye'de kendisine destek olacak çeşitli kişilerle bağlantı kurdu. Açıkçası Bulgar mafyası, Türkiye'ye bu hastalığı bulaştırdı.
Bu yüzden Türk siyasetçilerle yaptığım bütün görüşmelerde onlara bunların siyasi parti olmadığını anlatıyorum. Çünkü bunlar, bizim belgelerimizde organize suç örgütü üyeleri. Organize suç örgütü üyeleri siyasetçi olamaz.
Türkiye'deki siyasetçilerin bu insanlara mesafe koyması beni sevindiriyor."
Mafya derseniz, mafya zaten dünyanın en eski suç örgütlenmesi ve her ülkede mevcut. Burunlarını sokmadıkları iş de yok. Siyasetle ilişkileri de herkesin malumu... Komşumuz Bulgaristan'da ise durum çok daha vahim.
Bunun ne demek olduğunu bugün Bulgaristan İçişleri Bakanı olan İvan Demirciev seçim meydanlarında çok çarpıcı biçimde dile getirdi:
"Her devlette mafya vardır ancak Bulgaristan'da mafyanın devleti vardır."
Dehşet verici bir açıklama... Beterin beteri varmış, para gücüyle ya da mafya gücüyle siyasetin etki altına alındığını biliyorduk ama mafyanın bizzat siyasete çökmesine ilk kez tanık olduk. Geçen seçimlerde iktidar değiştiği hâlde Bulgaristan'da bu tehlike bitmiş değil.
Bir süre önce Bulgaristan'a gittiğimde Türkiye'yle iyi ilişkileri olan İçişleri Bakanı İvan Demirciev'le görüştüm. Doğrusu tam 8 yılda 5 seçim yapan Bulgaristan'da sadece koalisyonlardan kaynaklanan siyasi sorunlar yaşanmamış, aynı zamanda bu dönemi fırsat bilen mafya da siyasete çökmüş.
Bakan İvan Demerciev bu durumu şu sözlerle açıklıyor:
"Mafya örgütleri devletin içine yerleşmişti; siyasi yapılara dönüştüler ve devlet kurumlarını ele geçirdiler. Siyasetle iç içe olduğu için zorlansak da hukuk içinde çok sert bir mücadele yürütüyoruz."
İlginç bir durum; başka bir örnek var mı bilmiyorum ama bizdeki FETÖ'ye benziyor. Peki bugün tablo nasıl, bir ilerleme oldu mu?
Demirciev şöyle devam ediyor: "Tablo çok vahimdi. Mafya sadece İçişleri Bakanlığı'nı değil, yargı sistemini de ele geçirmişti. Şu anda bu bakanlığı mafyanın etkisinden tamamen arındırıyoruz. Ceza soruşturmaları savcılık tarafından yürütülüyor.
Mafya lideri Delyan Pevliski'nin savcılık üzerinde hâlâ çok güçlü bir etkisi var. Biz göreve geldikten sonra onun eylemlerini soruşturmaya başladık. Bunun siyasi bir baskı olduğunu iddia ediyor. Ama bu siyasi bir baskı değil. Bu, kendini dokunulmaz sanan insanlara kanunun uygulanmasıdır."
Gördüğünüz gibi iddia ister mafyatik ilişki ister yolsuzluk olsun bahane aynı: "Siyasi operasyon..."
Ama artık dünya bu bahaneyi yutmuyor. Çünkü bir ülkenin başına bela olan kirli yapı, o kirliliği komşu ülkelere de bulaştırıyor. Bunu da en net Türkiye ve Bulgaristan yaşıyor. Bakan Demerciev, mafyaya karşı birlikte mücadele etmek gerektiğine dikkat çekerek şöyle diyor:
"Bulgaristan'daki bu organize suç, bir süre iktidarda kalan siyasi bir harekete dönüştü. Türkiye'ye de sızdı. Türkiye'de kayda değer varlıklar edinmeye başladı. Türkiye'de kendisine destek olacak çeşitli kişilerle bağlantı kurdu. Açıkçası Bulgar mafyası, Türkiye'ye bu hastalığı bulaştırdı.
Bu yüzden Türk siyasetçilerle yaptığım bütün görüşmelerde onlara bunların siyasi parti olmadığını anlatıyorum. Çünkü bunlar, bizim belgelerimizde organize suç örgütü üyeleri. Organize suç örgütü üyeleri siyasetçi olamaz.
Türkiye'deki siyasetçilerin bu insanlara mesafe koyması beni sevindiriyor."