Mahmut Övür
Mahmut Övür

‘Yeni’yi değil ‘AK’ı tercih edenler

Atalar boşuna "Eski hamam, eski tas" dememiş. CHP'nin yüz yılı aşan siyasi serüvenine baktığınızda değişmeyen tek şey, bitmek bilmeyen iç hesaplaşmalar gibi görünüyor. Tek parti dönemini bir kenara bıraksanız bile, İsmet İnönü'den Bülent Ecevit'e kadar nice ağır topların bu partiden ayrıldığına şahit olursunuz. Güven Partisi'nden Memleket Partisi'ne kadar uzanan liste, aslında CHP tarihinin en istikrarlı geleneğinin "ayrılıklar" olduğunu gösteriyor.
Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına da yine bir iç kavgayla girildi. Fakat bu kez mesele fikir değildi. Ne sağ Kemalizm... Ne sol Kemalizm... Ne post post Kemalizm... Bu kez tartışılan; güç, nüfuz ve belediyelerin sağladığı siyasi etkiydi. Siyasette bir söz vardır: "Paranın konuştuğuyerde fikir fısıltıya dönüşür." Son dönemde yaşanan tartışmalar da kamuoyunda tam olarak böyle algılandı.
İşaret fişeğini de "Yeni nesil siyasetçi" Ekrem İmamoğlu yaktı. Kısa sürede başta İBB olmak üzere belediyelerde kurulan "sistem"de toplanan paralarla CHP siyaseti dizayn edilmeye başlandı. Artık kendi medyaları, içeriden ve dışarıdan harekete geçirilen ve korkutan sosyal medya trolleri vardı.
Bunlar olurken, her yerden de "pis kokular" geliyordu. Ama umurlarında değildi ve "Kimse bize dokunamaz" havasındaydılar. O havayla CHP kurultayına gidildi. Kılıçdaroğlu'nun "Hançerlendim" feryadına rağmen durdurulamadı. Artık CHP onlarındı.
Bir süre sonra 38'inci kurultayda "şaibe" iddiası yargıya taşınınca da yeni nesil siyasetçilerin foyası açığa çıktı. Arkasından belediyelerdeki yolsuzluk operasyonları patladı. Bütün bunlar herkesin gözü önünde yaşandı. Şimdi bu ekip CHP'den ayrılıp "yeni" bir yolculuğa çıkıyor. Adı da Yeni Parti...
Aslında adı dâhil "yeni" olan hiçbir şey yok. Belki tek yeni olan şeyin, bugün kadar yaşanan ayrılıklardan farklı olarak CHP sosyolojisini de büyük oranda arkalarından sürüklemeleriydi.
Ancak bu da ne kadar sürer belli değil. Çünkü Yeni Parti'yi kuranlar, CHP bagajını geride bırakırken kendi bagajları öyle kabarık ki, bunu taşımaya ne o yorgun sosyolojinin enerjisi yeter, ne Batı merkezlerinin pohpohlaması ne de FETÖ meczuplarının pervasız desteği...

BAŞKANLARIN TERCİHİ
Yeni Parti, 91 milletvekiliyle kurulunca bütün gözler belediye başkanlarına çevrildi. Acaba CHP'nin 400'ü aşkın belediye başkanından kaçı Yeni Parti'ye gidecek, kaçı CHP'de kalacak? Soru merak ediliyor ama asıl merak edilmesi gereken başka bir durum var. CHP'li belediye başkanlarının bir kısmı CHP'de kalmadığı gibi Yeni Parti'ye de geçmiyor, tam tersi iktidardaki AK Parti'ye katılıyor. Bir AK Parti milletvekili, "Kapıları açsakçok sayıda gelen olacak" diyor.
İstanbul ve İzmir'den yeni sürpriz geçişler bekleniyor. Mesela bir süredir İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CemilTugay'ın AK Parti'ye geçme ihtimali konuşuluyor. Bugün yarın belli olacak.
Aynı şekilde İstanbul'da CHP'li Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi hafta sonu AK Parti'ye geçiyor. Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen'in de geçeceği konuşuluyor.
Bu tablo ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Neden muhalefetin içinden ayrılan bazı isimler yeni bir adres ararken rotasını iktidar partisine çeviriyor?
Belki de muhalefetin önce bu sorunun cevabını araması gerekiyor. Çünkü 25 yıldır iktidarda bulunan bir siyasi hareket hâlâ farklı kesimler için cazibe merkezi olabiliyorsa, yalnızca iktidarı eleştirmek yetmez; dönüp aynaya bakmak da gerekir.

***


İZMİR'DE ŞEYTANA PABUCUNU TERS GİYDİREN DOLANDIRICILIK
İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden kara bulutlar bir türlü gitmiyor. Bir yanda yolsuzluk iddiaları, diğer yanda parti içi iktidar kavgası herkesi abandone etmiş durumda. En sıkıntılı insan ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay...
Hiç rahat değil; çünkü bugünlerde başı, şeytanın bile aklına gelmeyecek yeni bir yolsuzluk iddiasıyla dertte.
Güvenlik güçleri bir süredir çok ilginç bir operasyon yürütüyor: "İzmirimkartOperasyonu..."
Yargı kulislerinde İzmirimkart üzerinden yeni bir "çete"nin milyarlara varan yolsuzluğu konuşuluyor. Sanki Haluk Levent'in İzmir şubesi gibi.
Ayrıntıları yakında açıklanır. Şimdilik şu kadarını söylemekle yetinelim. Çete, 65 yaş üstü ücretsiz yolculuk yapan vatandaşların hakkını kullanarak bir yazılım sistemi geliştiriyor. O yazılımla da her yaştan kart almak isteyenleri 65 yaş üstü göstererek ücretlerinin kamu tarafından ödenmesini sağlıyor. Kart sahibi bunun farkında değil. O yine günlük veya aylık ödemelerini normal olarak yapıyor. Ancak ödeme kamu hesabına değil, yazılımla değiştirilen yeni IBAN hesabına yönlendiriliyor.
Bu yöntemle milyarlara varan bir vurgundan söz ediliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin