Mahmut Övür
Mahmut Övür

Kılıçdaroğlu’ndan sert hamle

CHP'deki mesele artık bir kurultay kavgası değil, bir zihniyet hesaplaşmasıdır. Bir tarafta siyaseti makam, para ve güç ilişkisine dönüştürenler... Diğer tarafta ise partinin yüz yıllık hafızasının ayakta kalmasını isteyenler var.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun son çıkışı bu yüzden sıradan bir konuşma değildi. O konuşma, CHP içerisinde yıllardır biriken öfkenin, rahatsızlığın ve ahlaki sorgulamanın dışavurumuydu.
Çünkü ilk kez bu kadar açık şekilde şu cümle kuruldu:
"Bu parti iradesini paraya satanların partisi olmayacak."
Asıl kırılma noktası da budur. Bugüne kadar birçok siyasi kriz yaşandı. Delegeler değişti, hizipler oluştu, genel başkanlar gitti geldi... Ancak ilk kez CHP tabanı, parti içerisindeki kirlenme iddialarını bu kadar ağır ifadelerle tartışıyor.
Artık mesele ideoloji değil; güven meselesidir.
Mesele sağ-sol kavgası değil; ahlak meselesidir.
Bu yüzden topun ağzındaki isimler sadece siyasi rakip değil, aynı zamanda "CHP'nin geleceğini tartışmalı hâle getiren aktörler" olarak görülüyor.
Parti kulislerinde konuşulanlar gösteriyor ki süreç sembolik olmayacak. Çünkü taban artık birkaç göstermelik disiplin işlemi değil, açık bir tasfiye bekliyor. Özellikle belediyeler etrafında oluşan güç ağı, para trafiği, delegeler üzerindeki etkiler ve perde arkasındaki ilişkiler artık gizlenemiyor. Kameraların bantlandığı otellerden para iddialarına kadar uzanan tablo; umutsuz CHP seçmeninin bile taşıyamayacağı bir yük hâline geldi.
Bu nedenle verilecek ilk büyük ihraç kararı sadece birkaç kişiyi değil, CHP'nin bundan sonraki karakterini belirleyecek.
Ya parti kendi içindeki kirli ilişkilerle yüzleşecek... Ya da yıllarca "temiz siyaset" söylemiyle anlattığı bütün iddialar kendi ağırlığı altında çökecek.
CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun dünkü kararı tam da bunu gerçekleştirdi. Bu karar sembolik mi yoksa sert bir çıkış mı olacak sorusuna da cevap veriyor.
MYK, Parti Meclisi toplantısını beklemeden Özgür Özelİmamoğlu ekibinin 9 önemli ismini tedbirli bir biçimde Disiplin Kurulu'na gönderdi. Bu aynı zamanda partideki görevlerinden uzaklaştırıldıkları anlamına geliyor.
Bu savaşın çok sert geçeceğini gösteriyor. Kimler yok ki; Veli Ağbaba, Gökhan Günaydın, Ali Mahir Başarır, Ensar Aytekin, Özgür Karabat, Burhanettin Bulut, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Turan Taşkın Özer... Bunlar daha başlangıç, topun ağzında başka isimler de var.
Bu tablo önceki gün CHP Genel Merkezi'nde buluşan ve sık sık, "İhraç, ihraç, ihraç..." sloganları atan kalabalığın "Devrimci Kemal" beklentisine cevap veriyor.
Bu sert adımın arkasından neyin geleceği de merak ediliyor. Hızlı bir şekilde il veya ilçe yönetimlerinde görevden almalar başlayacağı gibi hakkında ağır suçlama olan belediye başkanları da sıraya girecek. Bu konuda özellikle "Suç Örgütü Lideri" olarak yargılanan Ekrem İmamoğlu ilk sırada ve ona yönelik karar CHP'nin yeni tutumu açısından etkili bir ölçü olacak. Bir kısım belediye başkanları için de "Aklan gel" yolu seçilecek.
Sürecin sembolik değil de daha sert bir ihraç yöntemiyle sürdürülmesi Kılıçdaroğlu'nun ne kadar kararlı olduğunu gösterdiği gibi bambaşka bir CHP'ye gidişin de işareti...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin