Yakınlarının suratlarına bakacak yüzleri kaldı mı?
Ortaya saçılan rezillikler, siyaseti de hayatı da kirleterek yoluna devam ediyor. İBB ve Ekremİmamoğlu'nun merkezinde olduğu skandalın klasik bir "ihale yolsuzluğu" ya da "rüşvet" vakası olmadığı başından belliydi.
Başkan Erdoğan da bu gerçeği öngördüğü için olayın patladığı ilk günlerde CHP'li siyasetçileri uyarıyor ve gelmekte olan tehlikenin işaretini veriyordu:
"Henüz heybede duranbüyük turplar ortaya dökülmedi.Heybedeki büyük turplar ortayasaçıldığında bunların, bırakın milleti,kendi yakınlarının suratlarınabakacak yüzleri dahi kalmayacak."
O günlerde heybedeki büyük turp çok merak edildi. Ortak kanaat, yolsuzluk ve rüşvet olacağı doğrultusundaydı. Ama enteresan oldu, CHP'liler "yolsuzlukve rüşveti" neredeyse "olağan" sayıyor, toptan reddediyordu. Bu nedenle CHP Genel Başkanı Özgür Özel meydan meydan gezip şöyle diyordu:
"Millet darbe girişimini püskürttü,artık turp murp yok."
Sonra 4 bin sayfalık İBB iddianamesi geldi ve durum yine değişmedi. İddianameye giren onca belgeye, MASAK raporuna ve onlarca rüşvet veren, ihale alan işadamının çarpıcı itiraflarına rağmen "yolsuzluk" yapma ve "rüşvet" alma suçlamasından "utanan" çıkmadı. Her iddiaya "iftira" denilip geçildi.
Öyle ki CHP Genel Başkanı Özel,"Artık bu kadarı da olmaz" denilenbaklava kutusunda euro'larla suçüstüyakalanan CHP'liyi bile savundu.
Daha beteri ise meydanlarda kol kola verip, "hırsızlık" iddiasıyla yargılanan başkanları birer Nâzım Hikmet, birer Pir Sultan ilan etmeleriydi. Bu da utandırmadı.
Anlayacağınız o utanma anı bir türlü gelmedi. Hiçbiri "Allah beni affetsin" diyerek nedamet getirmedi.
Acaba son birkaç gündür ülkenin utanarak ve sıkılarak izlediği İmamoğlu ekibinin "jet" rezaleti o utanma anı mıdır? Daha ötesi var mı bilmiyorum ve bundan daha rezil bir "trup" hikâyesi gerçekten korkutucu olur.
Sanıyorum Başkan Erdoğan da "Yakınlarınızınyüzüne bile bakamayacaksınız" derken "yolsuzlukve rüşveti" kastediyordu, bu kadar rezilliği değil.
Baksanıza jetin müdavimlerinden Rabia Karaca neler anlatıyor:
Murat Gülibrahimoğlu, İBB'denyüksek miktarlarda para kazanıyordu.Bu paralarla beni ve arkadaşlarımıkullanıp özel uçaklarda gezdirerek,lüks eşyalar alarak bizlerikandırdı.
Fotoğrafta sağ tarafta saati gözüken kişi Fatih Keleş'tir. Fatih Keleş çok kötü bir adamdır. Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş'e sürekli kadın gönderir.
Fatih Keleş 2022 Ramazanayında beni annemin evinden zorlaçıkararak, Beykoz Kavacık'takiGünyüzü Konakları'na götürdü.Bana hizmetçi rolü vererek kahveve meyve servisi yaptırdı, sohbettesürekli döküm sahası konuşuluyordu.Döküm sahasından günde50 milyon kazandıklarını, paralarınkimlere dağıtılması gerektiğinikonuşuyordu.
Gösterdiğiniz telefonumda çıkan dansöz oynatılan, uyuşturucu kullanılan ev, benim meyve servis ettiğim o evdir.
Lüks yaşantıma Fatih Keleş deşahittir. Murat ile çok lüks ve zenginbir yaşantım vardı. Özel uçaklarlaçoğu kez gezerdik. Çakarlı araçlarlaşehir şehir gezerek aşk yaşıyorduk.Çakarlı araçları İBB'deki görevlerindendolayı aldıklarını düşünüyorum.Murat ile ilişkimde ne yazık ki uyuşturucubataklığından kurtulamadım.
Aynı uçak içerisinde Ekrem İmamoğlu misafirlerini ağırlardı. Murat ile aşk yaşarken yurtdışında kumar oynamaya gittiğimiz ne yazık ki doğrudur.
15 numaralı fotoğrafta iseD.Ç. olduğunu teşhis ettim. Bu kişiİmamoğlu'nun sevgilisidir. Kendisisadece İmamoğlu'na aitti. Bizimle arasıyoktu. D.Ç., Murat ile beraber olmadı.
Artık utanırlar mı bilemem ama bu satırları okuyan Özgür Özel, rutin Silivri görüşmelerine gittiğinde İmamoğlu'nun, FatihKeleş'in, Tuncay Yılmaz'ın, HakanKaranis'in yüzüne bakıp ne diyecek?


