Vincenzo Montella’nın milli ailesi
Dünya Kupası'na 24 yıl aradan sonra gitmenin keyfini yaşıyoruz. Dev turnuva için ilk startı verdik ve Kuzey Makedonya'yı yenerek işbaşı yaptık. Millilerin coşkusu, mücadelesi, kazanma duygusu göz kamaştırdı. Montella'nın 11'inde as oyuncular çok azdı ama göreve soyunan isimler, "Biz bu takımın bir parçasıyız. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için mücadele ederiz" anlayışı ile oynadılar. Montella sayesinde istikrarlı, dengeli, birbirlerini seven, destek olan, aile ortamını yakalamış bir milli takıma sahibiz. Oyuncularımız çok yetenekli ve kaliteli. Hazırlık maçı oynamamıza rağmen sahadaki mücadele ciddi maç havasındaydı. Uzak Doğu'da yarı finale kadar çıkıp dünya üçüncüsü olmuştuk. Şimdi Yeni Kıta'da aynı hedeflere koşacak, aynı başarıyı tekrarlayacak kadro kalitesi ve derinliğine sahibiz. ABD-Avustralya- Paraguay'ın olduğu gruptan lider çıkabilecek güçteyiz. Miami'deki Venezuela maçında Montella'nın ideale yakın bir kadroyu sahaya süreceğini düşünüyorum. Ayrıca Dünya Kupası'nın havası bambaşkadır. Kupada başarılı olacak oyuncular, Türk futbol tarihine geçeceği gibi transfer piyasasının vitrinine de çıkacaktır. Başarı konusunda bana hayal kurduran en önemli etken, bir İtalyan olmasına rağmen Montella'nın bir Türk gibi davranıp Milli Takım'da yarattığı aile ortamıdır. Kaptan Hakan Çalhanoğlu, Roma ile görüşmeler yapan Montella'nın önünü kesip, "Bizi bırakma, seni seviyoruz, seninle büyük başarılara imza atacağız" demişti. O gün verilen sözü hem oyuncular tuttu hem de Montella, kalarak başarı konusunda doğru hedefi tutturdu.