Bağıra bağıra gelen operasyon
Hep yazıyorum, son yıllarda CHP'li belediyelerde garip bir ekosistem oluştu. Küçük büyük fark etmiyor, akıl almaz bir zenginleşme ve yolsuzluk furyası var. CHP'liler, "Sadece bizim belediyelerde mi yolsuzluk var?" diye kızıyor ama bu savunma hem utanç verici hem de haklı değil. Kuşkusuz geçmişte de bugün de birçok belediyede yolsuzluklar oldu ve oluyor. Ama hiçbiri bugün CHP belediyelerinde olduğu gibi sistematik ve pervasız değildi.
CHP'li belediye başkanları, bürokratları son yıllarda göstere göstere inanılmaz bir zenginliğe kavuştu. Villalar, lüks arabalar, yurtdışı gezileri, ultra zenginlerin kullandığı markalar, uçaklar tam bir sınıf atlama çılgınlığı yaşanıyor.
"Balık baştan kokar" misali herhalde Ekrem İmamoğlu'nun İBB'de oluşturduğu para toplama "sistem"ini hepsi örnek aldı. Öyle olmasaydı bu kadar çok belediyeye yönelik operasyon olmaz, bu kadar çok belediye başkanı tutuklanmazdı.
Bu zenginleşme kervanına son katılan isim; Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu... "Bağıra bağıra geliyorum" diyen bir operasyon bu. Aylar önce ilk kez bölgeyi iyi bilen gazeteci Mehmet Mert'in Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun zenginleşmesiyle ilgili yazdığı satırları okurken hiç şaşırmadım; çünkü bütün başkanların zenginleşme hikâyeler birbirine benziyor.
Gelin o satırları birlikte okuyalım:
"CHP Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu bir kasap çırağıdır. Yani küçük bir kasap dükkânı var. 3 dönemdir de belediye meclis üyeliği yapıyor aynı zamanda. Nasıl oluyorsa, 2024 Mart seçimlerinde Bora Balcıoğlu seçimi aldıktan 1 ay sonra; bakın fazla değil, sadece 1 ay sonra lüks bir eve taşınıyor. Silivri'nin en lüks sitesine taşınıyor. Bugün herhâlde 40-50 milyon değerinde.
Yetmiyor, babasına da lüks bir ev alıyor Bora Balcıoğlu. Yetmiyor, her hafta sonu eşiyle birlikte Kıbrıslar, Parisler, Londralar, İsviçreler... Şaşırıyoruz tabii. Kolundaki saat Rolex marka, 11 milyon... 11 milyon... Bakın 11 milyon için bu ülkede insanlar 11 sefer dünyaya gelseler o paraya ulaşamazlar. Eşinin ayağındaki terlik 50-60 bin TL. Şalı, sadece bir şal 40-50 bin lira.
Bizim bilmediğimiz Bora Balcıoğlu'nun bir işi mi var?"
Bağıra bağıra geliyor dediğim tam da bu işte... Şimdi ne oldu? Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açtı ve operasyon başladı.
Başta Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ve Yardımcısı Fatih Yavuz olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alındı.
Silivri küçük bir belediye ama arada da bütün düğmelere basılmış, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme"den "rüşvet alma-verme"ye, "irtikâp" ve "nüfuz ticareti"nden "ihaleye fesat karıştırma"ya kadar her şey var.
Peki aylardır bölge gazetelerinin yazdığı, televizyonlarda dile getirilen bu yolsuzluklardan o günkü CHP yönetiminin haberi olmadı mı?
Herhâlde "talimat" almaktan vakit bulamadığı için her hafta Silivri'ye giden Özgür Özel bir adım ötedeki CHP belediyesine gidip "Burada neler oluyor?" diye sormamış ya da hiç umursamamış. Tıpkı diğer belediyelerde olduğu gibi... Acaba bu kadar rezilliğin ortaya saçıldığı bir zeminde Özgür Özel, Balcıoğlu için de meydanlara çıkıp "Bu bir siyasi operasyon" diye bağırır ve arkasından da "Sütte leke var bizim başkanlarda yok" der mi?
Artık dese de kimse inanmıyor.
Daha ötesi, bu kez CHP'nin başında Kemal Kılıçdaroğlu var ve partiye "arınma" ile yeni bir hat çiziyor:
"CHP haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz."