Yarım asırlık terör prangasını parçaladık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in daveti üzerine Addis Ababa'ya günübirlik ziyareti tamamladıklarını belirten Erdoğan, Etiyopya'yı yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Ziyarette 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşmak için gerekli adımları ele aldıklarını söyleyen Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle oldu:
35 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI
Kıtadaki, büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44'e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara'da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği, şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika'da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika'nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor.

KARARLILIKLA YÜRÜYORUZ
(Terörsüz Türkiye süreci) Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de sirayet etmiştir. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır.
ABD VE İRAN'LA TEMASTAYIZ
(İran ile ABD arasındaki kriz) Sorunlar, diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülkeyle de en üst düzeyde temas halindeyiz. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Ertesi gün ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz.
DAVET GELDİ, KATILACAĞIZ
(Gazze Barış Kurulu) Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir.

GÜCÜMÜZE GÜÇ KATTILAR
(Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e yönelik nefret söylemi): Zeynep kardeşimizin Mihalgazi'deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Telefonla görüşmemiz sonrası 200 kişi Mihalgazi'den otobüslere doldular ve o gün bizim grup toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir'de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız.
YOLSUZLUK CHP'Yİ KUŞATTI
CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Sayın Genel Başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. İşimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz.
YOLSUZLUK, HIRSIZLIK, RÜŞVET KUŞATMIŞ
Şimdi CHP aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Dik duracağız. Dikleşmeyeceğiz. Ama CHP'ye de meydanı boş bırakmayacağız. Kılıçdaroğlu dönemine bakıyoruz.
CHP'nin bugüne kadar bir tehdit, şantaj ve hakaret diliyle siyaset yaptığına defalarca tanık olmuştuk. Ama şu an gelinen noktada CHP Genel Başkanı, kendi partisinin belediye başkanına da küfretti. Hemen arkasından da CHP milletvekilleri Gazi Meclis'imizde bakanların yemin törenine saldırı girişiminde bulundu. Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkûmsunuz.
AZGIN GÜRUHA ALDIRMAYACAĞIZ
Başkan Erdoğan, "Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye'de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan, doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif'te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz" diye konuştu.
GEREKİRSE HAZRETİ ÖMER GİBİ OLUN
Devlet kapısı hacet kapısıdır. Bizim insanımız mahcuptur, mağrurdur. Kalbini herkese açmaz. Derdini, sıkıntısını uluorta herkese anlatmaz. Hele hele meramını, ihtiyacını herkesle paylaşmaz. O yüzden ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi siz arayıp bulacak, siz onların yardımına koşacaksınız. Gerekirse Hazreti Ömer gibi kapı kapı gezecek, sorunları yerinde tespit edecek, çözüme ulaştıracaksınız. Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim faaliyetlerinin önemli bir kısmı buraya kaydı. Ancake bu mecralarda zaman zaman ölçü kaçmakta. Devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta... Bu konuda en üst düzeyde hassasiyet göstereceğinize inanıyorum.