Mahmut Övür

Mahmut Övür

CHP’yi şoke eden hamle

Giriş Tarihi:

İçinden geçtiğimiz bugünler "TerörsüzTürkiye" projesinin en kritik günleri.Sert bir tartışmanın eşiğindeyiz. Çünküönceki gün Meclis, son dönemde atılanbütün hamleleri ete kemiğe büründürecekyeni bir adım attı, İmralı'ya gitme kararıverdi. Günlerdir bu karar alınmasın diyeortalığı ateşe verenler, ikircikli davrananlar,sağ gösterip sol vuranlar hatta dışarıda"Türkiye tökezlesin" diye pusuda bekleyenlerdeyim yerindeyse ayağa kalktı.
Meclis de onlara inat direndi ve gitme kararı verdi. İmralı'ya gidilecek, terörün devreden çıkarılması, toplumsal barışın hayata geçirilmesi için ve özellikle Suriye'de ayak sürüyen, bahane arayan YPG meselesinde de son adımlar atılmalıydı.
İşte tam bu noktada sürpriz bir destek de bir önceki CHP Genel Başkanı KemalKılıçdaroğlu'ndan geldi. Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamayla sadece mevcut CHP yönetiminin değil, yakın çevresinin de, CHP'yi dışarıdan izleyenlerin de ezberini bozdu. Şu sözleri dinlerken; ister istemez, "Keşke bunları CHP genel başkanıykende söyleseydi" demekten kendimi alamadım.
Sadece "İmralı'ya gidiş" konusundaki şu sözleri öyle etkili oldu ki, içeriden dışarıdan algı operatörleri hop oturup hop kaktı:
"Tarihin doğru tarafında yer almakçoğu zaman cesaret ve kararlılıkgerektirir. Tarih önünde aziz milletimizlehak, hukuk ve adalet yürüyüşümüzedevam edeceğiz."
Herhalde "İmamoğlu Suç Örgütü"iddianamesinde yer alan "yolsuzluk" iddialarıylailgili söyledikleri de CHP yönetimini"şoke" etmiştir:
"Her siyasi parti ve her siyasetçisavrulabilir, geri durabilir, rüşvetve yolsuzluk sarmalına bulaşabilir vehatta ihanet zincirine de tutunabilir.Ama, bakın büyük bir ama ile söylüyorum,Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle,yolsuzluklarla ve rüşvet çarkınınmüteahhitleri ile anılamaz,bunlarla bir araya gelemez. Üzerindeiftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yolalamaz, derhal arınmalı ve yolunadevam etmelidir."
Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı basit bir karşı atak değil, kendisi işin içinde olsun veya olmasın bu bir "siyasi duruş" çıkışıdır. CHP çevresi açısından yeni bir siyaset sayfasının açılmasıdır. Dış politikaya ilişkin söyledikleri de bunu tamamlıyor:
"Türkiye Cumhuriyeti at sürdüğüve şehit verdiği coğrafyalarda sıkışamaz.Gönül bağı kurduğu kardeş milletlersofrasında sıkıştırılamaz, sıkışıklığagelemez. Cumhuriyet Halk Partisi,Ortadoğu'da bizi bekleyen İsrail veAmerika belasını bertaraf etmek vedevletin âli menfaatleri için süreciniçinde olmak zorundadır. Risk almalıdır."
Geç de olsa cesur bir çıkış... NamıkTan cevap vazifesini üstlenir mi bilememama herhalde İngilizlere, "Kendimiziterk edilmiş hissediyoruz" diyen sosyaldemokrat Özgür Özel şaşkına dönmüştür.Ama asıl büyük şaşkınlığı, bu "siyasiduruş"un eninde sonunda siyasete yansımasıylagörecek.

***


ÜÇ İSİM VETÜRKİYE SİYASETİ
İmralı'ya gidecek üç isim belli: AK Parti'den Hüseyin Yayman, MHP'den Feti Yıldız ve DEM Parti'den GülistanKoçyiğit. Koçyiğit sürecin bilinen ismi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da son dönemde terör ve yargı meselelerinde objektif yaklaşımlarıyla dikkat çeken ve bilinen bir isim. Seçimi tesadüf değil.
Üç isim arasında sanıyorum en sürprizi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman'dı. Ama arka planına bakıldığında sürpriz değil. Sevgili dostum Yayman, siyasetçi kimliğinden önce gazeteciliği ve akademisyenliğiyle bilinen ve özellikle de Kürt meselesi ve o meselenin sorunlarıyla ilgili ders niteliğinde saha çalışmaları olan bir entelektüel. Onun seçilmesi de tesadüf değil. Özellikle 1925'ten 2010'a uzanan süreci raporlar ışığında ele alan "Türkiye'nin Kürt SorunuHafızası" kitabı bugünleri anlamak açısından kılavuz niteliğinde.
İmralı notları da farklı olmayacak!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin