CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in önceki gün Meclis grubunda yaptığı konuşmayı izlediniz mi bilmiyorum ama bir siyasetçinin ülkenin gözünün içine baka baka, "İmamoğlu SuçÖrgütü" dosyasında yer alan en büyük "soygun" iddiasının kilit ismi MuratGülibrahimoğlu'nu pervasızca savunması akıl alır gibi değildi. "Beş yıl boyunca Cebeci'denKocaeli'ne kadar 100 kilometre kamyonkuyruğu olacak, bunu bir tekAkın Gürlek görecek."
Duyduklarıma inanamadım. Özel, iddianamede yer alan en kirli ve en çok paranın döndüğü toprak döküm olayını, hiçbir "vurgun" yokmuş gibi savundu. Suç örgütü lideri iddiasıyla tutuklu İmamoğlu'nun deyimiyle Özel'i dinlerken "kanımdondu"... Çünkü bu konu ilk kez bu köşede 12 Nisan 2025'te "İBB'de AhtapotunKolları" yazısında yer almış ve toprak dökümünde devasa bir soygun yaşandığı kamuoyuna duyurulmuştu. Arkasından iddianamede de bu soygun bütün boyutlarıyla ele alınmış, hatta İmamoğlu'nun ikinci adamı Ertan Yıldız, şu çarpıcı bilgileri vermişti: "Yapılanma alanı Cebeci hafriyatalanıdır. Fatih Keleş ve İbrahimBülbüllü, Murat Gülibrahimoğlu ilebirlikte Cebeci döküm sahalarındangelen sıcak paranın kontrolünü sağlıyorlardı.Buraya giden hafriyat yaklaşıkİstanbul'un tüm hafriyatınınyüzde 70'idir. Buranın yıllık cirosu150-200 milyon dolar civarındadır.Bu paraların bir kısmı Ekremİmamoğlu'nundur. Ekrem İmamoğludöküm sahasındaki işlerin gayriresmi eşit ortağıdır."
Bu gerçeği bile bile Özel'in Gülibrahimoğlu'nun avukatlığına soyunması herhalde bilgi eksikliğiyle açıklanamaz. Başka bir şey olmalı!
İddianamede yer alan diğer konularda farklı şeyler söylenebilir ama bu konudaki rezilliğe sahip çıkmak gerçekten akıl alır gibi değil.
Anlaşılan Özel yine baltayı taşa vurdu ve cevabını da Başkan Erdoğan'dan aldı: "Bugün İstanbul'a ve şehrin kaynaklarınakarabasan gibi çöken birsuç şebekesinin hukuki akıbetini hiçutanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar.(...) Bu davanın avukatlığıSayın Özel'e hayırlı uğurlu olsun.Şebekenin başıyla aralarındaki vekâletilişkisi zaten biliniyordu."
Tablo gerçekten vahim. Ortada İstanbul Cebeci'de İmamoğlu'nun en yakın iki adamı, Fatih Keleş ve MuratGülibrahimoğlu'nun yönettiği vahşibir toprak dökümü ve vahşi bir rantpaylaşımı var.
Aylar önce gittiğimde aynen şunları yazmıştım: "Bir süre önce İstanbul'unSultangazi Belediyesi sınırları içindekiCebeci Köyü'ne gittim. Çevresitoprak tepeleriyle kuşatılan köy kahvesindeköylülerle sohbet edince şaşkınadöndüm. Fatih Keleş buradada karşıma çıktı. Köylüler, çevrede işyapanlar, Keleş'ten söz ediyor ve 'arababagajlarında çantalar dolusu paraların'ona taşındığını söylüyordu."
O gün yazdığım bu bilgiler büyük fotoğrafın çok küçük bir parçasıydı. İddianamede Ertan Yıldız'dan AdemSoytekin'e, Gülibrahimoğlu'nun mali müşaviri Cem Çelik'ten petrolcü SarpYalçınkaya'ya kimi banka hesaplarındaki milyarları, kim özel uçaklarla yurtdışına taşınan paraları ya da çıkılan özel gezileri, kimi de milyarlarca liranın döndüğü naylon faturaları anlatıyor. Sadece bu dosya bile utanma duygusu olan için yeter de artar bile.
Ne yazık ki bu özel uçuşların çok özelkamu yöneticisi konukları da var.Birkaç gündür iddianamenin sadece toprakdöküm bölümünü okumaya, anlamayaçalışıyorum. İzni bile olmayan, çevre açısındantam bir doğa felaketine yol açan veherkesin gözü önünde devam eden devasabir rant olayından söz ediyoruz.
Bu kirli olaydan kimlerin beslendiğini ve kimleri içine çekeceğini yargılama sürecinde çok net göreceğiz...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.