CHP’den yeni parti ‘İKP’ye
Bugün CHP Meclis Grubu'nda yaşanacaklar CHP'nin ve CHP'den ayrılıp parti kurmak isteyenlerin bir anlamda "kaderini" belirleyecek.
Eğer bugün de tıpkı CHP Genel Merkezi'ndeki gibi bir rezalet yaşanırsa -ki beklenti bu yönde- bunun anlamı şu: Artık bu iki yapı CHP içinde bir arada kalamayacak.
Böyle bir durumda "hain" ya da Karayalçın'ın ifadesiyle "CHP'yi gasp eden" olarak suçlansa da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eli biraz daha güçlenecek.
Zaten Özel-İmamoğlu ekibi gerginlikten beslenerek, CHP'yi "yolsuzluk, rüşvet, jetgiller" bataklığına sürükleyerek ahlaki üstünlük Kılıçdaroğlu'ndaydı.
Şimdi buna bir de Anadolu'daki 6 beldede yapılan yerel seçim hezimeti eklendi. Aylardır ısrarla ara veya erken seçim isteyen, ardından iddialı bir biçimde 6 beldedeki seçimler için mitingler yapan Özgür Özel, sadece bir beldede o da az farkla bir seçim kazanarak hiç beklemediği bir yenilgi aldı. Bu sonuç Özel-İmamoğlu ekibini motive eden "halk bizimle" argümanını da yerle bir etti.
Böyle bir siyasi zeminde ayrı bir parti kurulabilir mi?
Siyasi tarihimizde büyük bir partiden ayrılıp iktidar olma ya da etkili bir partiye dönüşme örneği çok azdır. Demokrat Parti ve AK Parti dışında böyle bir örnek yok zaten. Bırakın bugünün siyasi koşullarını ya da yeni bir siyaset önerisini, Özel-İmamoğlu ekibinin bagajındaki "yolsuzluk-rüşvet ve ahlaki zafiyet" yüküyle yola çıkıp umut olmaları mümkün değil.
DSP'DEN TOKAT GİBİ CEVAP
Özel'in ara ara "CHP'den ayrılmayacağız" demesine rağmen bir hazırlık yaptırdığı da çok açık. Ama daha ilginç olan bu girişimlerinin de bagajları yüzünden ellerinde patlaması. Özel'in vekili Murat Emir'in kapalı kapılar arkasında yürüttüğü parti arayışı da ilk denemede hüsranla bitti. Teklif götürdüğü rahmetli Ecevit'in partisi DSP'den tokat gibi bir cevap aldı.
İbret alırlar mı bilemem ama DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'ın verdiği şu cevap, CHP'yi bulaştırdıkları "yolsuzluk bataklığının" peşlerini bırakmayacağını gösteriyor:
"Demokratik Sol Parti'de rahmetli Bülent Ecevit kültürü var. Dolayısıyla bizim burada yolsuzluklarla, şaibe iddialarıyla anılan isimlerle bir araya gelmemiz asla mümkün değildir."
Aksakal'ın bu çıkışı karşısında çaresiz kalan Emir, çevir kazı yaptı ama kimseyi inandıramadı:
"Benim DSP'yi teslim almak gibi bir önerim olmadığı gibi, böyle bir teklifin yapılabilmesinin son derece kabalık sayılacağı da açıktır. Genel Başkan Önder Aksakal'ın konuyu yanlış anlamış olabileceği olasıdır."
Emir'in verdiği bu cevabı Önder Aksakal'a sordum. Gülümseyerek şu cevabı verdi:
"Burada sorulması gereken soru şu: Murat Emir, DSP'yi neden gittin? Genel Başkan Yardımcımız İbrahim Yumuşak asker arkadaşı ya da yakın dostu değil. O zaman niye geldi? Siyasetçi doğru olmalı, gerçeği saklamamalı."
Bu tablo özellikle Özel'i yeniden düşünmeye iter mi bilemem ama parti kurma işi hiç kolay değil.
Parti kursalar bile etkili olmaları da zor. Şimdiden sol mu sosyalist mi, liberal mi yoksa milliyetçi mi olacağına dair her kafadan bir ses çıkıyor. Artık ellerinde o klasik sığınma argümanları "Altı ok ve Atatürk" de olmayacak.
Peki ne olacak?
İMAMOĞLU'NU KURTARMA PARTİSİ
O partinin sonunda ne olacağını en iyi gazeteci Nevşin Mengü tanımladı:
"(Yeni Parti) Bir süre çalışabilir. Ancak Türkiye ve bölge nice gelişmelere gebe. Bu tutumun çok ağır basması bir süre sonra, yeni partiyi Ekrem İmamoğlu'nu kurtarma partisi gibi algılatabilir."