Topuklu Efe’nin isyanı
Dünya altüst olsa da CHP'nin gündemi hiç değişmiyor. İhraçlar, şaibeli kurultay kavgası, yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddiaları birbirini izliyor. Son dönemde bunlara sarsıcı bir konu daha eklendi: CHP'li belediye başkanlarının istifa edip AK Parti'ye geçmeleri.
Her istifa ve her geçiş CHP'yi derinden sarsıyor. Bu sürecin en sarsıcı olanı ise Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun istifası ve AK Parti'yi geçmesiydi.
Bu düzeyde bir geçiş beklenmediği için de başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere yönetim deyim yerindeyse abandone oldu ve akıl almaz bir saldırı kampanyası başladı.
Çerçioğlu'nun gündeme taşıdığı Kuşadası imar rantı dosyası belki İBB dosyası kadar büyük değildi ama hem istifaya yol açması hem de CHP'deki rantçı ortaklığı deşifreetmesiyle çok ses getirdi. Aradan 6 ay geçmesine rağmen de unutulmadı ve Çerçioğlu'na yönelik saldırılar devam etti.
Peki Çerçioğlu geçen 6 ayda geriye dönüp bakınca ne düşünüyor?
Çerçioğlu'yla makam odasında konuşurken üzerinden büyük bir yükün kalktığını hissettiren bir rahatlıkla yeni projelerinden söz ediyor. Özellikle "CumhurbaşkanımızErdoğan'a çok teşekkür ediyorum" dediği iki projesini ise coşku ve heyecanla anlatıyor:
"Son altı ay içinde, çokönemli işlerin startını verdik.En önemlisi de Aydın'ın yıllardırözlemi olan havaalanı kararı.Burada sizin aracılığınızlaSayın Cumhurbaşkanımıza çokteşekkür ediyorum. Aydın'aböyle bir müjdeyi verdi. Bizyılda 350 pilot yetiştiriyordukama havaalanımız yoktu.Bu bizim için müthiş bir şey.Beni çok heyecanlandıran ikinciproje ise Aydın banliyö hattıprojemiz. Bunu da TCDD ile yapıyoruz."
Çerçioğlu, Aydın'ı bölgenin parlayan yıldızı yapacak çok sayıda projeden söz ediyor. Bense sözü siyasete ve 23 yıl içinde kaldığı CHP'ye getirip 6 ay sonra nasıl baktığını merak ediyorum.
İçinde sitemi de barındıran bir tespit yapıyor:
"Sonuçta CHP'de yirmi üçyıl siyaset yaptım. İnsanlarsiyasette konuşurken iki-üçkere düşünmeli. Her aklınageleni söylememeli. Liderleriçin özellikle bu çok geçerli. Herkesin çoluğu çocuğu var."
Peki geriye dönüp baktığında CHP'deki "bozulma" anını nereden başlatıyor?
"Kırılma kurultayla başladıdiyebilirim. KemalKılıçdaroğlu Bey bu konulardahassastı. Kurultay davasınınsonucu ne olur bilemem. Amavar, tabii ki var. Öyle olduğunudüşünüyorum. Siyasetçi bazışeyleri tahmin eder, hisseder.Ben hizmetlerimle anılmak isterim, kötü hatıralarla değil."
O kötü hatıralardan biri de istifasına yol açan "Kuşadası rantdosyası"ydı. Şu sözleri ders niteliğinde:
"Keşke o zaman Sayın GenelBaşkan Özgür Özel beni ciddiyealıp dinleseydi. Bugünbelki bu durumda olmazdıCumhuriyet Halk Partisi. Bizher şeyi kendisine anlattık.Kuşadası Belediyesi'nden bize565 futbol sahası büyüklüğündebir imar revizyonu geldi.Bizim belediye meclisi bunureddetti. İşte ondan sonra kıyamet koptu."
"Neden?" diye sorunca da şu cevabı veriyor:
"Kuşadası'nda, 565 futbolsahası büyüklüğündekibir yerde imara aykırılıklarne demek? Rant demek. Açık,net. Yapması gereken neydigenel başkanın? Buraya ikitane müfettiş göndermek, olayı araştırmak. Bu kadar basit."
Özgür Özel'in tepkisizliğini de şöyle yorumluyor ve çarpıcı bir örnek veriyor:
"Hiç tepki vermedi. Bakın,ben size bir şey daha anlatayım.Aynı böyle bir imar konusunuo zaman genel başkanolan Sayın Kılıçdaroğlu'natelefonla iletmiştim. Üstelik bukadar da büyük değildi. İmaraaykırı durum olduğunu söyledim.Hiç uzatmadan şu cevabıverdi: 'Hemen şimdi gidiyor, cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyorsun' dedi. Belediye yinebizim belediyemiz, parti deaynı. Genel Başkan, 'Bu benim partilim, şu bu' demedi. 'Git gereğini yap' dedi ve karar iptal edildi."


